<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>TrendForum.Net - Sağlık Haberleri</title>
		<link>https://www.trendforum.net/</link>
		<description>Sağlık hakkında aklınıza gelebilecek her şeyin toplandığı bölüm</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Wed, 12 Aug 2026 10:44:39 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>https://www.trendforum.net/images/TrendPRO/misc_TrendPro/rss.jpg</url>
			<title>TrendForum.Net - Sağlık Haberleri</title>
			<link>https://www.trendforum.net/</link>
		</image>
		<item>
			<title><![CDATA[Nörolojik hastalıklarda 'dijital ikiz' yöntemiyle kişiye özel tedavi dönemi]]></title>
			<link>https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/66688-norolojik-hastaliklarda-dijital-ikiz-yontemiyle-kisiye-ozel-tedavi-donemi.html</link>
			<pubDate>Sun, 19 Jul 2026 12:02:03 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Ondokuz Mayıs Üniversitesinde (OMÜ) nörolojik hastalıkların teşhis ve tedavisinde kişiye özel tanı ve tedavi uygulayacak "dijital ikiz"...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center">Ondokuz Mayıs Üniversitesinde (OMÜ) nörolojik hastalıkların teşhis ve tedavisinde kişiye özel tanı ve tedavi uygulayacak &quot;dijital ikiz&quot; teknolojisinin geliştirilmesi için çalışma yürütülüyor.<br />
<br />
<img src="https://medimagazin.com.tr/_next/image?url=https%3A%2F%2Fcdn.medimagazin.com.tr%2Fcdn%2Fimages%2Fgecici5%2Fmurat-terzi4888.jpg&amp;w=1920&amp;q=75" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
OMÜ Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Terzi öncülüğündeki multidisipliner ekip, hastaların Manyetik Rezonans (MR), elektroensefalografi (EEG), ses ve yürüme verilerini yapay zekaya öğreterek oluşturulan &quot;sanal hasta&quot; modelleri üzerinden kişiye özel tedavi yöntemi planlıyor.<br />
<br />
<img src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/15/9a97c482b9edb8332c0641982399b76c.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
&quot;Dijital ikiz&quot; yöntemi sayesinde MS, Alzheimer, parkinson ve epilepsi gibi hastalıkların gelecekteki seyri erkenden tahmin edilerek hem doğru tanı konulması hem de hastaya gelebilecek zararın en aza indirilmesi amaçlanıyor.<br />
<br />
Prof. Dr. Murat Terzi, nörolojik vakalarda erken teşhisin klinik seyri etkilediğini, erken teşhis ve tedavi belirlemede dijital teknoloji ve yapay zekadan her geçen gün daha çok faydalandıklarını söyledi.<br />
<br />
OMÜ Nöroloji Ana Bilim Dalı ve Sinir Bilimleri Ana Bilim Dalında yapay zeka ve dijital teknolojiyi çok önemsediklerini dile getiren Terzi, &quot;Bununla ilgili projeler yapıyoruz. Özellikle 'Dijital ikiz' dediğimiz, hastaların var olan verilerini, örneğin MR, EEG görüntülerini makineye öğretiyoruz. Sanal ortamda hastanın yaşı, cinsiyeti, hangi şikayetleri ve bulguları var ise beyin MR'ında, EEG'sinde, kan veya başka örneklerde neler var, bunları sanal ortamda bir hasta gibi değerlendiriyor. Bunlar üzerinde erken dönemde tanı koyup hastalığın seyrine yönelik tedavileri planlıyoruz.&quot; dedi.<br />
<br />
<img src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/15/6d90f480cafdbe9d4549cf23af120af0.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Geliştirdikleri &quot;Dijital ikiz&quot; teknolojisiyle hastalardaki sorunu en aza indirerek tedavinin başarı seviyesini yükselteceklerini vurgulayan Terzi, &quot;OMÜ'de özellikle epilepsi, Alzheimer, MS, Parkinson ve beyin damar hastalığıyla ilgili pek çok çalışma yürütüyoruz. Hastaların ses verilerini kaydediyoruz. Aynı zamanda hastaların yürüme videolarını analiz ediyoruz. Bu bulgularla hastaların görüntülemeleri, beyin tomografileri, beyin MR'ını, EEG ve elektromiyografik (EMG) incelemelerini bir veri tabanında topluyoruz. Hastaların verilerini bir araya getirerek hastalığın nasıl seyredeceği, bu hastalıkta hangi seyirde neler olabileceğini erkenden tahmin ederek hem doğru tanı hem doğru tedaviyi en iyi şekilde planlamaya çalışıyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Bu çalışmalarının hem OMÜ ve Türkiye'deki sponsor kuruluşlar hem de uluslararası platformlarca desteklendiğine işaret eden Terzi, şunları kaydetti:<br />
<br />
&quot;Yüzlerce hastanın klinik MR, EEG, EMG verilerini makineye öğretiyoruz. Makine öğretimi niye önemli? Çünkü daha çok robotların dolaştığı, özellikle sağlık teknolojisinde daha çok uzaktan müdahalelerin olacağı döneme doğru gidiyor dünya. Biz de bu süre içerisinde istiyoruz ki gelişmekte olan robotik cihazlara en doğru bilgiyi öğretelim, sağlık profesyonellerine, başta doktorlar olmak üzere yardımcısı olsun. Yani günlük hayatımızda tıpkı MR, ultrason veya EEG, EMG cihazı gibi bulgularımızla beraber tanıyı daha güzel koyabilelim. Yapay zekanın gelişmesiyle beraber üreteceğimiz ürünler bize yardımcı olsun.&quot;<br />
<br />
Terzi, çalışmayı 3 yıldır sürdürdüklerini, geliştirmeye devam ettiklerini sözlerine ekledi.<br />
<br />
<font size="1">medimagazin</font></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/">Sağlık Haberleri</category>
			<dc:creator>Nox Arcana</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/66688-norolojik-hastaliklarda-dijital-ikiz-yontemiyle-kisiye-ozel-tedavi-donemi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>30 derecenin üzerindeki sıcaklar kalp hastaları için risk oluşturuyor</title>
			<link>https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/66687-30-derecenin-uzerindeki-sicaklar-kalp-hastalari-icin-risk-olusturuyor.html</link>
			<pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:59:47 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Resim: https://medimagazin.com.tr/_next/image?url=https%3A%2F%2Fcdn.medimagazin.com.tr%2Fcdn%2Fimages%2Fkisiler%2Fderya-tok535.JPG&w=1920&q=75  
...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><img src="https://medimagazin.com.tr/_next/image?url=https%3A%2F%2Fcdn.medimagazin.com.tr%2Fcdn%2Fimages%2Fkisiler%2Fderya-tok535.JPG&amp;w=1920&amp;q=75" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Sıcak havalarda kardiyovasküler hastalıklara bağlı risklerin arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Tok, kalp hastalarının 10.00-16.00 saatleri arasında dışarı çıkmamaları ve sıvı alımına dikkat etmeleri gerektiğini söyledi.<br />
<br />
Yaz sıcakları, kalp ve damar hastalıkları bulunan kişilerde ciddi sağlık risklerini beraberinde getirebiliyor. <br />
<br />
Sıvı kaybı, tansiyon dengesizlikleri, ritim bozuklukları ve pıhtılaşma eğilimindeki artışın kalp krizi ve inme riskini yükseltebildiğine dikkat çeken Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniğinden Prof. Dr. Derya Tok, kalp hastalarına sıcak havalarda sıvı tüketimi, ilaç kullanımı ve dışarı çıkma saatleri konusunda uyarılarda bulundu.<br />
<br />
<b>Kalp hastaları sıcak havalarda sıvı tüketimi, ilaç kullanımı ve dışarı çıkma saatleri konusunda nelere dikkat etmeli?</b><br />
<br />
Sıcak havalarda hastalarımızın özellikle bazı şeylere çok dikkat etmesi gerekiyor. Sıcak havada, özellikle güneş ışınlarının direkt geldiği 10’la, hani herkesin bildiği 4 saatleri arasında hastaların dışarı çıkmamasını öneriyoruz. İşte eğer yürüyüşünü yapacaksa sabah serinliğinde ya da akşam serinliğinde yapması lazım. Yine kronik hipertansiyonu olan, kalp hastalığı olan, kalp yetmezliği olan, yoğun kalp ilaçları kullanan hastaların da bu sıcak havalarda mutlaka bir kardiyoloji kontrolüne gelip ilaç dozlarını ayarlamaları lazım.<br />
<br />
Çünkü terlemeyle vücut su kaybediyor. İşte dehidrate kalabiliyor. İdrar söktürücü kullanan hastalarda bunun dozunu ayarlamak lazım. Ya da tansiyon ilaçlarının dozunu ayarlamak lazım. Hastalarda tansiyon düşmesine bağlı bayılmaya kadar giden süreç meydana gelebiliyor ya da kalp yetmezliği hastaları dekompanse olabiliyor ya da tam tersi böbrek fonksiyonları bozulabiliyor. İlaç dozları ayarlanmazsa eğer.<br />
<br />
Su alımına çok dikkat etmeleri lazım. Kalp yetmezliği hastaları mutlaka doktoruna danışarak sıvı alımını yapmaları lazım. Vücut özellikle terlemeyle susuz kalıyor.<br />
<br />
Hastaların sıvı tüketimini mutlaka artırmaları ve günlük 2-2,5 litre sıvı almaları gerekiyor. Çünkü susuz kalındığında kanda pıhtılaşmaya meyil artıyor. Dehidratasyona bağlı kan viskozitesi artıyor. Bu da özellikle koroner damarları plaklı olan hastalarda tromboza kadar gidebilen kalp krizi, damar tıkanıklığı ve inme riskini artıran tablolara neden olabiliyor.<br />
<br />
Sıvı-elektrolit kaybına bağlı olarak, özellikle terleme ya da sıvı alımının azalmasıyla birlikte hastalarda ritim bozuklukları gelişebiliyor. Bu açıdan dikkatli olunması gerekiyor. Gerekirse mineral ve elektrolit desteği sağlayacak şekilde beslenme programı düzenlenmeli.<br />
<br />
<b>Yaz sıcakları kalp hastaları için hangi riskleri artırır?</b><br />
<br />
Sıcak havalarda kardiyovasküler hastalıklara bağlı mortalitenin arttığını biliyoruz. Yani kalp krizi geçirme riskini belirgin şekilde artırıyor.<br />
<br />
Özellikle 30 derecenin üstündeki sıcaklıklarda kardiyovasküler mortalitenin yüzde 12’ye varan oranlarda arttığını biliyoruz.<br />
<br />
<b>Hangi belirtiler acil başvuru gerektirir?</b><br />
<br />
Özellikle sıcak havalarda sıcak çarpmasına karşı çok uyanık olunması gerekiyor. Baş ağrısı, bulantı, kusma, tansiyon dengesizlikleri; tansiyonun aşırı düşmesi ya da yükselmesi dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor.<br />
<br />
Bunun dışında eforla birlikte klasik göğüs ağrısının ortaya çıkması, nefes darlığının artması, göğüste baskı veya yanma hissinin eşlik etmesi, belirgin ve açıklanamayan çarpıntı, kalbin hızlı ya da düzensiz attığının hissedilmesi durumunda hastaların mutlaka hastaneye başvurması gerekiyor.<br />
<br />
<font size="1">medimagazin</font></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/">Sağlık Haberleri</category>
			<dc:creator>Nox Arcana</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/66687-30-derecenin-uzerindeki-sicaklar-kalp-hastalari-icin-risk-olusturuyor.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Doç. Dr. Haykır uyardı: Kene ne kadar erken çıkarılırsa risk o kadar azalıyor</title>
			<link>https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/66686-doc-dr-haykir-uyardi-kene-ne-kadar-erken-cikarilirsa-risk-o-kadar-azaliyor.html</link>
			<pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:57:38 GMT</pubDate>
			<description>Her kene tutunmasının Kırım Kongo Kanamalı Ateşi anlamına gelmediğini belirten Doç. Dr. Aslı Haykır, kenenin vücutta kalma süresi uzadıkça bulaşma...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center">Her kene tutunmasının Kırım Kongo Kanamalı Ateşi anlamına gelmediğini belirten Doç. Dr. Aslı Haykır, kenenin vücutta kalma süresi uzadıkça bulaşma riskinin artabileceğini söyledi. Haykır, temas sonrası 10 gün boyunca ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve kanama belirtilerinin takip edilmesi gerektiğini vurguladı.<br />
<br />
<img src="https://medimagazin.com.tr/_next/image?url=https%3A%2F%2Fcdn.medimagazin.com.tr%2Fcdn%2Fimages%2Fgaleri2%2Fkene88888.jpg&amp;w=1920&amp;q=75" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Türkiye EKMUD Zoonotik Hastalıklar ve Viral Kanamalı Ateşler Çalışma Grubu Üyesi ve Ankara Etlik Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Aslı Haykır ile Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nin bulaşma yollarını, belirtilerini, risk gruplarını ve hastalıktan korunmak için alınması gereken önlemleri konuştuk.<br />
<br />
<b>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nasıl bir hastalıktır, nasıl ortaya çıkmıştır?</b><br />
<br />
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, sıklıkla kenelerle, özellikle Hyalomma cinsi kenelerle bulaşan bir hastalıktır. Hastalığa Nairovirüs cinsi bir virüs neden olur. Ateş ve ağır vakalarda kanama, hastalığın başlıca bulgularıdır. Adını da buradan almıştır. Bazen ölümcül seyredebilen bir enfeksiyon hastalığıdır.<br />
<br />
İlk kez Kırım’da görülmüştür. İkinci Dünya Savaşı sırasında Sovyet askerleri ve tarım işçilerinde ateş salgını başlamıştır. Bunların bazılarında kanama görülmüş, bazı vakalar da ölümcül seyretmiştir. Bu nedenle hastalığa “Kırım Kanamalı Ateşi” adı verilmiştir.<br />
<br />
Bundan 12 yıl sonra Afrika’daki Kongo’da benzer bulgularla ortaya çıkmıştır. Ancak aynı hastalık olduğu anlaşılmadığı için “Kongo hastalığı” adı verilmiştir. 1969 yılında ise bu iki etkenin aynı olduğu anlaşıldığı için hastalığa “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi” adı verilmiştir.<br />
<br />
Ülkemizde ilk vaka 2002 yılında görüldü. Fakat o yıl bunun hangi etken olduğunu anlayamadık. 2003 yılında bunun Kırım Kongo Kanamalı Ateşi olduğunu tespit edebildik. Daha sonra hasta sayıları artmaya başladı. En yüksek hasta sayılarını 2010 yılında görmeye başladık. Sonrasında azalan bir seyir olsa da her yıl hastaları görmeye devam ediyoruz.<br />
<br />
Vakalar özellikle nisan ve mayıs aylarında başlıyor, eylül ve ekim aylarına kadar devam ediyor. Bazen daha da uzayabiliyor. Hastalık özellikle Kelkit Vadisi’nin bulunduğu bölgelerde başlamıştı.<br />
<br />
Örneğin Ankara’da daha önce hiç primer vaka görülmemişti. Ankara’da yaşayan kişilerde görülmemişti. Ancak geçen yıl Kızılcahamam ve Çamlıdere’den de üç vakamız oldu. Ankara’da toplam 17 pozitif hastayı takip etmiştik.<br />
<br />
Bu yıl ise hastanemizde pozitifliği doğrulanan dört hastamız var. Bir hastamızda hastalık ölümcül seyretti. Herkes hasta olmuyor ve hastalık herkeste ölümcül seyretmiyor. Ancak bu hastalar yakın takip etmemiz gereken bir hasta grubunu oluşturuyor.<br />
<br />
<b>Hangi yollarla bulaşır? Her kene tutunması Kırım Kongo Kanamalı Ateşi anlamına gelir mi?</b><br />
<br />
Hayır, gelmiyor. Hastalık temel olarak kene tutunmasıyla bulaşıyor. En sık bulaş yolu budur.<br />
<br />
Fakat hasta hayvanlara ve bu hayvanların kanlarıyla ya da vücut sıvılarıyla temas eden veterinerlere, mezbaha işçilerine ve kasaplara da bulaşabilir. Nadiren, hasta bireylere bakım veren sağlık personeline de gerekli önlemlere uyulmadığı takdirde bulaşabilir.<br />
<br />
Ancak her kene Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nin taşıyıcısı değildir. Hastalık her kene tutunmasında bulaşmaz. Çünkü kenelerin hepsi virüsü taşımaz. Virüsü taşıyan kenelerin de hepsi hastalığı bulaştırmaz.<br />
<br />
Bu durum biraz virüs yükü ve kenenin vücutta kalma süresiyle ilişkilidir. Bu nedenle kenenin erken fark edilmesi ve bir an önce çıkarılması çok kıymetlidir.<br />
<br />
<b>Kimler daha fazla risk altındadır? Risk grubundaki kişiler nelere dikkat etmeli?</b><br />
<br />
Risk grubunu endemik bölgelerde yaşayanlar ve bu bölgeleri ziyaret edenler oluşturuyor. Tarım işçileri, hayvancılıkla uğraşanlar, avcılar, bu bölgelerde kampa ya da pikniğe gidenler, veterinerler ve sağlık çalışanları risk grubunda yer alıyor.<br />
<br />
Öncelikle hayvancılıkla uğraşanların, hayvanlarını kene enfestasyonundan korumak için düzenli olarak ilaçlamaları gerekiyor. Rutin veteriner kontrolü de çok önemli.<br />
<br />
Ahırların, kenelerin geçişine izin vermeyecek şekilde sıvanması ve temizliklerinin düzenli olarak yapılması gerekiyor. Bunlar çok kıymetli.<br />
<br />
Bunun dışında veteriner hekimlerin ve hekimlerin bakım sırasında bariyer önlemlerine mutlaka çok dikkat etmeleri gerekiyor. Bizler bu önlemleri zaten rutin olarak uyguluyoruz.<br />
<br />
Ancak piknik, avcılık ve kamp sırasında bulaşlar biraz daha rastlantısal oluyor. Kişiler bu durumlarda daha az dikkat edebiliyor ya da önlemleri unutabiliyor.<br />
<br />
Bu kişilerin pantolon paçalarını çoraplarının içerisine koymaları ve uzun kollu kıyafetler giymeleri önemlidir. Açıkta kalan vücut bölgeleri için kene kovucu spreylerin kullanılması da önemlidir.<br />
<br />
Şu da çok önemli: Bütün bu önlemler alınsa dahi eve ulaşıldığında mutlaka tüm vücut kontrol edilmelidir. Özellikle vücudun kıvrım yerleri kene varlığı açısından mutlaka incelenmelidir. Kene saptanırsa bir an önce çıkarılmalıdır.<br />
<br />
Çünkü kene ne kadar erken tespit edilir ve çıkarılırsa, hastalık taşıyan bir kene olsa dahi hastalığın bulaşmasını engelleme ihtimalimiz o kadar artar.<br />
<br />
<b>Vücuda kene tutunduğunda doğru müdahale nasıl olmalı?</b><br />
<br />
Kene saptandığında, tutunduğu bölgeden ve vücuda en yakın yerinden ince uçlu bir cımbızla tutulup dik bir şekilde çıkarılmalıdır.<br />
<br />
Kene kesinlikle ezilmemeli ve tek hamlede çıkarılmalıdır. Üzerine herhangi bir kimyasal ya da yakıcı madde kesinlikle uygulanmamalıdır. Çünkü kenenin içerisinde virüs ya da başka bakteriler bulunuyorsa bu tür müdahaleler sonucunda kene kusabilir.<br />
<br />
Bunlar kesinlikle yapılmamalıdır. Kene, söylediğim gibi, cımbızla tek hamlede çıkarılmalıdır. Kişi tedirginse ya da bunu yapamayacağını düşünüyorsa bir sağlık kuruluşuna başvurabilir.<br />
<br />
<b>Kene teması sonrasında hangi belirtiler alarm kabul edilmeli ve kişi kaç gün boyunca kendisini takip etmeli?</b><br />
<br />
Prodrom dönemi dediğimiz yaklaşık 3 günlük bir dönem oluyor. Tekrar söylüyorum, her kene virüs taşımaz. Ancak kene virüs taşıyorsa ve bunu bize bulaştırdıysa belirtiler ortalama bir gün içerisinde başlar. Bu süre 10 güne kadar uzayabilir.<br />
<br />
Nedir bu belirtiler? Ateş, baş ağrısı, karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal, yaygın kas ağrısı ve kanamadır.<br />
<br />
Kanama, ciltte noktasal döküntüler şeklinde görülebilir. Burun kanaması, idrarda ya da büyük abdestte kan görülmesi şeklinde de ortaya çıkabilir. Regl kanamasının çok olması ya da uzun sürmesi biçiminde de görülebilir.<br />
<br />
Yolunda gitmeyen bir durum olduğunda mutlaka doktora başvurulmalıdır.<br />
<br />
<b>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nden korunmak için bireysel olarak uygulanabilecek en etkili önlemler nelerdir?</b><br />
<br />
Maalesef bu hastalığın aşısı yok. Etkene yönelik özel bir tedavisi de bulunmuyor. Bu nedenle korunma hâlâ en etkili yöntemdir.<br />
<br />
Az önce saydığım kıyafet önlemlerine mutlaka özen gösterilmelidir. Riskli bölgeden dönüldükten sonra vücut kontrol edilmelidir. Kene görülmesi durumunda çıkarılmalı ve kişinin şikâyetleri takip edilmelidir.<br />
<br />
Herhangi bir şikâyet ortaya çıkması hâlinde bir an önce sağlık kuruluşuna başvurulması en etkili yöntemdir.<br />
<br />
<font size="1">medimagazin</font></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/">Sağlık Haberleri</category>
			<dc:creator>Nox Arcana</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/66686-doc-dr-haykir-uyardi-kene-ne-kadar-erken-cikarilirsa-risk-o-kadar-azaliyor.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Madde madde öğrenci affı! Hekim adaylarına süresiz hak</title>
			<link>https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/66685-madde-madde-ogrenci-affi-hekim-adaylarina-suresiz-hak.html</link>
			<pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:54:04 GMT</pubDate>
			<description>Üniversiteye dönüşün yolunu açan öğrenci affı, TBMM Milli Eğitim Komisyonunda kabul edildi. Teklif yasalaştığında 4 ay içinde başvuran öğrenciler,...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center">Üniversiteye dönüşün yolunu açan öğrenci affı, TBMM Milli Eğitim Komisyonunda kabul edildi. Teklif yasalaştığında 4 ay içinde başvuran öğrenciler, gelecek öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.<br />
<br />
<img src="https://medimagazin.com.tr/_next/image?url=https%3A%2F%2Fcdn.medimagazin.com.tr%2Fcdn%2Fimages%2Fgaleri%2Ftip-egitimi39875436.jpg&amp;w=1920&amp;q=75" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Düzenlemenin komisyondan geçen son haline göre yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans, lisansüstü öğrenimi gören öğrenciler, kendi isteğiyle ilişikleri kesilenler dahil her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir programı kazanarak kayıt yaptırmayanlar yeni haktan yararlanacak. Bu kişiler, bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları şartıyla 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.<br />
<br />
<b>Kapsam dışı kalanlar</b><br />
<br />
Terör, kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan mahkûm olanlar, sahte belge sebebiyle kaydı iptal edilenler, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun ‘manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz’ başlığındaki suçlar ile terör örgütlerine veya devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle ilişiği kesilenler.<br />
<br />
<b>Kışlada olanlar</b><br />
<br />
Daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde bu düzenlemenin tanıdığı haklardan yararlanılmış olması, başka bir öğrenim düzeyinde yeni haktan yararlanmaya engel olmayacak. Yeniden öğrenime başlayanların askerlik ertelemeleri Askeralma Kanunu’nun “Erteleme” ilkelerine göre yapılacak. Askerlik görevini yapmakta olanlar terhislerini takip eden 2 ay içinde başvurmaları halinde yararlandırılacak.<br />
<br />
<b>MSÜ’den ayrılanlar hariç</b><br />
<br />
Özel kanun hükümlerine tabi olan Polis Akademisi ile buna bağlı eğitim-öğretim kurumları, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile buna bağlı eğitim-öğretim kurumları, Milli Savunma Üniversitesi’ne bağlı harp okulları, astsubay meslek yüksekokulları ve enstitüler ile Milli Savunma Bakanlığı, Polis Akademisi, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına başka yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken kendi isteğiyle veya başka sebeplerle ilişiği kesilen öğrenciler yararlanamayacak.<br />
<br />
<b>Yatay geçiş imkânı</b><br />
<br />
Yasadan yararlanarak ayrıldığı yükseköğretim kurumuna kayıt yaptıranlardan ÖSYS/YKS puanı giriş yılı itibarıyla aynı veya farklı bir diploma programının aynı türden taban puanına sahip olanlar, bu programlardan birine yatay geçiş talebinde bulunabilecek.<br />
<br />
<b>Hekim adaylarına süresiz hak</b><br />
<br />
Azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek. Bu öğrencilerden uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama olanağı tanınacak.<br />
<br />
<b>YÖK Başkanı: İntörnlere bitirene kadar hak vermiş oluyoruz</b><br />
<br />
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, teklifteki bazı ayrıntılarla ilgili şunları söyledi: <br />
<br />
“Tıp fakültesinde intörnlük aşamasına gelmiş öğrencilere on bir yıl değil, bitirene kadar hak vermiş oluyoruz. Yani bu madde kalıcı. Aslında çok öğrenci dostu diyebileceğimiz bir şey. Teorik olarak artık hiç kimsenin sorgulayamayacağı bir noktaya gelmiş öğrencilerimiz intörnlük dönemi boyunca artık okullarını, eğitimlerini tamamlama hakkına sahip oluyorlar.”<br />
<br />
<font size="1">medimagazin</font></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/">Sağlık Haberleri</category>
			<dc:creator>Nox Arcana</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/66685-madde-madde-ogrenci-affi-hekim-adaylarina-suresiz-hak.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[EÜ'de tıp literatürüne geçen kalp operasyonu: Dünyadaki üçüncü vaka!]]></title>
			<link>https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/66684-eude-tip-literaturune-gecen-kalp-operasyonu-dunyadaki-ucuncu-vaka.html</link>
			<pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:52:40 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Resim: https://medimagazin.com.tr/_next/image?url=https%3A%2F%2Fcdn.medimagazin.com.tr%2Fcdn%2Fimages%2Fgecici5%2Feu-tip535.jpg&w=1920&q=75  
 
Ege...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><img src="https://medimagazin.com.tr/_next/image?url=https%3A%2F%2Fcdn.medimagazin.com.tr%2Fcdn%2Fimages%2Fgecici5%2Feu-tip535.jpg&amp;w=1920&amp;q=75" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı'nda hem mekanik mitral hem de mekanik triküspit kapak protezi bulunan, aynı zamanda yaşamı tehdit eden ileri derecede aort kapak darlığı yaşayan Raziye Çelik (68), Transkateter Aort Kapak İmplantasyonu (TAVI) yöntemiyle sağlığına kavuştu. EÜ Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehdi Zoghi, &quot;Bu yöntemle tedavi edilen dünya genelindeki üçüncü vaka olduk. Bu açıdan operasyonumuz büyük önem taşıyor.&quot; dedi.<br />
<br />
EÜ Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalında hem mekanik mitral hem de mekanik triküspit kapak protezi bulunan, aynı zamanda yaşamı tehdit eden ileri derecede aort kapak darlığı yaşayan Raziye Çelik, TAVI yöntemiyle sağlığına kavuştu. Gerçekleştirilen operasyonun, klinik zorluğu ve nadirliği açısından tıp literatüründe dikkat çektiği ifade edildi. <br />
<br />
Mevcut tıbbi kayıtlara göre dünyada hem mitral hem de triküspit pozisyonunda mekanik kapağı bulunan ve TAVI işlemi uygulanan yalnızca 2 vaka bulunduğu, EÜ ekibinin gerçekleştirdiği bu operasyonun dünya genelindeki 3'üncü başarılı uygulama olarak kayıtlara geçtiği bildirildi. <br />
<br />
Operasyon; EÜ Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehdi Zoghi, proktör olarak görev yapan Prof. Dr. Engin Bozkurt, Doç. Dr. Emre Demir, Doç. Dr. Bekir Serhat Yıldız ve Dr. Yaprak Tepeli'nin yanı sıra anestezi ekibi, hemşireler, teknisyenler ve kateter laboratuvarı çalışanlarının koordineli çalışmasıyla gerçekleştirildi.<br />
<b><br />
&quot;Bu başarıyı tam bir ekip ruhuyla elde ettik&quot;</b><br />
<br />
Operasyonu gerçekleştiren hekimlerden Prof. Dr. Mehdi Zoghi, EÜ Kardiyoloji Ana Bilim Dalı olarak önemli bir çalışmaya imza attıklarını belirterek, &quot;Doç. Dr. Emre Demir ve Doç. Dr. Bekir Serhat Yıldız ile birlikte tıp literatüründe nadir görülen bir vakayı başarıyla sonuçlandırdık. Kliniğimizde kalp ameliyatları rutin olarak devam etse de aort kapak cerrahisi konusunda son yıllarda dünyada ve ülkemizde önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Bu son vakamızın oldukça özel bir durumu vardı. Türkiye için bir ilk olduğunu söyleyebiliriz. Literatürü incelediğimizde, daha önce üç kez kapak ameliyatı geçirmiş bir hastanın aort kapağındaki daralmaya girişimsel yöntemle tedavi edilmesi dünyada sadece iki kez kaydedilmişti. Biz, bu yöntemle tedavi edilen dünya genelindeki üçüncü vaka olduk. Bu açıdan operasyonumuz büyük önem taşıyor. Bu başarıyı tam bir ekip ruhuyla elde ettik. Ege Üniversitesi yönetiminin sağladığı destek ve meslektaşlarımın özverili katkılarıyla süreci sorunsuz tamamladık.&quot; dedi.<br />
<br />
Operasyona ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Emre Demir ise ekip olarak hastayı ayrıntılı şekilde değerlendirdikten sonra müdahaleyi titizlikle gerçekleştirdiklerini belirterek, elde edilen sonuçtan hem kendilerinin hem de hastanın memnun olduğunu ifade etti.<br />
<br />
<b>&quot;Zorlu bir ekip çalışmasının ürünüdür&quot;</b><br />
<br />
Doç. Dr. Bekir Serhat Yıldız da çok nadir görülen bir vakada işlemi başarıyla tamamladıklarını vurgulayarak, &quot;Bu süreçte Ankara'dan gelerek bizlere destek olan Prof. Dr. Engin Bozkurt hocamızın da büyük katkıları oldu. Bu bireysel bir başarı değil, zorlu bir ekip çalışmasının ürünüdür.&quot; ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<b>&quot;Ameliyat olmam riskli görülüyordu&quot;</b><br />
<br />
Ameliyatın ardından sağlığına kavuşan Raziye Çelik ise &quot;Daha önce üç kez açık kalp ameliyatı geçirmiştim. Bu dördüncü operasyonum oldu. Önceki ameliyatlarda iki farklı kapağa müdahale edildiği için yeniden ameliyat olmam oldukça riskli görülüyordu. Ancak Emre Hocamın değerlendirmeleri sonucunda aort kapağımdaki ciddi daralma tespit edildi. Tekrar açık ameliyata gerek kalmadan kasıktan girilerek yerleştirilen kapak sayesinde sorun giderildi. Şu an nefesim açıldı ve durumum çok iyi. Emre Hocam başta olmak üzere tüm doktorlarıma teşekkür ediyorum. Doktorlarımdan, hemşirelerimden ve hastaneden çok memnun kaldım.&quot; diye konuştu.<br />
<br />
<font size="1">medimagazin</font></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/">Sağlık Haberleri</category>
			<dc:creator>Nox Arcana</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/66684-eude-tip-literaturune-gecen-kalp-operasyonu-dunyadaki-ucuncu-vaka.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Hayati KKKA uyarısı: Kene müdahalesinde bunları yapmayın</title>
			<link>https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/66532-hayati-kkka-uyarisi-kene-mudahalesinde-bunlari-yapmayin.html</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:52:56 GMT</pubDate>
			<description>Resim: https://www.trendforum.net/images/uploads/1784026350-403-185918.jpg  
 
Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><img src="https://www.trendforum.net/images/uploads/1784026350-403-185918.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div><br />
<font size="3">Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Merve Kaplan, bahar ve yaz aylarında artan kene vakalarına ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı vatandaşları uyardı.<br />
<br />
Kaplan, yaptığı yazılı açıklamada, kene ısırmasının KKKA gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkati çekerek, özellikle tarla, bağ, bahçe, orman ve piknik alanları gibi riskli bölgelerde tedbirli olunması gerektiğini belirtti.<br />
<br />
Vatandaşlara doğaya çıkarken açık renkli ve uzun kollu giysiler tercih etmelerini tavsiye eden Kaplan, pantolon paçalarının da çorap içine sokulmasının kenenin vücuda ulaşmasını zorlaştıracağını ifade etti.<br />
<br />
Kenelerin uçmadığını ve zıplamadığını, yerde yürüyerek vücuda tutunduğunu anımsatan Kaplan, eve dönüldüğünde kıyafetlerin ve vücudun detaylıca incelenmesi gerektiğini vurgulayarak, &quot;Kendinizi ve çocuklarınızı özellikle kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi ve diz arkası olmak üzere kene açısından mutlaka kontrol edin.&quot; uyarısında bulundu.<br />
<br />
<b>&quot;Kenenin üzerine kolonya veya alkol dökmeyin&quot;<br />
</b>Vücuda tutunan kenenin fark edilmesi halinde panik yapılmaması gerektiğinin altını çizen Kaplan, müdahale sırasında yapılan yanlışlara dikkati çekti.<br />
<br />
Kenenin kesinlikle çıplak elle tutulmaması gerektiğini vurgulayan Kaplan, şunları kaydetti:<br />
<br />
&quot;Keneyi eldiven, bez veya poşet gibi bir malzeme kullanarak deriye en yakın yerden dikkatlice çıkarın. Eğer çıkaramıyorsanız vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurun. Keneyi kesinlikle ezmeyin veya patlatmayın. Üzerine sigara basmayın, kolonya, alkol, gaz yağı veya benzeri maddeler dökmeyin. Erken fark etmek ve doğru müdahale etmek, hastalık riskini önemli ölçüde azaltır.&quot;<br />
<br />
Kaplan, kene vücuttan çıkarıldıktan sonra da tedbirin elden bırakılmaması gerektiğini belirterek, kişinin 10 gün boyunca kendisini takip etmesi, bu süreçte ateş, halsizlik, kas ve baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal veya iştahsızlık gibi belirtilerden birinin görülmesi halinde derhal bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini kaydetti.</font><br />
<br />
<br />
Alıntı</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/">Sağlık Haberleri</category>
			<dc:creator>Oblivion</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/66532-hayati-kkka-uyarisi-kene-mudahalesinde-bunlari-yapmayin.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Zayıflamak isterken diş fırçasını yuttu</title>
			<link>https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/66531-zayiflamak-isterken-dis-fircasini-yuttu.html</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:52:07 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Resim: https://www.trendforum.net/images/uploads/1784026286-403-446788.jpg  
 
İstanbul'da yaşayan 21 yaşındaki S.B. zayıflamak için kendini...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><img src="https://www.trendforum.net/images/uploads/1784026286-403-446788.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div><br />
<font size="3">İstanbul'da yaşayan 21 yaşındaki S.B. zayıflamak için kendini kusturmaya çalışırken, yanlışlıkla diş fırçasını yuttu.<br />
<br />
Üzerine yemek yiyen ve fenalaşan S.B, yakınları tarafından Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü.<br />
<br />
Acil serviste ilk müdahalesi yapılan S.B, ardından hastanenin endoskopi servisine yönlendirildi.<br />
<br />
Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Kubilay Özgür Öztütüncü başkanlığındaki ekibin gerçekleştirdiği yaklaşık 40 dakikalık küçük kesi yöntemiyle, kadının midesindeki 13 santimetrelik diş fırçası çıkarıldı.<br />
<br />
<b>&quot;Endoskopla almayı bilerek denemedik&quot;<br />
</b>Öztütüncü, hastanın akşam saatlerinde diş fırçası yutma nedeniyle hastaneye başvurduğunu söyledi.<br />
<br />
İlk etapta olay karşısında şaşırdıklarını belirten Öztütüncü, &quot;İlk başta '13 santimetrelik diş fırçası nasıl yutulur?' diye inanamadık. Tomografisini çektik. Yaklaşık 13 santimetrelik diş fırçasını ucunu kırarak yutmuş. Yutma değil aslında. Hasta kendini kusturmaya çalışırken yanlışlıkla mideye kaçıyor.&quot; dedi.<br />
<br />
Öztütüncü, yabancı cismin çıkarılması için endoskopik yöntemi tercih etmediklerini vurgulayarak, &quot;Endoskopla almayı bilerek denemedik. Mideyi ya da yemek borusunu yırtarız diye doğrudan ameliyata aldık. Yaklaşık yarım saatlik ameliyat sonrasında hastayı servise aldık. İki gün sonra da taburcu ettik. Gayet iyi.&quot; diye konuştu.<br />
<br />
Kubilay Özgür Öztütüncü, diş fırçasının yutulmasının hastanın organlarında herhangi bir hasara yol açmadığını kaydetti.<br />
<br />
<img src="https://www.trendforum.net/images/uploads/1784026302-403-672061.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
<b>&quot;Yabancı cisim yutan hastalar, bunu kendileri çıkarmaya çalışmasın&quot;<br />
</b>Hastanın kendisini kusturmaya çalışırken diş fırçasını yanlışlıkla yuttuğunu dile getiren Öztütüncü, &quot;Kafasını kaldırdıktan sonra herhalde denerken direkt olarak yutmuş. Saplı plastik tarafını kırmış ve 13 santimetrelik kısmını yutmuş. Zayıflamak için galiba kendini kusturmaya çalışıyordu. Bunu birkaç defa daha yapmış. En sonundaki şanssızlık olmuş. Ne yazık ki diş fırçasını yutmuş. O yüzden ameliyat oldu.&quot; ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Öztütüncü, benzer yabancı cisim yutma vakalarıyla zaman zaman karşılaştıklarını belirterek, bu tür durumlarda vatandaşların kendi yöntemlerini denememesi gerektiğini vurguladı.<br />
<br />
Hastaların yabancı cismi su içerek ya da ekmek yiyerek çıkarmaya çalışmasının daha ciddi sonuçlara yol açabileceğine dikkati çeken Öztütüncü, &quot;Bu tür vakalarla çok karşılaşıyoruz. Hastalarımızdan beklentimiz, herhangi bir sıkıntı ya da problem gördüklerinde bir hekime danışmalarıdır. Bunları kendi sistemleri içerisinde kurgulayarak yapmaları farklı ve daha kötü sonuçlar doğurabiliyor.&quot; dedi.<br />
<br />
Öztütüncü, &quot;Genelde insanlar kilo verme amacıyla kendilerini kusturmaya çalışıyor. Biz bunu kesinlikle önermiyoruz. Kilo sorunları varsa doktora başvurmalarını tavsiye ederiz. Yabancı cisim yutan hastalar da bunu kendileri çıkarmaya çalışmasın. Gerek suyla gerek yemek ya da ekmek yiyerek çıkarmaya çalışmaları başka sıkıntılar doğurabilir. Böyle bir durumda doğrudan bir eğitim ve araştırma hastanesinin acil servisine başvurmalarını öneriyoruz.&quot;</font><br />
<br />
<br />
Alıntı</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/">Sağlık Haberleri</category>
			<dc:creator>Oblivion</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/66531-zayiflamak-isterken-dis-fircasini-yuttu.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sağlık Bakanlığı yaz sıcaklarına karşı uyardı</title>
			<link>https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/66530-saglik-bakanligi-yaz-sicaklarina-karsi-uyardi.html</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:51:09 GMT</pubDate>
			<description>Resim: https://www.trendforum.net/images/uploads/1784026241-403-934810.jpg  
 
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, yaz aylarında artan sıcaklık ve...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><img src="https://www.trendforum.net/images/uploads/1784026241-403-934810.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div><br />
<font size="3">Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, yaz aylarında artan sıcaklık ve nem nedeniyle vücut ısısı yükselirken, metabolizma bu duruma uyum sağlamaya çalışıyor. Aşırı terlemeye bağlı olarak başta sıvı olmak üzere, mineral kayıpları yaşanabiliyor buna bağlı olarak bayılma hissi, bulantı ve baş dönmesi gibi sağlık sorunları görülebiliyor.<br />
<br />
Kronik hastalığı bulunanlar, küçük çocuklar, 65 yaş ve üzerindeki bireyler, hamileler ile açık alanda çalışanlar, sıcaklık değişimlerinden daha fazla etkileniyor.<br />
<br />
Bu dönemde yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi, yeterli sıvı tüketiminin sağlanması ve besin güvenliği kurallarına uyulması sağlığın korunması açısından önem taşıyor.<br />
<br />
<b>Yeterli miktarda su tüketilmeli<br />
</b>Yaz aylarında susamayı beklemeden gün boyunca yeterli miktarda su tüketilmesi öneriliyor.<br />
<br />
Günlük su ihtiyacı, vücut ağırlığının her kilogramı için yaklaşık 35 mililitre olarak hesaplanıyor. Bu miktar yetişkin bir bireyin günde ortalama 2,5 ila 3 litre su tüketimine karşılık geliyor.<br />
<br />
Sıvı ihtiyacının karşılanmasında çay, kahve ve gazlı içecekler yerine, yarım yağlı süt, ayran ve meyve suyu gibi içeceklerin tercih edilmesi tavsiye ediliyor.<br />
<br />
Yaz aylarında egzersiz yapan bireylere de egzersiz sırasında kaybedilen sıvının yerine konulması amacıyla yeterli miktarda su tüketmeleri öneriliyor.<br />
<br />
<b>Bol, hafif ve açık renkli giysiler tercih edilmeli<br />
</b>Aşırı sıcaklardan korunmak amacıyla bol, hafif ve açık renkli giysilerin tercih edilmesi, serinlemek için ılık duş alınması ve sıcağa bağlı hastalık belirtileri hissedildiğinde vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınması gerekiyor.<br />
<br />
Yaz aylarında da yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülmesi gerektiğine işaret edilen açıklamada, kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzelere yer verilmesi, kafein içeren içecekler yerine yarım yağlı süt, meyve suyu ile ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çaylarının tercih edilmesi önerisinde bulunuluyor.<br />
<br />
<b>Yağlı yiyeceklerden kaçınılmalı<br />
</b>Yağlı yiyecekler, kızartmalar ve hamur işlerinden mümkün olduğunca kaçınılması uyarısı yapılan açıklamada, yemeklerin haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme yöntemleriyle hazırlanması tavsiye ediliyor.<br />
<br />
Ayrıca meyve ve sebze tüketiminin artırılması, tam buğday ekmeği, yulaf ve bulgur gibi lif içeriği yüksek besinlerin tercih edilmesi, yüksek kalorili hamur işi tatlıları yerine sütlü ve meyveli tatlılar ile dondurmanın tüketilmesi öneriliyor.<br />
<br />
Besin zehirlenmeleri yaz aylarında daha sık görüldü için açıkta satılan yiyeceklerin tüketilmemesi, et, süt, yumurta ve balık gibi kolay bozulan gıdaların açıkta bekletilmemesi, besinlerin hazırlanması, saklanması ve pişirilmesi sırasında hijyen kurallarına özen gösterilmesi, besin kaynaklı hastalıkların önlenmesi açısından önem taşıyor.</font><br />
<br />
<br />
Alıntı</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/">Sağlık Haberleri</category>
			<dc:creator>Oblivion</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/saglik-haberleri/66530-saglik-bakanligi-yaz-sicaklarina-karsi-uyardi.html</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
