<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>TrendForum.Net - Şairler / Yazarlar</title>
		<link>https://www.trendforum.net/</link>
		<description />
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Tue, 25 Aug 2026 05:09:45 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>https://www.trendforum.net/images/TrendPRO/misc_TrendPro/rss.jpg</url>
			<title>TrendForum.Net - Şairler / Yazarlar</title>
			<link>https://www.trendforum.net/</link>
		</image>
		<item>
			<title>Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu kimdir?</title>
			<link>https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/68003-abdullah-oztemiz-hacitahiroglu-kimdir.html</link>
			<pubDate>Sun, 16 Aug 2026 12:36:03 GMT</pubDate>
			<description>Resim: https://biyografi.net/images/blog/2/3755_3051196877.jpg  							 						 
  						 							Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu 
*şair, yazar, doktor*...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img src="https://biyografi.net/images/blog/2/3755_3051196877.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> 							 						<br />
  						 							<font color="#000000"><font face="verdana"><font color="red"><font face="verdana">Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu<br />
</font></font></font></font><font color="#000000"><font face="Verdana"><font color="#000000"><font face="Verdana"><b>şair, yazar, doktor</b></font></font></font></font><font color="#000000"><font face="Verdana"><font color="#000000"><font face="Verdana"><br />
<br />
1929  yılında Malatya'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Malatya'da tamamladı.  İÜ Tıp Fakultesi (1949) mezunu. Gemlik Sosyal Sigortalar Kurumu ve  Gemlik Azot Sanayi Müessesi'nde ve serbest olarak doktorluk yaptı. <br />
<br />
Günümüzde  aruz ölçüsünü ustalıkla kullanılan şairlerin başında gelir. Ayrıca hece  ile de şiirleri vardır. Şiirleri, 1946 yılından itibaren Yedigün,  Hergün, Büyük Doğu, Çınaraltı, Türk Yurdu, Türk Dili, Yelken, Türk  Edebiyatı, Diriliş, Hisar, Milli Kültür dergilerinde yer aldı. Yeni  İstiklal (1965) ile Milli Gazete'de Mayın Tarlası ve Isırgan Çiçekleri  başlıkları altında şiirleri yayınlandı. Diriliş dergisinde şiirleri  yanında biyografi yazıları da yazdı. <br />
<br />
2015 yılında vefat etti.<br />
<br />
<b>ESERLERİ:</b><br />
<br />
1. Sessiz Gürültü (1962, şiirler), <br />
2. Dinî ve Ahlâkî Şiirler (1963, antoloji), <br />
3. Naatlar (1966, antoloji), <br />
4. Mesnevi Tercümesi (Mevlana’nın Mesenvî’sinin manzum tercümesi, 2112 beyit, 1972). <br />
</font></font></font></font><font color="#000000"><font face="Verdana"><br />
alıntı</font></font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/">Şairler / Yazarlar</category>
			<dc:creator>BBQ SAUCE</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/68003-abdullah-oztemiz-hacitahiroglu-kimdir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Abdullah Latifzade kimdir?</title>
			<link>https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/68002-abdullah-latifzade-kimdir.html</link>
			<pubDate>Sun, 16 Aug 2026 12:34:27 GMT</pubDate>
			<description>Resim: https://biyografi.net/images/blog/2/2095_1610190548.jpg  							 						 
  						 							Abdullah Latifzade     (1891)-(1938) 
*şair, yazar*...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img src="https://biyografi.net/images/blog/2/2095_1610190548.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> 							 						<br />
  						 							<font color="#000000"><font face="verdana"><font color="red"><font face="verdana">Abdullah Latifzade    </font></font> <font color="red"><font face="arial">(1891)-(1938)<br />
</font></font></font></font><font color="#000000"><font face="Verdana"><font color="#000000"><font face="Verdana"><b>şair, yazar</b></font></font></font></font><font color="#000000"><font face="Verdana"><font color="#000000"><font face="Verdana"><br />
<b>Kırım Türk Edebiyatı</b></font></font></font></font><font color="#000000"><font face="Verdana"><br />
<br />
1891  yılında doğdu. Edebi çalışmalarına Gaspıralı İsmail'in çıkardığı  'Tercüman' gazetesinde başladı. 1917 Sovyet devriminden sonra da edebi  çalışmalarına devam etti. Düşüncelerini sade bir dille anlattı. <br />
<br />
&quot;Ömür&quot;,  &quot;Şaire&quot;, &quot;Şairin Ruhu&quot;, &quot;Közaydın&quot;, &quot;Baar Türküsü&quot;, &quot;Ahır Zaman Kuşu&quot;,  &quot;Hayırsız Tüş&quot;, &quot;Mücde&quot; gibi şiirleri, Kırım edebiyatına konu ve şekil  bakımından büyük yenilikler getirdi. Sade bir dille yazdığı şiirleri,  okuyucuda derin bir tesir bıraktı. 1928 yılında, şiirlerini toplayarak,  &quot;Yeni Saz&quot; ismindeki kitabında yayınladı. <b>Alfabe ve terminoloji komisyonlarında çalıştı</b>. Okullarda garp edebiyatı dersleri verdi. <br />
<br />
Kırım  kültürüne, dil ve edebiyat konularında yazdığı makalelerle hizmet etti.  1927'de yazdığı &quot;Kırım Tatar Edebiyatının Kısa Obruzı&quot; isimli  makalesinde Umer İpçi, Mahmut Nedim, Cafer Gafar, Ziyaddin Cavtöbeli,  Eşref Şemizade gibi şair ve ediplerin eserlerini de inceleyerek, <b>Kırım edebiyatının gelişmesini yorumladı</b>.<br />
<br />
Birkaç sene oynanan &quot;Ömer Baari&quot; adlı piyesi yazdı. Kırım dramatoloji sanatının gelişmesinde önemli rol oynadı. <br />
<br />
<b>1938 yılındaki toplu sürgün ve idamlar sırasında, bir çok Kırımlı yazar ve şair gibi öldürüldü</b>.</font></font><br />
<font color="#000000"><font face="Verdana"><br />
</font></font><br />
<font color="#000000"><font face="Verdana">alıntı</font></font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/">Şairler / Yazarlar</category>
			<dc:creator>BBQ SAUCE</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/68002-abdullah-latifzade-kimdir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Abbas Sayar kimdir?</title>
			<link>https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/68001-abbas-sayar-kimdir.html</link>
			<pubDate>Sun, 16 Aug 2026 12:32:44 GMT</pubDate>
			<description>Resim: https://biyografi.net/images/blog/2/3468_6590620207.jpg  							 						 
  						 							Abbas Sayar       (1923)-(1999) 
*şair, yazar* 
Nail...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img src="https://biyografi.net/images/blog/2/3468_6590620207.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> 							 						<br />
  						 							<font color="#000000"><font face="verdana"><font color="red"><font face="verdana">Abbas Sayar</font></font>       <font color="red"><font face="arial">(1923)-(1999)<br />
</font></font></font></font><font color="#000000"><font face="Verdana"><font color="#000000"><font face="Verdana"><b>şair, yazar</b></font></font></font></font><font color="#000000"><font face="Verdana"><font color="#000000"><font face="Verdana"><br />
Nail Abbas Sayar</font></font></font></font><font color="#000000"><font face="Verdana"><br />
<br />
21  Mart 1923 tarihinde Yozgat'ta doğdu. Liseyi, 1941 yılında Yozgat'ta  bitirdi. Kısa süreli memurluktan sonra yedeksubay oldu. 1945'te  İstanbul'da evlendi. Dört sömestr, Türkoloji öğrenimi yaptı. <br />
<br />
1947  yılında İstanbul'da, onbeş günde bir çıkardığı gazeteyi, matbaa kurarak  Yozgat'ta yayınlamaya devam etti. Yozgat’ta bir dönem de çiftçilik  yaptı. Politikaya girdi, 1957'de politikadan uzaklaştı. Şiir yazmayı  sürdürürken, roman yazmaya başladı. <b>1970 yılında Yılkı Atı romanıyla, ismini edebiyat dünyasına duyurdu</b>.  Yılkı Atı,TRT Roman Başarı Ödülünü (1971) kazandı. Bu romanın ardından  gelen Çelo (1972) romanı, 1973 Türk Dil Kurumu Roman Ödülü’nü, Can  Şenliği (1974) romanı ise 1975 Madaralı Roman Ödülü’nü getirdi Sayar’a.  Can Şenliği, TRT tarafından filme çekilmiştir. <br />
<br />
<b>Romanları ve hikayelerinde, Orta Anadolu insanının hayatını anlattı</b>. <br />
<br />
1989  yılında ikinci kez evlendi, Ayvalık'a yerleşti. Resim, şiir ve roman  çalışmalarını, Ayvalık'ta sürdürdü. Ankara, Antalya, İzmir ve Ayvalık'a  resim sergileri açtı. Ömrünün son yıllarını, Ayvalık’ta resim yaparak,  roman ve şiir yazarak geçirdi. <br />
<br />
Ardında, derlenmeyi bekleyen pek çok şiir ve yazı bırakarak, 12 Ağustos 1999 tarihinde öldü. Mezarı, Yozgat'tadır. <br />
<br />
<b>ESERLERİ:</b><br />
<br />
Yazarın sekizi roman, altısı şiir kitabı olmak üzere on dört eseri var. <br />
<br />
Yılkı  Atı, Çelo, Can Şenliği, Dik Bayır, Yorganımı Sıkı Sar (hikaye),  Tarlabaşı Salkım Saçak, Anılarda Yumak Yumak, El eli yur, el de yüzü,  Boşluğa Takılan Ses (şiir), Noktalar (aforizmalar)... </font></font><br />
<font color="#000000"><font face="Verdana"><br />
</font></font><br />
alıntı</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/">Şairler / Yazarlar</category>
			<dc:creator>BBQ SAUCE</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/68001-abbas-sayar-kimdir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>A.Vahap Akbaş kimdir?</title>
			<link>https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/68000-vahap-akbas-kimdir.html</link>
			<pubDate>Sun, 16 Aug 2026 12:31:31 GMT</pubDate>
			<description>Resim: https://biyografi.net/images/blog/2/1551_9553011798.jpg  							 						 
  						 							A.Vahap Akbaş     (1954)-(2014) 
*şair, yazar*...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img src="https://biyografi.net/images/blog/2/1551_9553011798.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /> 							 						<br />
  						 							<font color="#000000"><font face="verdana"><font color="red"><font face="verdana">A.Vahap Akbaş</font></font>     <font color="red"><font face="arial">(1954)-(2014)<br />
</font></font></font></font><font color="#000000"><font face="Verdana"><font color="#000000"><font face="Verdana"><b>şair, yazar</b><br />
öğretmen</font></font></font></font><font color="#000000"><font face="Verdana"><br />
<br />
1954  yılnda Batman'da doğdu. Batman Lisesi ve İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Türk  Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu. Öğretmenlik ve yöneticilik yaptı.  Çorlu'da öğretmenlik görevini sürdürdü. Şiir ve yazıları çeşitli gazete  ve dergilerde yayımlandı. Bir süre Yeni Devir gazetesinde kültür-sanat  sayfasını yönetti. Şiir ve roman dallarında çeşitli ödüller aldı. <br />
<br />
15 Kasım 2014 tarihinde vefat etti.<br />
<br />
<b>ESERLERİ:</b><br />
<br />
Efgân,  Gül Kıyamı, Kuş Olsun Yüreğim, Dünyayı Kaplayan Ağaç, Mavi Sesli  Şiirler, Hüzün Coğrafyası, Bir Şehre Vardım, şairin yayınlanmış şiir  kitaplarıdır.</font></font>						<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
alıntı</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/">Şairler / Yazarlar</category>
			<dc:creator>BBQ SAUCE</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/68000-vahap-akbas-kimdir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Abdulkadir Güllü kimdir?</title>
			<link>https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/67999-abdulkadir-gullu-kimdir.html</link>
			<pubDate>Sun, 16 Aug 2026 12:30:19 GMT</pubDate>
			<description>Resim: https://biyografi.net/images/blog/2/6286_6949811676.jpg                                                        
                              ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img src="https://biyografi.net/images/blog/2/6286_6949811676.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />                                                      <br />
                                                       <font color="#000000"><font face="verdana"><font color="red"><font face="verdana">Abdulkadir Güllü<br />
</font></font></font></font><font color="#000000"><font face="Verdana"><font color="#000000"><font face="Verdana"><b>İnsani Değerler Derneği Genel Başkanı <br />
</b></font></font></font></font><font color="#000000"><font face="Verdana"><font color="#000000"><font face="Verdana">akademisyen, şair, yazar </font></font></font></font><font color="#000000"><font face="Verdana"><font color="#000000"><font face="Verdana"><br />
<br />
1957  yılında Kayseri'nin Develi ilçesinde doğdu. İlk ve orta eğitimini  Develi'de, lise eğitimini Kayseri'de tamamladı. 1983 yılında Gazi  Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi'nden mezun oldu. 1984 yılında bu  fakültenin Makine Eğitimi Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olarak göreve  başladı. 1988 yılında yüksek lisansını, 1995 yılında doktorasını  tamamladı. 1996 ‘dan 2012 ’ye kadar Yrd. Doç. Dr. unvanı ile ve 2018’e  kadar da Doç. Dr. Unvanı ile görev yaptı. Hâlihazırda Prof. Dr. olarak  aynı üniversitede öğretim üyeliğini sürdürmektedir. Abdulkadir Güllü  evli olup üç kızı ile iki torunu vardır.<br />
<br />
Güllü’nün yayımlanmış 15  adet teknik kitap çalışması yanında, 100 civarında bilimsel makale ve  sunumu, 6 adet patenti bulunmaktadır. Bunların dışında; “İçimdeki Ayna”,  “Mum Işığı”, “Bırak Desinler” ve “Bir Damla Deniz” isimli dört adet  şiir kitabı yayımlanmıştır. <br />
<br />
Güllü’nün yayım aşamasında kendisine  ait güzel sözlerden oluşan bir çalışması, akrostişlerden oluşan bir  çalışması, Kuran’ı Kerimden sosyal konuları ve mesajları içeren bir şiir  kitabı çalışması ve ayrıca iki adet şiir kitabı çalışması tamamlanma  aşamasındadır. <br />
<br />
Güllü, İnsani Değerler Derneğinin kurucu üyesi  olup aynı zamanda Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütmektedir.  Demokraside Birlik Vakfı Başkan vekilliği görevinin yanında, Teknik  Eğitim Vakfı ve TÜBAV üyesidir.<br />
<br />
<b>ESERLERİ:</b><br />
<br />
Yazarın;  fen bilimleri alanında yayımlanmış 15 adet teknik kitap çalışması, yedi  adet patenti, 100 civarında bilimsel makale ve bildirisinin dışında  sosyal içerikli olarak; “İçimdeki Ayna”, “Mum Işığı”, “Bırak Desinler”,  “Bir Damla Deniz” ve “Şiir Diliyle Yüce Allah’ın En Güzel İsimleri ve  Kur’ân’dan Yansımalar” isimli yayımlanmış beş adet şiir kitabı  bulunmaktadır.<br />
</font></font></font></font><br />
<br />
<br />
alıntı</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/">Şairler / Yazarlar</category>
			<dc:creator>BBQ SAUCE</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/67999-abdulkadir-gullu-kimdir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Fuzuli hayati</title>
			<link>https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/67245-fuzuli-hayati.html</link>
			<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 19:24:41 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Gerçek adı Mehmed b. Süleyman'dır. Kerbelâ'da doğdu, doğum yılı kesinlikle bilinmiyorsa da, kimi kaynaklara göre 1480 dolaylarındadır. 1556'da...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Gerçek adı Mehmed b. Süleyman'dır. Kerbelâ'da doğdu, doğum yılı kesinlikle bilinmiyorsa da, kimi kaynaklara göre 1480 dolaylarındadır. 1556'da Kerbelâ'da öldü. Yaşamı, özellikle gençlik dönemi ve öğrenimi konusunda yeterli bilgi yoktur. Şiirde 'Fuzûlî' adını, kendi şiirlerinin başkalarınınkilerle, başkalarının şiirlerinin de kendisininkilerle karşılaştırılması için aldığını, böyle bir takma adı kimsenin beğenmeyeceğini düşündüğünden kullandığını, Farsça Divan'ının girişinde açıklar. Ama 'işe yaramayan', 'gereksiz' gibi anlamlara gelen 'fuzûlî' sözcüğünün başka bir anlamı da 'erdem'dir. Onun bu iki kaşıt anlamdan yararlanmak amacını güttüğünü ileri sürenler de vardır.<br />
<br />
Fuzûlî'nin yaşamı konusunda bilgi veren kaynaklar birbirini tutmamakta, genellikle söylenceyle gerçeği ayırma olanağı bulunmamaktadır. Onunla ilgili güvenilir bilgiler, yapıtlarının incelenmesinden, kimi şiirlerinin açıklanışından kaynaklanmaktadır. Bunlardan anlaşıldığına göre Fuzûlî iyi bir öğrenim görmüş, özellikle İslam bilimleri, tasavvuf, İran edebiyatı konularında çalışmalar yapmıştır. Şiirlerinde görülen kavramlardan simya, gökbilim konularıyla ilgilendiği, İslam ülkelerinde pek yaygın olan ve gelecekteki olayları bildirmeyi amaçlayan 'gizli bilimler'le ilişkili bulunduğu anlaşılmaktadır. İslam bilimleri içinde hadis, fıkıh, tefsir ve kelam üzerinde durduğu, gene yapıtlarında yer alan kavramların incelenmesinden ortaya çıkmaktadır. Türkçe, Arapça, Farsça divanlarında bulunan şiirleri, bu üç dili de çok iyi kullandığını, onların bütün inceliklerini kavradığını göstermektedir. Yapıtları incelendiğinde İran şairlerinden Hâfız, Türk şairlerinden de Nesîmî, Nevâî ve Necati'yi izlediği, onların şiir anlayışını, duygu ve düşüncelerini benimsediği görülür.<br />
<br />
İnanç bakımından Fuzûlî, Şii mezhebine bağlıdır. On iki İmam'a karşı derin bir sevgisi vardır. Bütün yaşamını Kebelâ'da, Şiiler'ce kutsal sayılan topraklar üzerinde geçirmesi, aşağı yukarı bütün şiirlerinde tasavvuftan kaynaklanan bir sevgiyi, bir üzüntüyü işlemesi, Kerbelâ olayıyla ilgili ağıtları, Şeriat'ın katılığına karşı çıkışı bu nedenlerdir. Ancak Ali'ye bağlılığı, Ali'nin tanrısal bir varlık olduğu görüşünü savunan ve İslam ülkelerinde Galiye (aşırılık) diye nitelenen inançla ilgili değildir. Ona göre Ali erdemli, gönül bilgisiyle dolu, olgun, yetkin bir kişidir ve Peygamber'den sonra imam (halife) olması gereken kimsedir. Bu görüşü benimsemeye, İslam ülkelerinde, mufaddıla (erdeme bağlı olma) denir. Fuzûlî de bu erdemden yana olanlar arasındadır. Ona göre Ali erdem bakımından, bütün halifelerden ve Peygamber'in yakınlarından (sahabe) üstündür. Bu konudaki inancını Hadîkatü's-Süedâ ('Mutluların Bahçesi') adlı yapıtında bütün açıklığıyla ortaya koymuştur. Türkçe ve Farsça divanlarında Ali ve onun soyundan gelen imamlara bağlılığını konu edinen birçok şiir vardır. Bir aralık Bağdat'ı ele geçiren İsmail Safevi'ye yazdığı övgünün kaynağı da bu sevgidir.<br />
<br />
Fuzûlî'nin, geçimini Kerbelâ, Necef ve Bağdat'ta bulunan On İki İmam'la ilgili vakıfların gelirlerinden sağladığı Farsça Divan'ındaki 'Dürr-i sadef-i sıdk cenâb-ı mütevelli' (Doğruluk sedefinin incisi yüce görevli) dizesiyle başlayan şiirden anlaşılmaktadır. Fuzûlî, yaşadığı dönemin geleneğine uyarak, Bağdat'ı ele geçiren Osmanlı padişahı Kanuni Süleyman'a ve Rüstem Paşa, Mehmed Paşa, İbrahim Bey, Cafer Bey gibi devlet büyüklerine övgüler yazmıştır.<br />
<br />
Fuzûlî'nin bütün yaratıcı gücü, yaşam ve evren anlayışını, insanla ilgili düşüncelerini sergilediği şiirlerinde görülür. Ona göre şiirin özünü sevgi, temelini bilim oluşturur. 'Bilimsiz şiir temelsiz duvar gibidir, temelsiz duvar da değersizdir' anlayışından yola çıkarak sevgiyi evrenin özünü kuran bir öğe diye anlar, bu nedenle 'evrende ne varsa sevgidir, sevgi dışında kalan bilim bir dedikodudur' yargısına varır. Sevginin yanında, şiirin örgüsünü bütünlüğe kavuşturan ikinci öğe üzüntüdür, sevgiliye kavuşma özleminden, ondan ayrı kalıştan kaynaklanan üzüntü. Üzüntünün, ayrılık acısının, kavuşma özleminin odaklaştığı başlıca yapıtı Leylâ ile Mecnun'dur. Burada seven insan, bütün varlığıyla kendini sevdiği kimseye adamıştır, ancak sevilen kimsede yoğunlaşan sevgi tanrısal varlığı erek edinmiş derin bir özlem niteliğindedir.<br />
<br />
Sevilen insan bir araç, onun varlığında görünüş alanına çıkan Tanrı, tek erektir. Fuzûlî, bu konuda Yeni-Platonculuk'tan beslenen tasavvufun insan-tanrı anlayışına bağlı kalarak, varlık birliği görüşünü işlemiştir. Ona göre gerçek varlık Tanrı'dır, bütün nesneler ve onları kuşatan evren Tanrı'nın bir görünüş alanıdır. Bu nedenle yaratılış, tanrısal varlığın görünüş alanına çıkışı, bir ışık (nûr) olan 'Tanrı özü'nden dışa taşmasıdır (sudûr) : 'Zihî zâtın nihân u ol nihandan mâsivâ peydâ' (Senin özün gizlidir, bu görünen evren o gizli özünden ver olmuştur) .<br />
<br />
Fuzûlî'nin anlayışına göre insan 'seven bir varlık'tır, bu sevgi Tanrı ile insan arasındaki bağın özünü oluşturur, ayrı insanın Tanrı'ya yaklaşmasını sağlar. Bu nedenle de yalnız insan sevebilir. Varlık türlerinin en yetkini, en olgunu olan insan Tanrı'nın gören gözü, konuşan dili, duyan kulağıdır. İnsanda Tanrı istenci dışında bir eylemi gerçekleştirme olanağı yoktur. İnsan biri gövde, öteki ruh olmak üzere iki ayrı özden kurulu bir varlıktır. Gövdenin toprak, yel (hava) , od (ateş) ve su gibi dört oluşturucu öğesi vardır. Ruh ise tanrısaldır, gövdede, gene Tanrı buyruğuyla bir süre kaldıktan sonra, kaynağına, tanrısal evrene dönecektir, bu nedenle ölümsüzdür. İnsanın yeryüzünde yaşadığı sürece ruhunun kutsallığına yaraşır biçimde davranması, doğruluk, iyilik, erdem, güzellik gibi değerlerden ayrılmaması, özünü bilgiyle süslemesi gerekir.<br />
<br />
Fuzûlî, 'maarif' adını verdiği gönül bilgisini kişinin özünü ışıklandırması için bir kaynak diye yorumlar, 'ey güzel zâtın maârif birle tezyîn edegör' dizesiyle bu konudaki görüşünü açıklar. Onun ahlakla ilgili görüşlerinin temelini kuran doğruluk, iyilik ve erdem gibi üç öğedir. Bu üç öğenin karşıtı baskı (zulm) , ikiyüzlülük (riyâ) ve bilgisizliktir (cehl) . 'Selâm verdim rüşvet değildir deyu almadılar' diye başlayan Şikayet-nâme'sinde çağının yolsuzluklarını, ahlaka, İslam dininin özüne aykırı davranışları sergilenirken, Türkçe Divan'ında da 'zalimin zulm ile akçe toplayıp yardım edermiş gibi başkalarına dağıttığını, oysa cennete rüşvetle girilmeyeceği' anlamındaki dizelere geniş yer verir. Ona göre bu yeryüzü bir alışveriş yeridir, herkes elindekini ortaya döker. Bilgiyi seven erdem ve beceriyi, dünyayı seven de altını, gümüşü sergiler:<br />
<br />
Dehr bir bâzârdır her kim metâın arz eder<br />
Ehl-i dünya sîm ü zer ehl-i hüner fazl u kemal<br />
<br />
Fuzûlî, inanç konusunda da erdemin, doğruluğun, Kuran'ın özüne bağlı kalmanın gereğini savunur. Ona göre oruç, namaz, zekât gibi görevler gösteriş için değil, kişinin özünü kötülükten arındırmak, olgunlaştırmak içindir. Oysa içinde yaşanan çağın insanı İslam dininin temel ilkelerini bir çıkar aracı olarak kullanmakta, gerçeğinden uzaklaştırmaktadır. Bu nedenle İslam'ın özünden ayrılmak istemeyen bir kimsenin uygulaması gereken yöntem 'namaz ehline uyma, onlar ile durma oturma' biçiminde özetlenebilir.<br />
<br />
Fuzûlî'nin dili Azeri söyleyişidir, özellikle Nevâî ve Nesîmî'yi anımsatan bir nitelik taşır. Şiirde uyumu sağlayan öğe genellikle, sözcükler arasında ses benzerliğinden kaynaklanır. Aruz ölçüsüne uymayan Türkçe sözcüklerde görülen uzatma ve kısaltmalar Arapça ve Farsça sözcüklerle uyum içine girer. Dilde biri ses uyumu, öteki anlam olmak üzere iki temel öğe dizeler arasında, ses uyumuna dayanan bağlantıdır. Farsça'nın şiire daha yatkın bir dil olduğunu, Türkçe şiir söylemenin güçlüğünü ileri sürmesine karşılık, Türkçe şiirlerinde daha çok başarılı olmuştur. Hadikatü's-Süedâ adlı yapıtında şiir söylemeye pek elverişle olmayan Türkçe'yi başarıyla kullanacağını, bu dili güçlü, elverişli bir şiir durumuna getireceğini ileri süren Fuzûlî'de halk dilinde geçen sözcükler, deyimler, atasözleri önemli bir yer tutar. Kimi şiirlerinde Kuran ve Hadisler'den alıntılarla dizenin anlamı güçlendirilir.<br />
<br />
Divan şiirinin bütün ölçülerini, biçimlerini kullanan Fuzûlî'nin yaratıcı gücü, düşünce derinliği, söyleyiş akıcılığı daha çok gazellerinde görülür. Kerbelâ olayıyla ilgili şiirlerinde üzüntüyü çok geniş boyutlar içinde ele alarak şiirinin bütününe yayar, inanan, seven insanı bir 'acı çeken varlık' olarak gösterir. Bu tür şiirlerinde sevgi ve aşk birbirini bütünleyen iki öğe niteliğine bürünür. Leylâ ile Mecnun adlı yapıtında işlenen derin özlem, ayrılıktan duyulan acı ağıt özelliği taşıyan şiirlerinde ölüm karşısında duyulan derin sarsıntıya dönüşür.<br />
<br />
Şiir, Fuzûlî için, düşünceleri, duyguları ortaya koymaya, insanı anlatmaya, kimi sorunları sergilemeye yarayan bir yaratıdır. Şiir, yalnız şiir olsun diye söylenmez, bir varlık görüşünü dile getirmeyi amaçlar. Şiiri oluşturan özlü ve anlamlı sözdür, söz ile kişi kendini ortaya koyar. Öte yandan söz bir yaratma öğesidir: 'Bû ne sırdır kim eder her lahza yoktan vâr söz'. Söz, onu söyleyenle bağlantılıdır, onun bulunduğu bilgi ve duygu aşamasını, değer basamağını gösterir.<br />
<br />
Artıran söz kadrini sıdk ile kadrin artırır<br />
Kim ne mikdâr olsa ehlin eyler ol mikdâr söz<br />
<br />
Dizelerinde sergilenen düşünceye göre sözün değerini artıran kendi değerini artırır, kişinin kendi neyse söylediği sözle açığa vurduğu da odur. Söz kişinin aynasıdır.<br />
<br />
Fuzûlî, kendinden sonra gelen Türk Divan şairleri arasında Bâkî, Ruhî, Nâilâ, Neşâti, Nedim ve Şeyh Galib gibi sevgiyi şiirlerinin odağı durumuna getiren şairleri etkilemiştir. Öte yandan kimi Alevi ozanlarca da bir 'inanç ulusu' olarak benimsenmiş, saygı görmüştür.<br />
<br />
Eserleri<br />
<br />
Divan (Türkçe) (1838)<br />
Sıhhat ve Maraz (1940)<br />
Enisü'l-Kalb (1944)<br />
Terceme-i Hadis-i Erbain (1951)<br />
Beng ü Bâde (1956)<br />
Hadikatü's-Süedâ (1955)<br />
Leylâ ve Mecnun (1955)<br />
Rindü Zahid (1956)<br />
Divan (Arapça) (1958)<br />
Mektuplar (1958)<br />
Divan (Farsça) (1962)<br />
Heft Câm (1962)</b></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/">Şairler / Yazarlar</category>
			<dc:creator>theMentalist</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/67245-fuzuli-hayati.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Behçet necatigil hayati</title>
			<link>https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/67244-behcet-necatigil-hayati.html</link>
			<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 19:23:54 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[16 Nisan 1916 tarihinde İstanbul'da doğdu. İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu ve Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Kars, Zonguldak ve...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>16 Nisan 1916 tarihinde İstanbul'da doğdu. İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu ve Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Kars, Zonguldak ve Kabataş Erkek Lisesi'nde, İstanbul Eğitim Enstitüsü'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. 13 Aralık 1979'da İstanbul'da öldü.<br />
<br />
İlk şiiri, lise öğrencisi olduğu yıllarda, 1935'te Varlık dergisinde çıktı. O tarihten ölümüne kadar hep şiirin ve edebiyatın içinde oldu. Şiirlerinde evler, aile, çevre, aşklar, bunalımlar, hastalıklar, yalnızlıklar ve ölüm onun kendine has anlatımı ile, çok defa kısa mısralar halinde dile gelir. Ufku zengin ve derin, sahneler canlandırır.<br />
<br />
İlk şiirlerindeki açık ve yalın söyleyiş, sonra soyuta dönük bir havaya bürünür. Eski ve yeni kelimeleri birlikte ustaca şiirine yerleştirir. Mısralarına değişik ve yeni bir biçim oluşturmaya çalışmıştır. Sağlam, tutarlı ve özel bir şiir dünyası vardır.<br />
<br />
Eserleri<br />
<br />
Kapalı Çarşı (1945)<br />
Çevre (1951)<br />
Evler (1953)<br />
Eski toprak (1956)<br />
Dar Çağ (1960)<br />
Yaz Dönemi (1963)<br />
Divançe (1965)<br />
İki Başına Yürümek (1968)<br />
En/Cam (1970)<br />
Zebra (1973)<br />
Kareler ve Aklar (1975)</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/">Şairler / Yazarlar</category>
			<dc:creator>theMentalist</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/sairler-yazarlar/67244-behcet-necatigil-hayati.html</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
