<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>TrendForum.Net - Bilim Dünyasından Haberler</title>
		<link>https://www.trendforum.net/</link>
		<description>Bilim dünyasından en son haberlere buradan ulaşabilirsiniz.</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Wed, 16 Sep 2026 12:10:36 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>https://www.trendforum.net/images/TrendPRO/misc_TrendPro/rss.jpg</url>
			<title>TrendForum.Net - Bilim Dünyasından Haberler</title>
			<link>https://www.trendforum.net/</link>
		</image>
		<item>
			<title><![CDATA[Elon Musk'ın okyanusa inen dev Starship roketi 24 günde kurtarıldı]]></title>
			<link>https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68360-elon-muskin-okyanusa-inen-dev-starship-roketi-24-gunde-kurtarildi.html</link>
			<pubDate>Mon, 24 Aug 2026 12:21:05 GMT</pubDate>
			<description>Resim:...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><img src="https://www.donanimhaber.com/cache-v2/?t=20260820170933&amp;width=-1&amp;text=0&amp;path=https://www.donanimhaber.com/images/images/haber/209548/okyanusa-inen-dev-starship-roketi-24-gunde-kurtarildi209548_0.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
SpaceX, 13. test uçuşunun ardından Hint Okyanusu'na inen Starship’i 24 gün süren zorlu operasyonla kurtardı. 52 metrelik araç, Avustralya açıklarında incelenmeyi bekliyor. <br />
<br />
SpaceX, son test uçuşunun ardından Hint Okyanusu'na iniş yapan 52 metre uzunluğundaki &quot;Ship 40&quot; adlı Starship prototipini 24 gün süren zorlu bir operasyonla kurtardı. Araç, Avustralya'ya bağlı Christmas Adası açıklarında daha sakin sulara çekildi ve SpaceX mühendislerinin incelemesini bekliyor.<br />
<br />
<b>Dev roket kurtarıldı</b><br />
<br />
Starship, 24 Temmuz'da SpaceX'in Teksas'taki Starbase tesisinden 13. test uçuşu için fırlatıldı. Super Heavy V3 güçlendiricisi kalkış, yükseliş ve aşama ayrılmasını büyük ölçüde sorunsuz tamamladı. Ancak kısmi motor ateşleme arızası nedeniyle Meksika Körfezi'ne sert bir iniş yaptı.<br />
<br />
Üst aşama Ship 40 ise planlanan uçuş rotasını izleyerek Hint Okyanusu'na kontrollü bir şekilde iniş yaptı. Roket, çoğunluğun beklentilerinin aksine suyla inmesine rağmen önceki görevlerin aksine patlamadı. Normalde bu donanımı kurtarmayı planlamayan SpaceX, aracın büyük ölçüde bütünlüğünü koruduğunu görünce kurtarma operasyonu başlatma kararı aldı.<br />
<br />
<img src="https://www.donanimhaber.com/cache-v2/?t=20260820170933&amp;width=-1&amp;text=0&amp;path=https://www.donanimhaber.com/images/images/haber/209548/okyanusa-inen-dev-starship-roketi-24-gunde-kurtarildi209548_1.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
SpaceX CEO'su Elon Musk, 28 Temmuz'da Starship'i kurtarmak üzere bir gemi göndereceklerini açıkladı. Bunun ardından başlayan operasyonda ekip, 52 metrelik aracı yüzlerce kilometre boyunca zorlu deniz koşullarında çekmek zorunda kaldı. Şirket, kurtarma ekibinin giderek sertleşen dalgalar ve zorlu hava koşullarıyla mücadele ettiğini bildirdi.<br />
<br />
<b>Mühendisler Starship'i inceleyecek</b><br />
<br />
En nihayetinde Ship 40, Avustralya topraklarına bağlı Christmas Adası açıklarında daha sakin sulara ulaştırıldı. SpaceX mühendislerinden oluşan bir ekip, Starship'i daha ayrıntılı şekilde incelemek ve son test uçuşundaki performansına ilişkin ek veriler toplamak üzere bölgeye gidiyor. <br />
<br />
Starship, uçuş sırasında performans verilerini toplamak için çeşitli sensörler ve kameralar taşıyor. Ancak aracın fiziksel olarak incelenmesi, uçuş sırasında oluşan hasarların ve sistemlerin gerçek durumunun belirlenmesi açısından daha fazla bilgi sağlayabilir. Elde edilen bulguların, sonraki Starship testlerinde yapılacak tasarım ve sistem değişikliklerine katkı sağlaması bekleniyor.<br />
<br />
<font size="1">gizmodo</font></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/">Bilim Dünyasından Haberler</category>
			<dc:creator>Nox Arcana</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68360-elon-muskin-okyanusa-inen-dev-starship-roketi-24-gunde-kurtarildi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mantarlar, Mars'ın verimsiz toprağını geleceğin tarlalarına dönüştürebilir]]></title>
			<link>https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68358-mantarlar-marsin-verimsiz-topragini-gelecegin-tarlalarina-donusturebilir.html</link>
			<pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:51:40 GMT</pubDate>
			<description>Resim:...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><img src="https://www.donanimhaber.com/cache-v2/?t=20260820173517&amp;width=-1&amp;text=0&amp;path=https://www.donanimhaber.com/images/images/haber/209549/mars-ta-tarimin-anahtari-mantarlar-olabilir209549_0.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Mars'ta tarım yapmak kulağa bilim kurgu gibi gelebilir ancak bilim insanları bunun için şaşırtıcı bir çözüm bulmuş olabilir: Mantarlar! Araştırmada ortaya koyulan ihtimaller dikkat çekici. <br />
<br />
Mars’a insan göndermek ve burada kalıcı üsler kurma hayalinin önündeki en önemli engellerden biri, uzayda kendi kendimize nasıl yeteceğimiz, özellikle de gıda ihtiyacını uzun vadede nasıl karşılayacağımız konusu. Mars yüzeyi mineral açısından zengin olsa da bitki yetiştirmek için gerekli organik besinlerden yoksun. Mars ve Ay yüzeyini kaplayan &quot;regolit&quot; adlı toz tabakası, Dünya'daki toprağın aksine azot, potasyum ve fosfor gibi temel besin maddelerinden tamamen yoksun. Dahası biyolojik olarak toksik bir yapıda. Bu yüzden bilim dünyası bir süredir regolit engelini aşmanın yollarını arıyor. Görünüşe bakılırsa aranan bu çözüm mantar dünyasında bulunmuş olabilir.<br />
<br />
Araştırmacılara göre bazı faydalı mantar türleri, Ay ve Mars regoliti içindeki besin maddelerini bitkilerin kullanabileceği hâle getirerek bu cansız malzemeyi tarıma daha uygun bir yetiştirme ortamına dönüştürebilir.<br />
<b><br />
Faydalı Mantarlar Mars Toprağını Nasıl Verimli Hâle Getirecek?</b><br />
<br />
ABD ve Brezilya'dan uluslararası bir araştırma ekibinin yayımladığı yeni çalışma, mevcut uzay tarımı vizyonunu temelden değiştirebilecek veriler sunuyor. Araştırmacılar, Dünya'da bitki büyümesini ve besin döngüsünü destekleyen &quot;faydalı mantar&quot; türlerinin, cansız Mars ve Ay regolitini ekin yetiştirmeye uygun, biyolojik olarak dost bir toprağa dönüştürmek için kilit rol oynayabileceğini savunuyor.<br />
<br />
Bu dönüşümün ardındaki bilimsel mekanizmanın işleyişi şu üç ana madde altında özetleniyor:<br />
<br />
Abiyotik Stresle Mücadele: Mars ve Ay regoliti, bitkilerin alışık olduğu verimli topraklardan çok farklı olduğu için burada yetiştirilecek bitkiler aynı anda birden fazla &quot;abiyotik stres&quot; ile karşı karşıya kalacak. Besin eksikliği, yüksek tuz ve metal yoğunluğu, uygun olmayan pH değerleri ve suya erişimde yaşanabilecek sorunlar bitkilerin büyümesini ciddi şekilde sınırlandırabilir. Faydalı mantarlar ise bitkinin bu koşullara karşı dayanıklılığını artırabiliyor. Özellikle bazı mantarlar, bitkilerin kök gelişimini desteklerken su ve besin alımını artırıyor; aynı zamanda ağır metallerin ve diğer zararlı bileşenlerin bitki üzerindeki etkisini azaltabiliyor.<br />
<br />
Mikroskobik Kök Uzantıları: Arbusküler mikorizal mantarlar (AMF), bitki kökleriyle karşılıklı faydaya dayalı bir ilişki kuruyor. Bitki mantara fotosentez yoluyla ürettiği karbonu sağlarken mantar, toprağın bitkinin ulaşamadığı bölgelerine uzanan çok ince hif ağları oluşturuyor. Bu yapılar adeta bitkinin kök sisteminin mikroskobik bir uzantısı gibi çalışarak su, fosfor ve diğer besin maddelerinin toplanmasını kolaylaştırıyor. Bu ilişki özellikle besin açısından son derece fakir Mars regoliti açısından önemli çünkü mantarın oluşturduğu geniş hif ağı, sınırlı miktardaki kaynakların bitkiye ulaştırılmasında avantaj sağlayabilir. <br />
<br />
İnorganik Yapının Kırılması: Regolitin içerdiği elementlerin bitki tarafından kullanılabilir olması, yalnızca bu elementlerin orada bulunmasına bağlı değil. Örneğin fosfor ve demir gibi hayati besinler, bitkilerin doğrudan alamayacağı mineral yapılara bağlı olabilir. Mantarlar bu noktada organik asitler, enzimler ve sideroforlar gibi çeşitli bileşikler üreterek minerallerle etkileşime giriyor. Bu süreç, kayaç ve mineral yapıların parçalanmasına yardımcı olurken fosfor, demir ve diğer besinlerin daha erişilebilir formlara dönüşmesini sağlıyor. Başka bir ifadeyle mantarlar, regolitin yalnızca kimyasal yapısını değiştirmekle kalmıyor; bitkinin normalde ulaşamayacağı besinleri adeta &quot;serbest bırakarak&quot; biyolojik sistemin kullanımına sunuyor. <br />
<br />
Bilim insanlarının bu yenilikçi yaklaşımı, uzay araştırmalarında ISRU (Yerinde Kaynak Kullanımı) olarak bilinen stratejinin bir parçası. Temel olarak &quot;bulunduğun yerin imkânlarıyla yaşamak&quot; anlamına gelen ISRU yaklaşımı, dışarıdan erzak tedarikine gerek kalmadan tamamen yerel kaynakları kullanmayı amaçlıyor. NASA’nın Ay ve Mars planlamalarının da kalbinde yer alan bu yöntem için, mantar ve regolit kombinasyonu eşi bulunmaz bir çözüm olabilir.<br />
<br />
Araştırmacılar, şimdilik gerçek Ay ve Mars regolit örnekleriyle daha derinlemesine testlere ihtiyaç duyulduğunu belirtse de, çalışmanın sonuçları oldukça umut verici. Mantarların biyoteknolojik bir araç olarak regolit ortamını dönüştürmesi, Dünya'dan erzak gemileri beklemeden gezegenler arası tarım yapabileceğimiz bir geleceğin hayalini kurduruyor.<br />
<br />
<font size="1">scitechdaily.com</font></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/">Bilim Dünyasından Haberler</category>
			<dc:creator>Nox Arcana</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68358-mantarlar-marsin-verimsiz-topragini-gelecegin-tarlalarina-donusturebilir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Çin, şimdiye kadarki en iddialı Ay Görevine başlamak üzere</title>
			<link>https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68357-cin-simdiye-kadarki-en-iddiali-ay-gorevine-baslamak-uzere.html</link>
			<pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:48:31 GMT</pubDate>
			<description>Çin, 24 Ağustos’ta Ay’ın güney kutbuna Chang’e-7 görevini göndermeye hazırlanıyor. Görev kapsamında insanlı Ay görevleri için de kritik veriler...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center">Çin, 24 Ağustos’ta Ay’ın güney kutbuna Chang’e-7 görevini göndermeye hazırlanıyor. Görev kapsamında insanlı Ay görevleri için de kritik veriler toplanacak ve su buzu aranacak. <br />
<br />
<img src="https://www.donanimhaber.com/cache-v2/?t=20260821165745&amp;width=-1&amp;text=0&amp;path=https://www.donanimhaber.com/images/images/haber/209588/cin-simdiye-kadarki-en-iddiali-ay-gorevine-baslamak-uzere209588_0.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Çin, Ay’daki su buzunu araştırmak ve gelecekteki insanlı Ay görevlerinin önünü açmak için şimdiye kadarki en kapsamlı robotik Ay görevlerinden birini başlatmaya hazırlanıyor. İçerisinde yörünge aracı, iniş aracı, gezgin araç ve zıplayan bir araç barındıran Chang’e-7 göreviyle Çin, Ay’ın güney kutbunu inceleyecek.<br />
<br />
<b>Fırlatmaya günler kaldı</b><br />
<br />
Chang’e-7 görevinin 24 Ağustos’ta Pekin saatiyle Long March 5 Y14 roketiyle fırlatılması planlanıyor. Görevin ana hedefi, Ay’ın güney kutup bölgesindeki Shackleton Krateri’nin kenarına yakın bir noktaya iniş yapmak olacak. Fırlatmanın ardından Chang’e-7’nin yörünge aracı birkaç ay boyunca Ay çevresinde çalışacak ve iniş aracını yıl sonuna doğru yüzeye gönderecek.<br />
<br />
Uzmanlara göre Chang’e-7, şimdiye kadar gerçekleştirilmeye çalışılan en kapsamlı ve karmaşık robotik Ay görevi olacak. Görev aynı zamanda Çin’in 2030 yılına kadar gerçekleştirmeyi planladığı ilk insanlı Ay inişine yönelik teknolojik ve operasyonel hazırlıklara da katkı sağlayacak.<br />
<b><br />
Kraterlerde su buzu aranacak</b> <br />
<br />
<img src="https://www.donanimhaber.com/cache-v2/?t=20260821165745&amp;width=-1&amp;text=0&amp;path=https://www.donanimhaber.com/images/images/haber/209588/cin-simdiye-kadarki-en-iddiali-ay-gorevine-baslamak-uzere209588_1.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Ay’da sıvı halde su yok ancak Ay kraterlerinde ciddi ölçüde su buzu olduğu düşünülüyor. Chang’e-7’nin en dikkat çekici unsuru ise bu kraterlere inceleyecek olan araç olacak. Zıplayabilen bir yapıya sahip olan bu yüzey aracı, sürekli gölgede kalan kraterlere sıçrayarak su buzu izlerini araştıracak.<br />
<br />
Ay’ın bazı kutup kraterlerinde Güneş ışığının milyarlarca yıl boyunca ulaşmadığı düşünülen bölgeler bulunuyor. Bilim insanları bu alanlarda su buzu olabileceğine dair güçlü kanıtlara sahip olsa da kaynağın miktarı, dağılımı ve erişilebilirliği henüz tam olarak ortaya çıkarılmış değil. Görevde hem Ay yüzeyinin taranması hem de kraterlerin iç kısımlarının incelenmesi gibi farklı yöntemler kullanılacak.<br />
<br />
Zıplayan araç, eğimli yüzeylere güvenli şekilde inebilmek için aktif darbe sönümleme teknolojisinden yararlanacak. İniş aracı ise Çin’in derin uzay görevlerinde kullanacağı ilk “referans görüntülü navigasyon” sistemini taşıyacak.<br />
<br />
<b>Her şey tek görevde</b><br />
<br />
Chang’e-7, yalnızca su buzu aramakla sınırlı kalmayacak. Görev, yörüngede gözlem, yüzeye iniş, yüzeyde hareket ve zıplayarak keşif faaliyetlerini tek bir sistem altında birleştirecek.<br />
<br />
Bu kapsamlı yapı sayesinde Ay’ın güney kutbundaki çevresel koşullar ve potansiyel kaynaklar farklı araçlarla incelenecek. Görev aynı zamanda çok sayıda uluslararası bilimsel deneye ev sahipliği yapacak. <br />
<br />
<img src="https://www.donanimhaber.com/cache-v2/?t=20260821165745&amp;width=-1&amp;text=0&amp;path=https://www.donanimhaber.com/images/images/haber/209588/cin-simdiye-kadarki-en-iddiali-ay-gorevine-baslamak-uzere209588_2.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Çin’in Ay programında bir sonraki önemli adım ise 2028 civarında gerçekleştirilmesi planlanan Chang’e-8 olacak. Bu görevde Ay toprağını kullanarak gelecekte yaşam alanları oluşturulmasına yönelik teknolojilerin test edilmesi hedefleniyor.<br />
Chang’e-7 ve Chang’e-8 birlikte, Çin öncülüğünde kurulması planlanan Uluslararası Ay Araştırma İstasyonu'nun (ILRS) altyapısının hazırlanmasında önemli rol üstlenecek.<br />
<br />
Chang’e-8 aynı zamanda Türkiye için de tarihi öneme sahip. Zira Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), bu görev kapsamında Ay’ı Güney Kutbu’na iki uzay aracı gönderecek.<br />
<br />
<b>Ay'dan Samanyolu'nun renkli görüntüleri çekilecek</b><br />
<br />
<img src="https://www.donanimhaber.com/cache-v2/?t=20260821165745&amp;width=-1&amp;text=0&amp;path=https://www.donanimhaber.com/images/images/haber/209588/cin-simdiye-kadarki-en-iddiali-ay-gorevine-baslamak-uzere209588_3.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Chang’e-7’nin iniş aracındaki en dikkat çekici bilimsel ekipmanlardan birisi de ILO-C adlı kompakt geniş alanlı optik kamera olacak. ILOA Hawaii ve Hong Kong Üniversitesi Uzay Araştırmaları Laboratuvarı tarafından geliştirilen kamera, Shackleton Krateri'nin aydınlık kenarına yerleştirilecek. <br />
<br />
ILO-C'nin temel hedeflerinden biri, Ay yüzeyinden astronomik amaçlarla ilk renkli görüntüleri elde etmek. Kamera özellikle geniş görüş alanı sayesinde Samanyolu'nun galaktik düzlemini Ay'dan tam renkli olarak görüntülemeye çalışacak.<br />
<br />
Ay'ın atmosferinin bulunmaması ve yüzeyden son derece kararlı bir gözlem noktası sunması, kameranın astronomik gözlemler açısından önemli bir avantaj elde etmesini sağlayabilir.<br />
<br />
<font size="1">space.com</font><br />
<br />
 </div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/">Bilim Dünyasından Haberler</category>
			<dc:creator>Nox Arcana</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68357-cin-simdiye-kadarki-en-iddiali-ay-gorevine-baslamak-uzere.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dünya'nın 23 katı kütleye sahip “mega-Dünya” keşfedildi]]></title>
			<link>https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68356-dunyanin-23-kati-kutleye-sahip-mega-dunya-kesfedildi.html</link>
			<pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:43:47 GMT</pubDate>
			<description>Resim:...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><img src="https://www.donanimhaber.com/cache-v2/?t=20260822103858&amp;width=-1&amp;text=0&amp;path=https://www.donanimhaber.com/images/images/haber/209611/dunya-nin-23-kati-kutleye-sahip-mega-dunya-kesfedildi209611_0.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Dünya'dan 23,5 kat daha kütleli GJ 523b keşfedildi. Kayalık yapısı ve yüksek yoğunluğu, gezegenin nasıl oluştuğuna dair mevcut teorileri yeniden gündeme getiriyor. <br />
<br />
Gökbilimciler, Dünya'dan yaklaşık 2,5 kat daha geniş ancak 23,5 kat daha fazla kütleye sahip olağanüstü yoğun bir ötegezegen keşfetti. GJ 523b adı verilen gezegenin bu denli kütleli ve yoğun olması kayalık gezegenlerin oluşumu hakkındaki geleneksel görüşleri sorgulatıyor.<br />
<br />
GJ 523b, yıldızının çevresindeki bir turunu 17,75 günde tamamlıyor. Sistemin yaşının ise yaklaşık 170 milyon yıl olduğu tahmin ediliyor. Bu tür olağanüstü kütleli ve büyük ölçüde kayalık gezegenler resmi bir gezegen sınıfı oluşturmasa da, astronomlar tarafından on yılı aşkın süredir “mega-Dünya” olarak adlandırılıyor. GJ 523b'yi sıra dışı yapan temel nokta ise bu kadar büyük bir gezegen olmasına rağmen yüksek miktarda gaz içeren bir yapıya sahip görünmemesi.<br />
<br />
<b>Gezegen nasıl keşfedildi?</b><br />
<br />
GJ 523b ilk olarak NASA'nın TESS uydusunun verilerinde belirlendi. TESS, bir gezegen yıldızının önünden geçtiğinde yıldız ışığında meydana gelen düzenli düşüşleri tespit ederek ötegezegenleri arıyor. Araştırmacılar daha sonra Arizona'daki Kitt Peak Ulusal Gözlemevi'nde bulunan 3,5 metrelik WIYN Teleskobu ile gözlemler gerçekleştirdi.<br />
<br />
Teleskoba bağlı tayfölçer kullanılarak gezegenin yıldızı üzerinde oluşturduğu kütleçekim etkisi ölçüldü. Bu veriler, GJ 523b'nin kütlesinin ve diğer temel özelliklerinin hesaplanmasını sağladı.<br />
<br />
<b>Gaz devi olmaması şaşırttı</b><br />
<br />
GJ 523b'nin keşfi, gezegenlerin oluşum sürecine ilişkin önemli bir probleme işaret ediyor. Gezegenlerin genç yıldızların çevresindeki gaz ve toz disklerinde kaya ve metalden oluşan çekirdeklerin büyümesiyle meydana geldiği düşünülüyor. Yeterince büyüyen çekirdekler daha sonra çevredeki hidrojen ve helyumu hızla çekerek kalın gaz katmanları oluşturabiliyor. <br />
<br />
<img src="https://www.donanimhaber.com/cache-v2/?t=20260822103858&amp;width=-1&amp;text=0&amp;path=https://www.donanimhaber.com/images/images/haber/209611/dunya-nin-23-kati-kutleye-sahip-mega-dunya-kesfedildi209611_1.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Güneş Sistemi'ndeki Jüpiter ve Satürn gibi gaz devlerinin de çekirdekleri yaklaşık 20 Dünya kütlesine ulaştığında büyük miktarlarda gaz toplamaya başladığı düşünülüyor.<br />
GJ 523b ise 23,5 Dünya kütlesiyle bu sınırı aşmış durumda. Buna rağmen yüksek yoğunluğu, gezegenin ağırlıklı olarak kayalık bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.<br />
<br />
Araştırmacılara göre GJ 523b'nin mevcut yapısını açıklayabilecek birkaç olasılık bulunuyor. Bunlardan biri, gezegenin başlangıçta kalın bir atmosfere sahip olması ancak zaman içinde bu gaz katmanını kaybetmesi.<br />
<br />
Bir diğer ihtimal ise çok daha şiddetli bir oluşum sürecine işaret ediyor. GJ 523b'nin, iki gezegenin çarpışması sonucunda meydana gelmiş olması mümkün. Böyle bir çarpışma gezegenlerin kayalık kütlelerini birleştirirken sahip oldukları gaz katmanlarının önemli bölümünü uzaya savurmuş olabilir.<br />
<br />
Ancak araştırmacılar, tek bir örnek üzerinden gezegen oluşumuna ilişkin genel bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığını vurguluyor. Daha fazla mega-Dünya keşfedilmesi, bu tür gezegenlerin nadir istisnalar mı yoksa daha geniş bir gezegen popülasyonunun parçası mı olduğunu anlamaya yardımcı olabilir. <br />
<br />
<font size="1">newsweek.com</font></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/">Bilim Dünyasından Haberler</category>
			<dc:creator>Nox Arcana</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68356-dunyanin-23-kati-kutleye-sahip-mega-dunya-kesfedildi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>NASA uyardı: Ay’ı kirletmek sanılandan daha kolay</title>
			<link>https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68355-nasa-uyardi-ay-i-kirletmek-sanilandan-daha-kolay.html</link>
			<pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:40:06 GMT</pubDate>
			<description>Resim:...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><img src="https://www.donanimhaber.com/cache-v2/?t=20260822235357&amp;width=-1&amp;text=0&amp;path=https://www.donanimhaber.com/images/images/haber/209631/nasa-uyardi-ay-i-kirletmek-sanilandan-daha-kolay209631_0.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
NASA araştırması, bazı Dünya mikroorganizmalarının Ay’ın zorlu koşullarına sanılandan daha dayanıklı olabileceğini ortaya koydu. Özellikle kutuplardaki gölgeli bölgeler öne çıkıyor. <br />
<br />
NASA’nın yeni araştırması, Ay’ın sanıldığı kadar tamamen steril bir ortam olmayabileceğini gösteriyor. Araştırmacılara göre Dünya’dan taşınan bazı mikroorganizmalar, özellikle Ay’ın kutuplarındaki gölgeli bölgelerde uzun süre hayatta kalabilir. Hatta bazı mikroplar burada yaşam faaliyetlerini neredeyse tamamen durdurarak kriptobiyoz adı verilen bir duruma geçebilir.<br />
<br />
<b>Ay sanıldığı kadar steril değil</b><br />
<br />
Oysa Ay yüzeyinin yüzeyi yaşam için son derece elverişsiz koşullara sahip olduğu varsayılıyordu. Zira uydumuzda solunabilir bir atmosfer bulunmuyor, sıcaklıklar büyük ölçüde değişiyor ve yüzey sürekli güneş ile kozmik radyasyona maruz kalıyor. Üstelik Ay toprağını oluşturan regolit, keskin ve aşındırıcı parçacıklardan meydana geliyor.<br />
<br />
Ancak bu koşullar Ay’ın her noktasında aynı seviyede değil. Özellikle kutuplarda, Güneş ışığının ulaşmadığı bazı derin gölgeli bölgeler bulunuyor. NASA araştırmacıları da mikroorganizmaların hayatta kalma ihtimalini değerlendirirken bu bölgeleri mercek altına aldı.<br />
<br />
Bu detay, Ay’a yapılacak gelecekteki insanlı görevler açısından da önem taşıyor. Çünkü astronotlar ve uzay araçları Dünya’dan mikroorganizmaları Ay’a taşıyabilir. NASA’nın çalışması, bazı türlerin Ay yüzeyindeki zorlu koşullarda sanılandan daha dayanıklı olabileceğine işaret ediyor.<br />
<br />
<b>Beş farklı mikroorganizma incelendi</b><br />
<br />
NASA araştırmacıları Ay koşullarında hangi mikroorganizmaların dayanabileceğini anlamak için beş farklı gruba ait canlıları inceledi. Çalışmada Deinococcus radiodurans, Bacillus subtilis ve Staphylococcus aureus bakterileri ile Aspergillus niger ve Fusarium cinsine ait mantarlar değerlendirildi. Seçimde bu mikroorganizmaların uzay koşullarına ve radyasyona karşı bilinen dayanıklılıkları dikkate alındı.<br />
<br />
<img src="https://www.donanimhaber.com/cache-v2/?t=20260822235357&amp;width=-1&amp;text=0&amp;path=https://www.donanimhaber.com/images/images/haber/209631/nasa-uyardi-ay-i-kirletmek-sanilandan-daha-kolay209631_1.jpg" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Bunlar arasında D. radiodurans, yüksek radyasyon direnciyle öne çıkıyor. Ancak araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri, ekstremofil olarak sınıflandırılmayan A. niger’in de uzay ortamında hayatta kalabilmesi. Daha önce bu mantarın Uluslararası Uzay İstasyonu’nun dış yüzeylerinde dahi yaşamını sürdürebildiği görülmüştü. A.niger mantarı banyolar ve ısıtma menfezleri gibi sıcak ve nemli yerlerde gelişiyor.<br />
<br />
<b>Ay’ın kutupları neden önemli?</b><br />
<br />
Ekip, mikroorganizmaların Ay’daki dayanıklılığını değerlendirmek için NASA’nın Lunar Reconnaissance Orbiter görevinden elde edilen yükseklik ve sıcaklık verilerini, yüzeydeki radyasyon farklılıklarıyla birlikte modelledi. <br />
<br />
Sonuçlar, kutuplardaki bazı bölgelerin diğer alanlara kıyasla daha korunaklı olabileceğini gösteriyor. Bunun temel nedeni, bazı kraterlerin tabanına güneş ışığının çok uzun süre boyunca ulaşmaması. <br />
<br />
Bu bölgelerde “soğuk tuzak” olarak adlandırılan alanlar da bulunuyor. Güneş ışığının ulaşmadığı bu son derece soğuk bölgelerde su gibi uçucu maddeler uzun süre korunabiliyor. Bu koşullar, bazı mikroorganizmaların tamamen yok olmak yerine faaliyetlerini büyük ölçüde durdurduğu kriptobiyoz durumunda korunmasına imkan verebilir.<br />
<br />
<b>Mikroplar Ay’a geçmişte ulaşmış olabilir</b><br />
<br />
Araştırmanın gündeme getirdiği bir başka ihtimal ise Dünya’dan Ay’a geçmişte mikroorganizma taşınmış olması. Güneş Sistemi’nin erken dönemlerindeki büyük çarpışmalar sırasında Dünya’dan kopan kaya parçaları Ay’a ulaşmış olabilir.<br />
<br />
Bu kayalarda mikroorganizmalar bulunuyorsa, bazıları Ay’ın korunaklı kutup bölgelerinde bugüne kadar korunmuş olabilir. Ancak bu, şu anda Ay’da Dünya kökenli mikroorganizmaların bulunduğunun kanıtlandığı anlamına gelmiyor.<br />
<br />
Araştırmacılar, gelecekte Ay’ın kutup bölgelerinde daha kapsamlı çalışmalar yapılmasını planlıyor. Bunun için öncelikle Dünya kaynaklı mikroorganizmaların bölgeye taşınmasını engelleyecek steril ve güvenli araştırma ortamları oluşturulması gerekiyor.<br />
<br />
Sonraki aşamada farklı mikroorganizma türlerinin Ay koşullarına karşı dayanıklılığı daha doğrudan test edilebilir. Böylece hangi canlıların ne kadar süre boyunca ve hangi koşullarda hayatta kalabileceği daha net şekilde ortaya çıkarılabilir.<br />
<br />
<font size="1">donanımhaber.com</font></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/">Bilim Dünyasından Haberler</category>
			<dc:creator>Nox Arcana</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68355-nasa-uyardi-ay-i-kirletmek-sanilandan-daha-kolay.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Daha iyi karar verme konusunda karıncalardan ne öğrenebiliriz?</title>
			<link>https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68351-daha-iyi-karar-verme-konusunda-karincalardan-ne-ogrenebiliriz.html</link>
			<pubDate>Mon, 24 Aug 2026 08:49:39 GMT</pubDate>
			<description>Resim: https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/ba2d/live/7460a260-956d-11f1-8b14-5d44448d174a.jpg.webp  
 
Biz insanlar, uzun uzun düşünebilme...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><img src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/ba2d/live/7460a260-956d-11f1-8b14-5d44448d174a.jpg.webp" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Biz insanlar, uzun uzun düşünebilme yeteneğimiz sayesinde kendimizi evrim piramidinin tepesinde görmeye eğilimliyiz. Ancak bütün bu değerlendirme süreci bazen bizi pek de ileriye götürmüyor. Kusursuz değiliz ve sık sık yanlış kararlar veriyoruz.<br />
<br />
Öte yandan böcekler, haşhaş tohumu büyüklüğündeki küçücük beyinlerine rağmen karar verme konusunda şaşırtıcı ölçüde bilgece davranabiliyor. Hatta böceklerin problem çözme becerilerinin birçoğu, insanların faaliyet gösterdiği sektörlerde daha verimli kararlar alınmasını sağlayan algoritmalara ilham verdi.<br />
<br />
İşte akıllıca seçimler yapma konusunda böceklerden öğrenebileceğimiz beş şey.<br />
<br />
<b>Optimizasyon ustası karıncalar</b><br />
<br />
Bir işi yapmanın en iyi yoluna karar vermek hiç de kolay değil; özellikle de bu kadar fazla uyarana maruz kaldığımız bir dünyada. Buna &quot;seçenek fazlalığı&quot; deniyor.<br />
<br />
Karıncalar da bir sonraki yiyecek arama noktaları hakkında grup halinde karar verirken benzer bir ikilemle karşılaşıyor. Ancak birçok farklı karınca türü oldukça etkili bir yöntem geliştirmiş durumda.<br />
<br />
İlk olarak birkaç karınca, bol miktarda yiyecek bulabilecekleri en yakın ve en iyi yeri aramak üzere yuvalarının konforundan ayrılıyor. Bu maceracı karıncalar, bütün seçenekleri açık tutarak ve farklı yolları keşfederek doğaya rastgele dağılıyor. Gidiş ve dönüş yolunda, diğer karıncaların daha sonra takip edebilmesi için zeminde hafif bir feromon izi bırakıyorlar. Bu feromonlar zamanla buharlaşıyor ve karıncalar genellikle en güçlü izi takip etmeyi tercih ediyor.<br />
<br />
En verimli yiyecek arama noktasını bulan karıncalar, yiyecekle birlikte yuvaya daha hızlı dönüyor ve bıraktıkları feromon izi tamamen buharlaşmadan önce aynı yolun üzerinden yeniden geçiyor. Ayrıca dışarı çıkıp yiyecek arayacak diğer karıncaları da daha hızlı harekete geçiriyorlar.<br />
<br />
Bunun sonucunda zamanla daha fazla karınca aynı güzergâh üzerinde gidip geliyor ve daha fazla feromon bırakıyor. Böylece yolun kokusu giderek güçleniyor.<br />
<br />
<img src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/7727/live/d19aa470-956e-11f1-8b14-5d44448d174a.jpg.webp" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Bu nedenle nesnel olarak daha kısa olan yollar zamanla güçlenirken diğer yolların izleri kayboluyor. Sonunda koloni, herhangi bir karınca bulduğu yolun en kısa yol olduğunu bilmese bile, topluca en kısa ve en verimli güzergahı buluyor.<br />
<br />
Belçika'daki Brüksel Özgür Üniversitesi Yapay Zeka Laboratuvarı Eş Direktörü Marco Dorigo, &quot;Buradan çıkarılacak temel ders, verimli kolektif karar alma süreçlerinin merkezi bir kontrol olmadan da ortaya çıkabileceğidir&quot; diyor.<br />
<br />
&quot;Karıncalar, sınırlı yeteneklere sahip ve yalnızca yakın çevrelerinden bilgi edinebilen basit canlılar. Buna rağmen karmaşık koordinasyon sorunlarını topluca çözebiliyor.&quot;<br />
<br />
&quot;Karınca kolonisi optimizasyonu&quot; adı verilen bu sistem, insanların dünya genelinde planlama, telekomünikasyon, ulaşım ve lojistik faaliyetlerini iyileştirmek için kullandığı bir algoritmaya dönüştürüldü. Uzmanlar, örneğin demiryolu planlamasında karınca optimizasyonu algoritmalarından yararlandı.<br />
<br />
Dorigo da iletişim ağlarında bilginin verimli biçimde taşınmasını sağlayan AntNET adlı sistemi geliştirdi.<br />
<br />
<font size="1">BBC</font><br />
<br />
</div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/">Bilim Dünyasından Haberler</category>
			<dc:creator>Nox Arcana</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68351-daha-iyi-karar-verme-konusunda-karincalardan-ne-ogrenebiliriz.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Buzullar eridikçe dev balinalar Grönland sularına ilerliyor</title>
			<link>https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68350-buzullar-eridikce-dev-balinalar-gronland-sularina-ilerliyor.html</link>
			<pubDate>Mon, 24 Aug 2026 08:44:51 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Resim: https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/900d/live/ac698e90-9bb9-11f1-ae8a-8d57110c5ba6.jpg.webp  
 
Doğu Grönland'daki deniz buzlarının...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><img src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/900d/live/ac698e90-9bb9-11f1-ae8a-8d57110c5ba6.jpg.webp" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Doğu Grönland'daki deniz buzlarının giderek kaybolması, dev balinaların daha önce ulaşamadıkları bölgelere girmesine olanak tanıyor.<br />
<br />
Bu sonuç, onlarca yıl süren bir araştırmaya dayanıyor. Araştırma kapsamında kambur balinalar, minke balinaları ve oluklu balinalar da dahil olmak üzere dünyanın en büyük balinalarından yüzlercesinin yaz aylarında kıyı boyunca buzlardan arınan sularda beslendiği kaydedildi ve görüntülendi. Bu deniz memelilerinin hiçbiri geçmişte burada görülmüyordu. Çünkü buzullar, kıyı sularına girmelerini engelliyordu. Ancak iklim değişikliğinin denizleri ısıtması ve buzulları eritmesiyle birlikte balinalar da yeni koşullara uyum sağladı. Bilim insanları, Doğu Grönland açıklarındaki okyanus ekosisteminde yaşanan büyük değişimin sonucu olarak Kuzey Kutbu'nda mevsimsel &quot;yoğun beslenme dönemleri&quot; yaşandığını söylüyor. <br />
<br />
<img src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/fc73/live/c132d210-9bc2-11f1-ae8a-8d57110c5ba6.jpg.webp" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Değişim oldukça çarpıcı. Bölgede gemilerle yapılan araştırmalarda 2006'ya kadar tek bir kambur balina bile görülmemişti. 2007'de yedi kambur balina görüldü. 2024'e gelindiğinde ise gemilerden yapılan gözlemlerde bu dev balinalar 150 kez kayda geçti. Oluklu balinaları, minke balinalarını ve kambur balinaları kapsayan dişsiz balina grubuna yönelik Doğu Grönland kıyılarındaki ilk sistematik hava araştırmaları, bilim insanları tarafından 2015 ve 2024 yazlarında gerçekleştirildi.<br />
<br />
Araştırmacılar bu verileri, uydu vericisi takılan 15 balinanın izlediği rotalar ve İnuit avcılarının tanıklıklarıyla birleştirdi. Tüm bu bilgiler, araştırmanın başındaki Prof. Mads Peter Heide-Jørgensen'in &quot;büyük bir ekolojik rejim değişikliği&quot; olarak tanımladığı tabloyu ortaya koydu. Tahminlere göre 2024 yazında 4 bin kambur balina, 6 bin oluklu balina ve 6 bin minke balinası Grönland Denizi'ni ziyaret etti.<br />
<br />
<img src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/42b6/live/28de5230-9bc4-11f1-8849-3fe19bf8df06.jpg.webp" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Grönland Doğal Kaynaklar Enstitüsü'nden Prof. Heide-Jørgensen, BBC News'e yaptığı açıklamada bölgede &quot;muhtemelen subarktik [Arktik altı] kuşağın herhangi bir yerinde görebileceğimiz en köklü değişimlerin&quot; yaşandığını söyledi. Bu değişimin arkasında yükselen deniz sıcaklıkları ve besin kaynaklarının artması bulunuyor. Balinaların, Doğu Grönland'ın ısınan sularına gelen balıklarla beslendiği görülüyor.<br />
<br />
Araştırmacılar, bu üç balina türünün yaz aylarındaki beslenme dönemi boyunca en az 800 bin ton balık ve kril tüketeceğini tahmin ediyor. Ancak bu değişimin söz konusu balina türlerinin toplam nüfusundaki artıştan mı yoksa başka bölgelerden buraya göç etmelerinden mi kaynaklandığı araştırmadan anlaşılamıyor.<br />
<br />
<img src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/ea42/live/4cc94f00-9bc5-11f1-8849-3fe19bf8df06.jpg.webp" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
BBC'nin görüştüğü diğer uzmanlar, araştırmanın balinaların Batı Grönland'dan Doğu Grönland'a doğru yoğun biçimde hareket ettiğine işaret etmesinden kaygı duyuyor. Bazı balina türlerinin avlandığı Grönland'da bu hassas bir konu. Ancak bilim insanları, elde ettikleri bulguların bu &quot;fırsatçı&quot; dişsiz balinaların değişime uyum sağladığını, hatta bu değişimden faydalanıyor olabileceklerini gösterdiğini söylüyor.<br />
<br />
Prof. Heide-Jørgensen'e göre diğer bazı Kuzey Kutbu türleri ise şu anda &quot;sıkıntıda&quot;. Narvallar ve beyaz balinalar, yaşam alanlarını bu balinalarla paylaşmak zorunda kalıyor hatta bazı durumlarda yerlerinden ediliyor. Prof. Heide-Jørgensen, &quot;Bazı türler açısından iklim değişikliği mutlaka bir sorun anlamına gelmiyor yeni fırsatlar yaratıyor. Ancak diğer türler yaşam alanlarını kaybediyor&quot; dedi.<br />
<br />
Araştırma, Frontiers in Marine Science dergisinde yayımlandı.<br />
<br />
<font size="1">BBC</font></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/">Bilim Dünyasından Haberler</category>
			<dc:creator>Nox Arcana</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68350-buzullar-eridikce-dev-balinalar-gronland-sularina-ilerliyor.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Webb'in "Küçük Kırmızı Noktaları" Çözüldü mü? MoM-BH-1 Kara Delik Yıldızının En Güçlü Kanıtı]]></title>
			<link>https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68349-webbin-kucuk-kirmizi-noktalari-cozuldu-mu-mom-bh-1-kara-delik-yildizinin-en-guclu-kaniti.html</link>
			<pubDate>Mon, 24 Aug 2026 08:39:14 GMT</pubDate>
			<description>Resim:...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><img src="https://thumbor.evrimagaci.org/uWz_6s2fLbbQeLSdlGolbrFzvxo=/1200x0/filters:format(webp):quality(85)/post/96c57ccc-99d2-4f1e-a7dd-eb0f71ed5fb8.png" border="0" alt="" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Nature dergisinde 12 Ağustos'ta yayımlanan yeni bir çalışma, &quot;kara delik yıldızı&quot; adı verilen hipotetik kozmik nesne türünün şimdiye kadarki en güçlü adayını sunuyor. Hawaii Üniversitesi'nden Rohan Naidu liderliğindeki ekip, James Webb Uzay Teleskobu'nun Miracle or Mirage (MoM) tarama programında keşfedilen MoM-BH*-1 adlı nesneyi inceledi. Bu nesne, Büyük Patlama'dan yalnızca 660 milyon yıl sonrasına ait ve güneş sistemimizle yaklaşık aynı boyutta.<br />
<br />
MoM-BH*-1, tipik bir yıldızdan 100 milyar kat daha parlak. Ancak onlarca yıldır astronomları şaşırtan bir özelliği var: Kuasarlardan beklenen yüksek enerjili X-ışını ve gama ışını yayımı neredeyse hiç tespit edilemiyor. Araştırmacılar bunun nedenini açıklıyor: Nesnenin merkezinde son derece hızlı dönen ve maddeyi aşırı hızda yutan bir kara delik bulunuyor; bunu saran devasa ve yoğun bir hidrojen-helyum gaz kümesi hem yüksek enerjili radyasyonu engelliyor hem de nükleer füzyon gerçekleştiren büyük bir yıldız gibi davranıyor. Kara deliğin kütlesi 100.000 güneş kütlesine kadar ulaşabiliyor; bu da onu süper kütleli sınıfına sokuyor.<br />
<br />
Nesnenin aşırı derin Balmer kırılması, yani belirli dalga boylarının tamamen yokluğu, bu yoğun gaz zarını doğrudan işaret ediyor. Normal yıldızlar bu kadar derin bir kırılma oluşturamaz. Geçen yıl yayımlanan &quot;Cliff&quot; adlı ilk kara delik yıldızı adayıyla kıyaslandığında MoM-BH*-1 hem daha uzak hem daha eski hem de çok daha temiz bir sinyal sunuyor.<br />
<br />
Araştırmacılar MoM-BH*-1'in büyük olasılıkla çevresindeki galaksiyi tamamen gölgede bıraktığını vurguluyor. Bu bulgu, JWST'nin 2023'ten bu yana keşfettiği ve 1.000'i aşkın çalışmaya konu olan &quot;küçük kırmızı noktaların&quot; büyük bölümünün merkezinde birer kara delik yıldızı barındıran mini galaksiler olabileceğine işaret ediyor. Ancak bu iddianın doğrulanması için çok daha fazla araştırma gerekiyor.<br />
<br />
<font size="1">evrim agaci</font></div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/">Bilim Dünyasından Haberler</category>
			<dc:creator>Nox Arcana</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68349-webbin-kucuk-kirmizi-noktalari-cozuldu-mu-mom-bh-1-kara-delik-yildizinin-en-guclu-kaniti.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Öldükten Sonra Ne Oluyor?</title>
			<link>https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68202-oldukten-sonra-ne-oluyor.html</link>
			<pubDate>Thu, 20 Aug 2026 20:13:20 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[https://youtu.be/Ah-mVUxW4iM 
 
Ölüm, sinema endüstrisi için gerçekten çok faydalı bir anlatı aracı... Hani filmlerdeki o meşhur "ölüm sahnesi"ni...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><div class="smallfont" style="margin:8px 0;padding:10px 12px;border:1px solid #e0c36c;background:#fff8d8;color:#6a4b00;">Bu medyay&#305; g&#246;r&#252;nt&#252;leyebilmeniz i&#231;in &#252;ye olman&#305;z ve &#252;ye hesab&#305;n&#305;zla oturum a&#231;man&#305;z gerekmektedir.</div><br />
<br />
Ölüm, sinema endüstrisi için gerçekten çok faydalı bir anlatı aracı... Hani filmlerdeki o meşhur &quot;ölüm sahnesi&quot;ni bilirsiniz: Hasta, yatağında hareketsizce yatarken, ve başucundaki monitör bip bip bip diye kalp atımlarını sayarken, bir anda bir şeyler olur, ekrandaki atımlar birden düz çizgiye döner. O bip bip sesleri birdenbire uzun ve acılı bir biiiiiip'e dönüşür. Hasta yavaşça gözler kapatıp, son nefesini verir. Bunun üzerine doktor, cebinden saatini çıkarır ve ölüm saatini ilan eder. Ne kadar da net ve dramatik, öyle değil mi? İzleyici için o düz çizginin taşıdığı anlam çok açık: Perde kapandı, şalter indirildi ve bilinç, saniyeler içinde bedeni terk edip gitti. <br />
<br />
Sorun şu ki, bu anlatı ölüm dediğimiz şeyin neredeyse tamamını ıska geçiyor. Gerçekte ölüm, filmlerde gösterildiği gibi anlık bir olay değil. Çok daha uzun, ve gerçekten baş döndürücü bir süreç... Ve bugün bu sürecin tam olarak nasıl yaşandığını hep birlikte öğreneceğiz. Onu anlayacağız ki, bilinmezlikten gelen korkumuz bir nebze hafiflesin. Hazırsanız, başlayalım.<br />
<br />
#Ölüm #ÖlümSonrası #BeyinÖlümü<br />
<br />
00:00 Giriş: Ölüm Nasıl Yaşanıyor?<br />
01:13 Şehir Topluluklarımıza Katılın!<br />
02:18 Klinik Ölüm: Kalp Durunca mı Ölüyoruz?<br />
04:16 Biyolojik Ölümü vs. Klinik Ölüm: Gerçek Ölüm Ne Zaman Başlıyor?<br />
04:42 Beyin Ölümü: Çocuk Felci Tedavisi, Ölüm Tanımını Nasıl Değiştirdi?<br />
07:20 Beyin Ölümü Nasıl Yaşanıyor?<br />
08:36 Ölen Birinin Beyninde Neler Yaşanıyor?<br />
10:24 Ölüme Yakın Deneyimler: Ölürden Neden Hayatımızı Film Şeridi Gibi Görüyoruz?<br />
12:53 Ölürken Bedenimizde Neler Oluyor?<br />
15:58 Güvenli Tabutlar: Eskiden İnsanları Neden Diri Diri Gömüyorlardı?<br />
18:37 Bakterilerin İnsana İhaneti<br />
20:59 Zombi Genler: Ölümden Sonra Hücrelerimiz Kış Uykusuna mı Yatıyor?<br />
23:49 Algor Mortis: Ölüm Soğukluğu!<br />
25:00 Livor Mortis: Mavimsi Ölüm!<br />
25:37 Rigor Mortis: Ölüm Katılığı!<br />
26:45 Adli Entomoloji: Ölümden Sonra Böcekler Bizi Nasıl Yiyorlar?<br />
27:53 Kapanış</div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/">Bilim Dünyasından Haberler</category>
			<dc:creator>Nox Arcana</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68202-oldukten-sonra-ne-oluyor.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Ölüm anında beyinde neler oluyor?</title>
			<link>https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68201-olum-aninda-beyinde-neler-oluyor.html</link>
			<pubDate>Thu, 20 Aug 2026 20:09:46 GMT</pubDate>
			<description>https://youtu.be/9OFwQFfSUk0 
 
Kalp durduğunda her şey sona erer mi, ölüm anında insan beyninde neler olur? 
 
Serotonin ile dopamin seviyelerinde...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><br />
<div class="smallfont" style="margin:8px 0;padding:10px 12px;border:1px solid #e0c36c;background:#fff8d8;color:#6a4b00;">Bu medyay&#305; g&#246;r&#252;nt&#252;leyebilmeniz i&#231;in &#252;ye olman&#305;z ve &#252;ye hesab&#305;n&#305;zla oturum a&#231;man&#305;z gerekmektedir.</div><br />
<br />
Kalp durduğunda her şey sona erer mi, ölüm anında insan beyninde neler olur?<br />
<br />
Serotonin ile dopamin seviyelerinde ve gama dalgalarında ölçülen ani artışlar, ölüm sürecinin sanılandan çok daha karmaşık olduğunu gösteriyor.<br />
<br />
Farelerden insanlara uzanan araştırmalar, ölüm anına dair ipuçları sunuyor.<br />
<br />
Sinirbilimci Jimo Borjigin ve ekibinin yıllar süren çalışmaları, beynin ölüm karşısındaki tepkilerini yeniden tanımlıyor.</div></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/">Bilim Dünyasından Haberler</category>
			<dc:creator>Nox Arcana</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.trendforum.net/bilim-dunyasindan-haberler/68201-olum-aninda-beyinde-neler-oluyor.html</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
