Tekil mesaj gösterimi
Alt 09 Nisan 2023, 04:49   #14
Çevrimdışı
Stjerneklart
✈︎
Yanıt: 2030 Türkçesi




Regex kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı Mesajı göster
Bu arada konuya küçük bir eleştirel bakış açısı getireyim. Genel kanının aksine ben 1985 Türkçesini sevdim. Bir parça yalınlaşma duyguyu öldürmüş diyorsanız hadi sizi kırmayayım, 1975 Türkçesi olsun. Öz Türkçe bazı sözcüklerin tam olarak anlamı karşılamadığının bilincindeyim, buna karşı da değilim. Ben de daha vurucu olması adına daha ağdalı anlatımlara varan ifadeleri tercih edebiliyorum keza. Ancak dilimizin İngilizceye yozlaşmasıyla, Arapça-Farsça sözcüklerin etkisinde kaldığı eski dönemleri -ki hâlâ da var bence- pek farklı değerlendirmiyorum.

Mesela bence Türk edebiyatında İslâmiyet öncesi dönemde dil çok yalın ve güzeldi. İslâmiyet sonrası da halk edebiyatında bu yalınlığı görüyoruz. Diyeceğim odur ki doğunun da batının da etkisine fazla girmek, kendi özümüzü ve kültürümüzü her iki tarafa doğru da yozlaştırmak kabul edilebilir değil. Ha; içi boşalan duygu aktarımları, gün geçtikçe hissizleşmek ve maneviyatın yitirilmesi, eski dönemdeki masumiyetin yok olması gibi konulara tabii ki hayıflanarak ve üzülerek katılıyorum.

Yazınızın nüvesi gayet hoş ve mantıklı.
Başka dilleri ya da türevlerini değil de kendi dilimizi dikkate almalıyız. Dil, bi' toplumun kimliğidir. Kimliğini kaybeden, benliğini de kaybetmiş demektir ve yozlaşması pek tabiidir. Türkçe; yaklaşık 400.000 bin kelime haznesine sahip, muazzam bi' dildir. Zaman zaman başka kültürlerin etkisi altında kaldığı doğrudur, bunu ben de tasvip etmiyorum. Fakat bu kadar geniş bi' kelime dağarcığına sahip olup da kendimizi 2030'a evirmek bana çok trajikomik geliyor. Farkındalığı idrak edemediğimiz sürece cehaletin tozları o raflardan hiçbir zaman kalkamaz. Aydınlık nasıl sirayet etsin, olgular bu kadar vahim iken? Bu basit bi' görüntü ya da işitmeden ibaret bi' bahis değil. Bi' kültürün ve tarihin yok olabilme ihtimalinden söz ediyorum. Başarılı, donanımlı ve eğitim seviyesi yüksek ülkelerin hepsinin temelinde okuma zekalarının çok yüksek olması yatıyor. Bunun tesadüf olması gülünç olurdu. Okumayan bi' insan, dilini yeterince geliştiremeyecektir. Okumaya değer vermiyoruz ki biz dilimize sahip çıkalım. Dahası okumayı sınavlardan ibaret zannediyoruz. Oysa hiçbir şey öğretmeyip sadece okuma alışkanlığı bile edinmiş olsaydık şu an ülkemizin durumu çok daha farklı bi' konumda olabilirdi. Bahsettiğim kitapta bu önermelerin birçoğu mevcut.
Cemil Meriç'in sevdiğim bi' sözü var:
"Konuştuğunuz Türkçe kadar size değer veririm"
Bu kadar insan bu mücadeleyi boş bi'
amaç silsilesi uğruna vermiş olamaz.
Bunun nüanslarını sorgulamamız ve
en önemlisi anlamlandırmamız dileğiyle.

__________________
- Dem bu dem, an bu an.
 
Alıntı ile Yanıt