|
Yanıt: Karalama Sayfası
Gerçekten şehrine bu kadar bağlı bir halk görmedim. Ben bu çok sevdiğim şehre birkaç ay sonra tamamen terk etmeyi düşünüyorum. Aşığı olduğum bu toprakları terk etmek istiyorum. "Ulan ne yaşamışız biz öyle" diyorum aklımdan. O gece aklıma geldi. O evden biz nasıl sağ çıktık? Aklımda deli sorular gerçekten. Bendeki de delilik depremden bir saat sonra yıkık dökük merdivenden çıkıp telefonumu alırken bir daha şiddetle vurmaya başladı dışarda herkes çığlık çığlığa bir şekilde dışarı attım kendimi.
Hatırlıyorum depremin ikinci günü. Hattı düşürebilen beni arıyordu. Hatta tanımadığım onlarca numara. Ara ara şebeke bir tık geliyordu smsler geliyordu. Dört yol ağzında duruyorum. Etrafıma bakıyorum yıkılan binalar, etrafında insanlar. Bağırış çağırış feryat figan. Kimisi sıkışmış AFAD yok. Su tesisatçı amcamlarımın hiltileri ile insanları çıkarmaya çalışıyorduk. Ceset çıkarabilenler oldu insan gibi gömülmediler. Beyaz çarşaf, eski somye üzerinde cenaze. Bir fatiha ile, halkın kendi açtıkları mezarlara defnedildiler. Bu şehre tırlarca kefen ve tabut geldi. Ama onun öncesi var.. yol kaldırımlarına taştı cesetler. Neymiş 55.000 kayıp varmış? Sırf Hatay içinde 50.000 den vefat var çok rahat.
Şimdi çadır da kalan ya yılan girerse diye korkuyor. Hasarsız veya az hasarlı evlerde kalan insanlar ise ya büyük deprem olursa diye korkuyor. Çünkü 2 şiddetinde bile çok kötü hissediliyor. Yerin altından gelen o ürkütücü ses ise daha korkutucu.
Bakıyorsunuz ayakta olan binalar var ama PVC camları, kapıları falan sökülmüş. Çünkü yıkımı bekliyor. Camları kapıları yerinde duran çok az ev var. Burası artık hayalet şehir kendine gelmesi 10 yılı bulur ve aşık olduğum bu şehri birkaç ay sonra temelli terk edecem. Geri döner miyim? Dönemem artık sanırım. Burda kaldıkça öfke saçıyorum aileme, akrabalarıma. Herkes başka şehrin bana iyi geleceğini söylüyor. Sanırım doğru.
__________________
- Dağ olsa taşıyamazdı, başımı bile eğmedim.
- Zehir ettiğiniz hayatlardan helallik beklemeyin.
- * Şüphe tek gerçektir.
|