|
Yanıt: Şiir Durağı
Bazı insanlar…
seni, hep orada olacak sandılar.
Gidişini hiç düşünmediler.
Çünkü varlığın, fazla alışıldık geldi onlara.
O kadar çok verdin ki,
elleri almaya alıştı…
kalpleri şükretmeyi unuttu.
Sen sustukça, “kırılmadı” sandılar.
Sen güldükçe, “acımıyor” sandılar.
Sen orada kaldıkça,
hep orada kalacağını sandılar…
Ama bilmediler.
Sen de insansın.
Senin de kalbin var…
Senin de yükün var…
Ve senin de bir sınırın var.
Şimdi buradan,
yavaşça uzaklaşmanı söylüyorum sana…
Birilerini cezalandırmak için değil,
kendini hatırlamak için…
Eğer varlığını fark etmeyenler varsa,
yokluğunu hediye et onlara.
Eğer seni doyasıya anlayamıyorlarsa,
kendini onlara daha fazla anlatma.
Çünkü bazı insanlar,
bir çiçeğin kokusunu ancak kuruduğunda anlar.
Gölgeni sadece güneş çekildiğinde fark eder.
Senin yokluğun,
bir kayıp değil;
bir uyanıştır.
Ve unutma…
Sen geri çekildikçe,
hakikat daha görünür olur.
Varlığını hafife alanlara,
yokluğunla dua et:
"Rabbim, kalbimi hafife alanları benden hafiflet…"
Kendini hatırla.
Sen bir nimet’sin.
Ve hiçbir nimet,
kıymetsizliğe reva değildir.
Artık orada durma.
Sana değer verilmesini bekleme.
Kalk, kendine doğru yürü.
Ve yol boyunca, seni hafife alan herkese
yavaşça veda et.
Bu, kırgınlık değil.
Bu, kendi kalbine saygı.
Ve bil ki…
Sen gittiğinde,
geride bıraktığın boşluk,
senin kıymetini anlatacak.
Ama o boşluk artık onların olsun.
Sen doluluğunu,
hak eden bir yere götür.
Ruhsal Rehber
__________________
İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir.
"Bakın benim parolam sevgidir. Ama ben şiddeti de yerine göre bir enstrüman olarak kullanırım."
|