SORGU ODASI
Ruhumun kemiğinde bir ilmek
İncecik dursa da sırtı halattan
Mahuruna susamış yolcu gibi
Sürgündür o bozkırın kanında
Hakikati arıyor ritmin bulvarında
Ağvanın aksine sızan yıldızlarda
Kim bilir, aradığını sanıyor belki
Bir imgenin suretini kavlayarak
Bu kozmoğrafyamın sanrıları kesik
Tabuları, beyhude bir erozyon çağı
Atlasımda kayıp bulutların evsizliği
Topraklarıma dadanmış kurak yelleri
Bent oldu bu bilinmezliğin balıkları
Çok seslilik devrimi var denizimde
Ve damarlarımda ve eklemlerimde
Ve hiç susmayan neokorteksimde
Kanatsız bir güverciniyim bu fecrin
Avuçlarımda yalpalanmış gaileler
Gökyüzünün rütbesiz bir vurgunu
Fezanın düş yüklü bir vagonuyum
Kompartımanı, buzul bir gezegen
Karlar altında beyaz ateş rüzgarı
Yıldızların ayrışmadığı bir körlük
Üşüten bir sessizliğe öykünmüş
ölümsüzlük, ölüm döşeğinde...
EAY | 23.