Tekil mesaj gösterimi
Alt 28 Mayıs 2025, 16:54   #1
Çevrimdışı
KoJiRo
Kırılmış bir kalbin hesabı, bu dünyaya ağır gelir.
Ruh HalimKeyifli
Meksika’daki Bir Mağarada 15. Yüzyıla Uzanan Doğurganlık Ritüelinin İzleri Keşfedildi




Meksika’daki Bir Mağarada 15. Yüzyıla Uzanan Doğurganlık Ritüelinin İzleri Keşfedildi
Www.TrendForum.Net

Meksika’nın Guerrero dağlarındaki Tlayócoc Mağarası’nda, yaklaşık 15. yüzyıla tarihlenen Mezoamerikan doğurganlık ritüeline ait eserler gün yüzüne çıkarıldı.



Meksika’nın Guerrero dağlarında yer alan ve yerel halk arasında “kötü hava” nedeniyle uzun süredir girilmekten kaçınılan Tlayócoc Mağarası’nda, Mezoamerikan döneme ait bir doğurganlık ritüelinin izlerine rastlandı.

Eylül 2023’te mağarayı keşfe çıkan Meksikalı kâşif Adrián Beltrán Dimas ve Rus speleolog Yekaterina Katiya Pavlova, mağaranın suyla dolu dar geçitlerinde ilerlerken tarihi bir bulguyla karşılaştı.

Girişine ulaşmak için en yakın dağ köyünden bir saatlik yürüyüş gereken mağara, yılanlar ve pumalarla dolu sarp arazide yer alıyor. İki dar girişten biri kullanılarak ulaşılan mağarada 150 metre ilerledikten sonra araştırmacılar, tavan ile su yüzeyi arasında yalnızca 15 santimetrelik bir boşluk bulunan dar bir havuzla karşılaştı.

Pavlova, “İçeri baktım, mağaranın devam ettiğini gördüm. Derin bir nefes alıp geçtim,” diyerek bu dar geçitten geçiş sürecini anlattı.



Yaklaşık 30 metre daha ilerleyen ikili, tavanın alçaldığı bir noktada çevreyi inceledikleri sırada, bir sarkıtın üzerine dikkatle yerleştirilmiş halkalar ve dev bir deniz kabuğu keşfetti.

Meksika’daki Mağarada Modern Atık Sanılan Nesneler, Tarihi Eser Çıktı

İlk anda 21. yüzyıla ait bir çöp zannettikleri nesnelerin aslında ustalıkla süslenmiş, tarihî bilezikler olduğu anlaşıldı. Pavlova, “Bu oldukça heyecan vericiydi,” ifadelerini kullandı.

Yüzeye döndüklerinde durumu Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü’ne bildirdiler. Mart 2025’te bölgeye gönderilen resmi arkeolog ve tarihçi ekibi, mağarada kapsamlı bir inceleme yaptı.

Yapılan incelemede, büyük olasılıkla Triplofusus giganteus türü deniz salyangozundan yapılmış üç adet kabuk bilezik, bir bilezik parçası, süslemeli ve delikli bir dev salyangoz kabuğu, karbonlaşmış küçük bir odun parçası, iki adet tam taş disk (pirit aynalarını andırıyor), altı disk parçası ve çeşitli tortu örnekleri bulundu.



Uzmanlar, eserlerin Postklasik döneme, yani 950 ile 1521 yılları arasına tarihlendiğini ve 16. yüzyıl kaynaklarında adı geçen Tlacotepehua kültürüne ait olduğunu değerlendiriyor. Bileziklerde bir insan figürü betimleniyor; bunun sabah yıldızıyla ilişkilendirilen bir tanrıyı temsil etme olasılığı bulunuyor. Kabukların üzerindeki süslemeler ise Quetzalcoatl veya Tlahuizcalpantecuhtli gibi Mezoamerikan tanrılarına işaret ediyor.

Doğurganlık Ritüeliyle Bağlantılı Olduğu Düşünülüyor

Bileziklerin sarkıtların üzerine yerleştirilmiş olması, araştırmacılara göre tesadüf değil. Mağaradaki sarkıtların fallik anlamlar taşıdığı ve bu halkaların doğurganlık ritüelinin bir parçası olarak yerleştirildiği düşünülüyor.

Arkeolog Pérez Negrete, konuya dair şu değerlendirmede bulundu:

“Ön-Hispanik kültürler için mağaralar kutsaldı, yeraltı dünyasıyla ilişkilendiriliyor ve yeryüzünün rahmi olarak kabul ediliyordu. Mezoamerikan mite göre, Quetzalcoatl yerin derinliklerinden mısır ve insan kemiklerini çıkararak hayatı, tarımı ve doğurganlığı başlattı. Bu alanda sembolik bir bütünlük söz konusu.”

Kaynak: IFL Science

__________________

İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir.
 
Alıntı ile Yanıt