Antik Mısır sanatında 5.000 yıl önce kullanılan sentetik pigment ‘Mısır mavisi’, bilim insanları tarafından yeniden üretildi.
Bilim insanları,
Antik Mısır döneminde yaygın olarak kullanılan ancak zamanla unutulmuş olan
Mısır mavisi adlı pigmentin formülünü yeniden üretmeyi başardı. Çalışma, Antik Mısır’a ait eserlerin incelenmesine ve modern teknolojik uygulamalara da kapı aralıyor.
Antik Mısır sanatçıları, MÖ 3100 yıllarına kadar uzanan süreçte Mısır mavisi olarak bilinen yapay pigmenti ahşap, taş ve kartonaj üzerine uyguladılar. Bu pigment ayrıca boncuk ve muskaların üretiminde de kullanıldı.
Dünyanın bilinen en eski sentetik pigmenti olan Mısır mavisi, pahalı indigo boyası ve Afganistan’dan getirilen değerli lapis lazuli taşı gibi doğal malzemelerin yerine kullanıldı. Antik Mısır dilinde “hsbd-iryt” olarak adlandırılan pigment, “yapay lapis lazuli” anlamına geliyor.
Antik Mısır’da Kullanılan Mısır Mavisi Yıllar İçerisinde Kayboldu
Mısır mavisi, yalnızca Mısır’da değil, Yunan ve Roma medeniyetlerinde de mozaiğe, fresklere ve mimari unsurlara uygulandı.
Gaius Plinius Secundus ve filozof Theofrastos gibi Antik Yunan düşünürleri tarafından da tarif edildi. Ancak Roma İmparatorluğu’nun çöküşü ile birlikte pigmentin kullanımına son verildi ve formülü Rönesans dönemine gelindiğinde tamamen unutulmuştu.
Washington Eyalet Üniversitesi’nden
Prof. John S. McCloy ve Smithsonian Enstitüsü Müze Koruma Enstitüsü’nden araştırmacı
Edward P. Vicenzi liderliğindeki ekip, pigmenti yeniden üretmek için çeşitli minerallerle deneyler yaptı.
Araştırmada kullanılan modern analiz teknikleri arasında termal analiz, XRD, lazer Raman spektroskopisi ve görünür ışık kaynaklı lüminesans görüntüleme bulunuyor.
Ekip, yaklaşık 1000°C sıcaklıkta fırında pişirilen silisyum dioksit, bakır oksit, azurit, malahit ve kalsiyum gibi çeşitli mineral kombinasyonlarını test etti. Bu işlemler sırasında eski Mısırlıların kullandığı yöntemler simüle edildi.
Beklenmeyen Bulgular Bilim İnsanlarını Şaşırttı
Sonuçlar, elde edilen pigmentlerin içeriğinde yalnızca yaklaşık %50 oranında mavi bileşenin yeterli olduğunu ortaya koydu. McCloy, “Her pigment parçacığında farklı maddeler olduğunu görmek şaşırtıcıydı; kesinlikle homojen değildi,” şeklinde açıklamada bulundu.
Başlangıçta bir müze sergisi için hazırlanan çalışma, pigmentin optik, manyetik ve biyolojik özelliklerinden dolayı daha geniş çaplı teknolojik uygulamalara imkân tanıyor.
Pigment, insan gözünün göremediği yakın kızılötesi ışığı yayıyor. Bu özellik, parmak izi tespitinde ve sahteciliği önleyici mürekkeplerin geliştirilmesinde kullanılabilir. Ayrıca yüksek sıcaklık süperiletkenleri ile benzer bir kimyasal yapıya sahip.
Sergide Yer Alacak
Araştırmanın sonuçları, ABD’nin Pensilvanya eyaletinde bulunan Pittsburgh’daki Carnegie Doğa Tarihi Müzesi’nde uzun süreli Antik Mısır sergisinde ziyaretçilere sunulacak. Renk örnekleri, 2026 yılı sonunda kalıcı bir sergide de yer alacak.
McCloy, çalışmanın önemini, “Bu çalışma, modern bilimin Antik Mısır eserlerindeki gizli hikâyeleri nasıl ortaya çıkarabileceğini gösteren iyi bir örnektir,” sözleriyle vurguladı.
Kaynak:
Art Net