Tekil mesaj gösterimi
Alt 20 Temmuz 2025, 14:02   #1
Çevrimdışı
KoJiRo
Kırılmış bir kalbin hesabı, bu dünyaya ağır gelir.
Ruh HalimKeyifli
Antarktika’nın İlk Keşfi Eski Maori Efsanelerinde Gizli Olabilir




Antarktika’nın İlk Keşfi Eski Maori Efsanelerinde Gizli Olabilir
Www.TrendForum.Net

Eski bir Maori efsanesi, Hui Te Rangiora adlı denizcinin Antarktika’yı Avrupalılardan yaklaşık 1.000 yıl önce keşfetmiş olabileceğini öne sürüyor.



Maori kültürüne ait sözlü anlatımlar, bilim dünyasında yeniden değerlendirilmeye başlandı. Antarktika’nın tarihine dair varsayımlar, bu kadim mirasla birlikte farklı bir boyut kazanıyor.

Kaptan James Cook 1773 yılında Antarktik çemberini geçen ilk kayıtlı Avrupalı kâşif oldu. Ancak Antarktika’nın ilk kesin gözlemi 1820 yılına kadar gerçekleşmedi. Rus kaşif Thaddeus von Bellingshausen, Antarktika’ya yaptığı bir keşif gezisi sırasında “aşırı yüksek bir buz kıyısı” gördüğünü anlattı. Sonraki on yıllarda ve yüzyılda, insanlar bazen hayatlarını feda ederek bu kıtayı daha da keşfettiler.

Yeni Zelanda’daki Manaaki Whenua Landcare Research kurumundan Priscilla Wehi liderliğindeki bir ekip tarafından yürütülen araştırmaya göre ise eski bir Maori efsanesi, Polinezyalı kâşif Hui Te Rangiora’nın Antarktika’yı Avrupalılardan yaklaşık 1.000 yıl önce keşfetmiş olabileceğini öne sürüyor.

Maori Anlatılarındaki Efsanevi Denizci, Antarktika’yı Keşfetmiş Olabilir

Journal of the Royal Society of New Zealand dergisinde yayımlanan çalışmaya göre araştırmacılar, Maori anlatılarında geçen efsanevi denizci Hui Te Rangiora’nın Te Ivi o Atea adlı gemisiyle Pasifik’teki adalar arasında seyahat ettiğini ve bazı anlatılara göre güneye, Antarktika sularına kadar ilerlediğini belirtiyor.



Anlatılarda, Hui Te Rangiora’nın gördüğü yerler, Antarktika’nın karakteristik özelliklerini andırıyor:

“Rapa’nın ötesindeki denizde yükselen kayalıklar; devasa denizler; o dağ gibi dalgaların içinde yaşayan, saçları suda ve deniz yüzeyinde dalgalanan kadın; ve derinlere dalan aldatıcı deniz hayvanının bulunduğu donmuş pia denizi – güneşin ulaşamadığı sisli, puslu ve karanlık bir yer. Diğer şeyler ise zirveleri gökyüzünü delen kayalar gibidir, tamamen çıplaktır ve üzerlerinde bitki örtüsü yoktur.”

Araştırmacılar, bu tariflerin buz dağları, deniz canlıları ve Antarktika’nın uzun kışı sırasında görülen karanlık ortamı tanımlıyor olabileceğini ifade ediyor.

Araştırma ekibine göre bölgeye verilen Maori isimlerinden biri olan “Te tai-uka-a-pia” da (donmuş okyanus) Antarktika keşfinin işareti olabilir. Bu terim, “pia” kelimesi üzerinden “kazındığında kar gibi görünen Ararot bitkisi” anlamına geliyor.

Yeni Zelanda’nın Güney Adası’nın en güney ucundaki Bluff’ta bulunan ve “pou whakairo” (oymalı direk) olarak bilinen yapı, güney okyanuslarının koruyucusu olarak Tamarereti’yi simgeliyor. Ngāi Tahu gibi büyük Maori kabileleri, bu erken dönem kaşifleri ve seferleri ile ilgili sözlü bilgilere sahip.

Şüpheli Yaklaşım Sürüyor

Anlatılar bilimsel açıdan büyük ilgi çekse de, yeterince destekleyici somut kanıt bulunmadığından bazı uzmanlar şüphelerini dile getiriyor.

Yeni Zelandalı antropolog Sör Peter Buck, “Eğer güneye yapılan seyahatler Avrupalı öncesine aitse, bu iki yolculuk Polinezyalıların giyim koşulları düşünüldüğünde olağanüstü dayanıklılık örnekleri olarak değerlendirilebilir,” şeklinde yorum yaparken efsanelerin sonradan Avrupalı balinacılar ve öğretmenlerden edinilen detaylarla süslenmiş olabileceğine de dikkat çekiyor.



Kaynak: IFL Science

__________________

İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir.
 
Alıntı ile Yanıt