Moa kuşunun genetik mühendislikle yeniden hayata döndürülmesi hedefleniyor. Bilim insanları, nesli 600 yıl önce tükenen canlı üzerinde çalışmalara başladı.
ABD merkezli
Colossal Biosciences şirketi, yaklaşık 600 yıl önce nesli tükenen dev Moa kuşunun yeniden canlandırılması için girişimde bulunduğunu duyurdu.
Asırlar önce Yeni Zelanda’da yaşamış ve boyu 3 metreden fazla olan Moa kuşu, şirketin daha önce neslini diriltmeyi planladığı yünlü mamut, dodo kuşu ve Tazmanya kaplanının arasına katıldı.
Şirket son olarak
George R.R. Martin ve
Peter Jackson’ın da yatırımcıları arasında bulunduğu ulukurtların hayata döndürülmesi projesi ile gündeme gelmişti.
Colossal Biosciences, dev Moa kuşunu yeniden hayata döndürme projesini, Yeni Zelanda’daki Canterbury Üniversitesi’ne bağlı Ngāi Tahu Araştırma Merkezi ile ortaklaşa yürütüyor.
Dev Moa Kuşu için 15 Milyon Dolar Finansman Sağlandı
Yaklaşık 15 milyon dolar finansman sağlayan projede, şirketin yatırımcıları arasında yer alan film yapımcısı
Peter Jackson da yer alıyor.
Jackson konuyla ilgili olarak, “Birkaç yıl içinde bir Moa’yı yeniden görebilme umudu, bana herhangi bir filmin verebileceğinden daha fazla keyif ve tatmin sağlıyor,” açıklamasında bulundu.
Proje kapsamında fosillerden elde edilen DNA örnekleri kullanılacak ve bu DNA, Moa kuşunun yaşayan en yakın akrabası olan emunun genleri üzerinde düzenleme yapılarak canlandırılmaya çalışılacak. Genetiği değiştirilmiş kuşların, kontrollü alanlarda doğaya bırakılması hedefleniyor.
Uzmanlar Eleştirel Yaklaşıyor
Colossal’ın “nesli geri döndürme” iddiaları, bilim çevrelerinde şüpheyle karşılanıyor. Sheffield Üniversitesi’nden evrim biyoloğu
Dr. Tori Herridge, bu girişimlerin gerçekten nesli tükenmiş türleri diriltmediğini, sadece yeni ve genetiği değiştirilmiş organizmalar oluşturduğunu ifade ediyor.
Herridge, “Nesli tükenmiş türleri geri getirme mümkün mü? Hayır, değil. Yapabileceğiniz şey, eski bir türe benzer bazı özellikler taşıyan genetiği değiştirilmiş bir organizma yaratmak olacaktır,” şeklinde konuşuyor.
Uluslararası Doğa Koruma Birliği’nden
Aroha Te Pareake Mead ise “nesli geri döndürme” teriminin yanlış ve yanıltıcı olduğunu belirtiyor. Mead, “Moa’yı geri getirmek mi? Nereye? Nasıl bir yaşam kalitesine? Serbestçe dolaşmaları mümkün mü?” sorularıyla projenin etik ve çevresel boyutlarını eleştiriyor.
%99,9 Benzerlik Hedefleniyor
Projede görev alan
Profesör Andrew Pask, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan türlerin kaybettikleri genetik çeşitliliği geri kazanmanın tek yolunun bu tür projeler olduğunu savunuyor.
Pask, “İmkânsız demek doğru değil. Bu zor ve karmaşık, ancak bunu yapmak için gerekli tüm araçlara sahibiz. Moa veya mamut gibi türlere %99,9 benzer bir genom oluşturabilirsek, bu hayvan orijinal türe oldukça yakın olacaktır,” ifadelerini kullanıyor.
Otago Üniversitesi’nden antik DNA uzmanı
Doçent Dr. Nic Rawlence ise Moa kuşunun geri getirilme şansının oldukça düşük olduğunu savunuyor.
“Başarı şansı çok düşük bir Jurassic Park vakası,” yorumunu yapan Rawlence, genetik farklılıkların milyonlarca sayıda olduğunu belirterek yapılabilecek değişikliklerin sadece yüzeysel olacağını söylüyor.
Projeye ilişkin detaylar, bilim çevrelerinde önemli tartışmalara yol açarken biyoçeşitlilik krizine yönelik çözümler üzerinde yeni bir tartışma başlatmış durumda.
Kaynak:
The Guardian