183 milyon yıllık bir ihtiyozor fosili, bugüne dek bu türde rastlanan en iyi korunmuş yumuşak doku örneklerini barındırıyor.
Bilim insanları, Jura dönemine ait dev bir ihtiyozor fosili üzerinde şimdiye dek eşi benzeri görülmemiş yumuşak doku kalıntıları keşfetti. Deri yapısı, iç organları ve hatta avlarına fark ettirmeden yaklaşmasını sağlayan kamuflaj kabiliyetiyle bu antik deniz sürüngeni, sadece iskeletiyle değil, neredeyse tüm beden hatlarıyla günümüze ulaştı.
Almanya’nın güneyinde bir yol yapım çalışması sırasında parçalar halinde bulunan fosil, özel bir koleksiyoncunun dikkatini çekti. Fosil daha sonra yumuşak doku kalıntıları üzerine çalışmalar yapan
Dr. Johan Lindgren’in laboratuvarına ulaştı. Lindgren fosili ilk incelediğinde oldukça şaşırtıcı özellikler tespit etti.
183-181 milyon yıl öncesine tarihlenen fosil, bir metre uzunluğundaki ön yüzgece ait.
Dr. Dean Lomax, “Bu örnek, yaşayan veya soyu tükenmiş hiçbir hayvanda gözlemlenmemiş özellikler içeriyor,” açıklamasında bulundu. Fosilin en dikkat çekici özelliği, yüzgecin arka kenarındaki testere benzeri çıkıntılar ve bugüne kadar hiç görülmemiş kıkırdak yapıları.
Deniz Canavarının Fosili, Sessiz Avlanma Tekniğinin Nasıl Olduğunu Gösterdi
Bilgisayar analizleri, yüzgeçteki bu olağandışı tırtıklı yapının suyun akışını manipüle ederek hayvanın yüzme sesini azalttığını gösteriyor. Bu özellik antik deniz sürüngenine benzersiz bir gizli saldırı yeteneği kazandırıyordu. Modern deniz memelilerinden katil balinalar ve yunusların derisinde de yüzme sırasında sürtünmeyi azaltan küçük çıkıntılar bulunuyor.
Temnodontosaurus türüne ait olan fosil, ihtiyozorların en büyük türlerinden birine ait. Yaklaşık 9 metre uzunluğunda olan tür, dünya tarihinde bilinen en büyük gözlere sahip canlı olarak kayıtlara geçti. Lindgren, “Tabak büyüklüğünde gözlerden bahsediyoruz,” dedi ve bu özelliğin baykuşlar ve dev kalamarlar gibi karanlıkta avlanan diğer canlılarda da görüldüğünü belirtti.
Yüzgecin son çeyreğinde kemik yapı yerine sadece kıkırdak doku bulunması da araştırmacıları şaşırttı. Her bir tırtığı destekleyen iğne benzeri kıkırdak yapılar, daha önce hiç görülmemiş bir özellik olarak dikkat çekiyor. Araştırmacılar bu yapılara, yumuşak malzemeden esinlenerek “kondroderm” adını verdi.
Antik Deniz Avcısının Modern Teknolojiye İlham Veren Özellikleri
Modern pervanelerde ve türbinlerde de ses azaltmak için benzer tırtıklı kenarlar kullanılıyor. Araştırma ekibi fosildeki yüzgecin su içindeki hareketini incelemek için ihtiyozorların tahmini yüzme hızlarını ve yüzgeçteki tırtıkların harekete etkisini hesaba kattı. Fosilin düzleşmiş olması nedeniyle gerçek genişliğini belirlemekte zorlanan ekip, hesaplamalarında modern bir mink balinasının yüzgeç genişliğini referans aldı.
Dr. Lomax, “Fosil, bu canlıları yeniden yapılandırma şeklimizi devrimselleştirecek,” değerlendirmesinde bulundu. İhtiyozorların kökeni hakkında hâlâ gizemini koruyan noktalar olduğunu belirten Lomax, “Belki bu olağandışı yapılar, daha eski canlılardaki benzer özellikleri ortaya çıkarmamıza yardımcı olacak ve arkaik bir bağlantı sağlayacak,” dedi.
Oslo’daki Norveç Paleontoloji Merkezi’nden araştırmaya dahil olmayan
Dr. Lene Liebe Delsett, keşfin soyu tükenmiş canlılardaki duyusal adaptasyonları düşünmek için yeni bir bakış açısı sunduğunu ve fosilleşmiş yumuşak dokuları bulmanın önemini vurguladığını belirtti.
Kaynak:
IFL Science