Yaş aldıkça fark ediyorum ki herkesle aynı masada oturmak, aynı dili konuştuğumuz anlamına gelmiyor. Dedikoduya doyup susamayan, başkasının acısından beslenen, manipülasyonla yol alan insanlarla aynı yolda yürümek istemiyorum. Seçimlerime saygı duymayan, hatasını kabullenmeyip suçu başkasına yıkan, her tartışmada mağdur rolüne sığınanlara karşı sınırlarımı netleştiriyorum. Egoların yarıştığı değil, kalplerin dinlendiği yerlerde var olmayı seçiyorum. Çünkü ruhumun gürültüyle işi yok, sessizliğe ihtiyacı var...