İznik yakınlarında bulunan 3. yüzyıla ait fresk, İsa’yı “İyi Çoban” olarak Roma tarzında betimliyor. Keşif, Anadolu’daki erken Hıristiyanlık ikonografisine dair nadir bir örnek sunuyor.
İznik yakınlarındaki Hisardere köyünde yer alan bir yeraltı mezarında çalışan arkeologlar, Anadolu’nun erken Hıristiyanlık dönemine ait en önemli buluntulardan birini gün yüzüne çıkardı.
MS 3. yüzyıla, yani Hıristiyanların Roma İmparatorluğu’nda hâlâ zulüm gördüğü bir döneme tarihlenen mezarda; İsa Peygamberi genç, sakalsız ve toga giymiş bir Romalı olarak, omuzlarında bir keçi taşırken betimleyen nadir bir “İyi Çoban” freski keşfedildi.
Hıristiyanlık tarihinde önemli bir yere sahip olan İznik, MS 325 yılında düzenlenen İznik Konsili’ne ev sahipliği yapmış ve bugün milyonlarca Hıristiyan tarafından hâlen okunan İznik İnanç Bildirisi’nin kabul edildiği yer olarak biliniyor. Bu nedenle söz konusu tarihî keşif, kentin dinî ve kültürel mirasına yeni bir boyut kazandırıyor.
Önceki ay İznik Konsili’nin 1700. yıl dönümü vesilesiyle kenti ziyaret eden
Papa XIV. Leo, Doğu ve Batı kiliselerinden patrik ve rahiplerle birlikte, Hıristiyanların yeniden birleşmesi için dua etti. Bu ziyaret sırasında Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan, “İyi Çoban” freskinin bir çini reprodüksiyonunu
Papa XIV. Leo’ya hediye etti.
Kazı ekibinin başında yer alan arkeolog Gülşen Kutbay, eserin “bölgedeki türünün tek örneği” olabileceğini belirtiyor. Dar mezar odasının duvarları ve tavanı, kuş ve bitki motifleriyle süslenmiş olup, soylu erkek ve kadın portreleri ile köle hizmetkârların tasvirleri de duvarlarda yer alıyor.
İsa’nın Roma Tarzı Tasviri: Erken Dönem Hıristiyanlık Sembolizmi
Haçın Hıristiyanlığın evrensel sembolü olarak yaygın kullanımından önce, “İyi Çoban” motifi inancın ifadesinde, koruma, kurtuluş ve ilahi rehberliği simgelemekte kilit bir rol oynadı. Anadolu’da bu tarz tasvirlerin çok az örneği bulunuyor. Hisardere’de bulunan fresk, günümüze kadar en iyi korunmuş haliyle ulaşan nadir örnekler arasında yer alıyor.
İznik Müzesi’nden arkeolog
Eren Erten Ertem, fresklerin “geç paganizmden erken Hıristiyanlığa geçişi yansıttığını ve ölülerin ahirete olumlu ve uygun bir şekilde uğurlanışını betimlediğini” ifade etti.
Kazı çalışmaları sırasında beş bireye ait iskelet kalıntıları da ortaya çıkarıldı. Antropolog
Ruken Zeynep Köse, kötü koruma koşulları nedeniyle iki iskeletin yaşının belirlenemediğini, diğer üçünün ise iki genç yetişkin ve altı aylık bir bebeğe ait olduğunu açıkladı.
Anadolu, Hıristiyanlık tarihinde önemli olaylara tanıklık etti:
Aziz Pavlus Tarsus’ta doğdu,
Aziz Yuhanna son yıllarını Efes’te geçirdi ve rivayete göre Meryem Ana da son günlerini aynı şehrin yakınlarında yaşadı.
Kaynak:
Euronews