Pompeii’de hayatını kaybedenlerin kalın yün giysiler giymesi, Vezüv Yanardağı’nın patlama tarihinin sanılandan farklı olabileceğini düşündürüyor.
Pompeii kurbanlarının alçı kalıpları üzerinde yapılan yeni bir analiz, kurbanların kalın yünlü giysiler giydiğini ortaya çıkardı. Keşif, Vezüv patlamasının yaz aylarında değil, sonbahar veya kışın gerçekleştiği tezini güçlendiriyor.
Antik Roma döneminin en büyük doğal felaketlerinden biri olan Vezüv Yanardağı patlaması, aradan geçen yaklaşık 2.000 yıla rağmen hâlâ araştırmacılar için gizemini koruyor. Yanardağın patlamasıyla ilgili tek birinci el kaynak olan Genç
Plinius’un mektuplarında belirtilen 24 Ağustos tarihi, son yıllarda yapılan arkeolojik bulgularla sorgulanmaya başlandı.
79 yılında Vezüv Yanardağı patladığında, antik Roma şehri Pompeii ve sakinleri volkanik kül ve enkazın altına gömüldü. Yüzyıllardır, Genç Plinius’un mektuplarına dayanarak felaketin 24 Ağustos tarihinde gerçekleştiği kabul ediliyordu. Ancak İspanya’daki Valencia Üniversitesi’nden araştırmacıların yaptığı yeni bir çalışma, bu tarihi bir kez daha tartışmaya açtı.
Prof. Llorenç Alapont liderliğindeki araştırma ekibi, 1975 yılında Pompeii’nin Porta Nola Nekropolü’nde bulunan 14 alçı kalıbı inceledi. Kalıplar üzerinde yapılan detaylı analizler, kurbanların o gün kalın yünlü tunikler ve pelerinler giydiğini ortaya çıkardı. İncelenen kalıpların dördünde, giysilerin sadece türü değil, kumaşın dokunma tekniği de tespit edilebildi.
Pompeii’nin Son Günlerinden Yeni Bulgular Tartışma Yarattı
Araştırmacılar kurbanların giysilerinin koruyucu bir amacı olabileceğini düşünüyor. Yanardağın püskürttüğü zehirli gazlar ve yüksek ısıdan korunmak için kalın yünlü giysiler tercih edilmiş olabilir. Volkanik püskürmenin yaklaşık 34 kilometre yüksekliğe ulaştığı ve modern yolcu uçaklarının seyir irtifasının üç katına çıktığı tahmin ediliyor.
İncelemeler, bina içinde veya dışında bulunan kurbanların aynı tür giysileri giydiklerini gösteriyor. Bu da ya insanların bu kıyafetlerle uyuduklarını ya da felaket anında üzerlerini değiştirmeye fırsat bulamadıklarını düşündürüyor.
Arkeologlar son yıllarda Pompeii’de bulunan başka kanıtların da patlamanın sonbaharda gerçekleşmiş olabileceğini desteklediğini belirtiyor. Kazılarda bulunan sonbahar meyveleri, evlerdeki közlü mangallar ve şarap fermantasyon kaplarının varlığı bu görüşü güçlendiriyor. Ayrıca bir duvarda bulunan ve kömürle yazıldığı tahmin edilen bir yazıtta
17 Ekim tarihi geçiyor.
Giuseppe Fiorelli’nin 19. yüzyılın ortalarında geliştirdiği teknikle şimdiye kadar 100’den fazla kurbanın alçı kalıbı çıkarıldı. İtalyan yazar
Luigi Settembrini, 1863’te bu kalıplar için şöyle yazmıştı:
“Bu deforme olmuş figürleri görmek ve etkilenmemek imkânsız. 18 yüzyıldır ölüler, ama ıstırap içinde görülen insanlar bunlar. Bu sanat değil, taklit değil; bunlar onların kemikleri, alçıyla karışmış et ve giysi kalıntıları. Bu, beden ve biçim kazanan ölüm acısı.”
Araştırma sonuçları henüz hakemli bir dergide yayımlanmadı. Ancak bulgular, İtalya’da düzenlenen Vezüv Yanardağı Patlaması’nın Tarihi Uluslararası Kongresi’nde sunuldu.
Kaynak:
Smithsonian Mag