Mısır’da bulunan 4.500 yıllık tapınak, Güneş Tanrısı Ra kültüne ve Antik Mısır’da astronomi, ritüel ve gündelik yaşamın nasıl iç içe geçtiğine ışık tutuyor.
Mısır’da, güneş tanrısı Ra’ya adanmış yaklaşık 4.500 yıllık bir tapınağın kalıntıları gün yüzüne çıkarıldı.
Araştırmacılar, tapınağın uzun süre alüvyon altında kaldıktan sonra yeniden ortaya çıkarıldığını bildiriyor. Aktarılanlara göre ziyaretçiler bir dönem tapınağın çatısına çıkarak gökyüzü gözlemi yapıyordu.
Yapının kalıntıları, Mısır’ın başkenti Kahire’nin yaklaşık 15 kilometre güneyinde yer alan Abu Ghurab bölgesinde bulundu. Alanın, Nil Nehri’nin yaklaşık 8 kilometre batısında konumlandığı aktarıldı.
Mısır Turizm ve Antik Eserler Bakanlığı’nın açıklamasına göre 1.000 metrekareyi aşan bu büyük yapı, güneş tanrısı Ra’ya adanmış bir tapınak kompleksi olarak değerlendiriliyor.
Kayıp Güneş Tapınağı Firavun Nyuserre Ini Döneminde İnşa Edildi
Yetkililer, tapınağın Mısır’ın 5. Hanedanı döneminde hüküm süren Firavun Nyuserre Ini’nin emriyle yaptırıldığını belirtti. Nyuserre Ini’nin yaklaşık MÖ 2420–2389 yılları arasında hüküm sürdüğü kaydedildi.
Bakanlık, yapıda dini etkinliklere dair “kamuya açık bir takvimin” taş bloklar üzerine işlendiğini ve astronomik gözlemler için kullanıldığı belirtilen bir çatı bölümünün bulunduğunu bildirdi.
Paylaşılan fotoğraflar, alanda iyi korunmuş bazı unsurların ortaya çıkarıldığını gösteriyor. Kazılarda hiyeroglifli duvar parçaları ile seramik kırıkları tespit edildi.
Bakanlık, sosyal medya üzerinden paylaştığı açıklamada tapınağın mimari planına dikkat çekerek, “Benzersiz bir mimari plana sahip olması, onu vadi bölgesinin en büyük ve en öne çıkan tapınaklarından biri hâline getiriyor,” ifadelerini kullandı.
Aynı açıklamada, “Gösterişli beyaz kireçtaşından yontulmuş taş parçaları da büyük miktarda seramikle birlikte bulundu,” denildi.
1901’de İşaretlenmişti, Kazılar 2024’te Hız Kazandı
Alan, 1901 yılında Ludwig Borchardt tarafından tespit edilmişti. Ancak yeraltı su seviyesinin yüksekliği nedeniyle uzun süre kapsamlı kazı yapılamadığı belirtildi.
Bakanlık, 2024’te başlayan son kazı çalışmalarında tapınağın yarıdan fazlasının, daha önce çökelti altında kaldığı yerden çıkarıldığını açıkladı.
Çalışmalar kapsamında tapınağın giriş bölümünün ortaya çıkarıldığı; özgün giriş zeminine ulaşıldığı ve giriş sundurmasına ait olduğu düşünülen dairesel bir granit sütun kalıntısının bulunduğu aktarıldı.
Ayrıca koridor duvarlarının orijinal taş kaplamasının bölümleri, granit şingıllar ve kapı öğeleri gibi çeşitli mimari unsurların da gün yüzüne çıkarıldığı bildirildi.
Nil Bağlantısı Dikkat ÇEkti
Kazılarda, tapınağın kuzeybatı kesiminde çatıya çıkan bir iç merdivenin kalıntılarının tespit edildiği, bunun muhtemelen ikinci bir girişle ilişkili olabileceği belirtildi. Bunun yanında, tapınağı Nil Nehri’ne ya da nehrin kollarından birine bağlamış olabileceği düşünülen bir eğimli geçit de belirlendi.
Kazıların eş yöneticilerinden arkeolog
Massimiliano Nuzzolo, Live Science’a verdiği demeçte şu değerlendirmeyi yaptı:
“Vadi tapınağının çatısı muhtemelen astronomik gözlemler için kullanılıyordu, ancak festivallerin kutlanması için kullanılmıyordu.”
Nuzzolo, alt seviyenin kullanımına ilişkin ise şu bilgiyi paylaştı:
“Alt seviye, Nil’den ya da daha olası olarak yan kanallarından birinden yaklaşıp gelen tekneler için bir yanaşma iskelesi olarak kullanılıyordu.”
Tapınak Daha Sonra Yerleşim Yerine Dönüştürülmüş Olabilir
Sefer sırasında, modern satrancı andıran antik Mısır oyunu “Senet”e ait iki ahşap parça da dahil olmak üzere dikkat çekici bir eser grubu bulundu. Massimiliano Nuzzolo, bu buluntuların sonraki döneme işaret edebileceğini belirterek şunları söyledi:
“Böylece kutsal alan bir konut hâline geldi ve yerel [oyunlar] arasında muhtemelen senet oynamak en sevilenlerden biriydi.”
Ön değerlendirmelere göre tapınak, ibadet işlevinin sona ermesinin ardından küçük bir yerleşim alanına dönüştürülmüş ve yerel halk tarafından kullanılmış olabilir.
Bakanlık, ilerleyen kazı sezonlarında çalışmaların süreceğini ve önemli arkeolojik alanın daha fazla unsurunun ortaya çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti.
Açıklamada, “Yeni ayrıntıların perdesini aralamak, Antik Mısır’daki Güneş Tapınaklarının kökeni ve evrimini anlamaya çok şey katacak,” denildi.
5. Hanedan’ın Ra ile Güçlü Bir Bağ Kurduğu Biliniyor
Firavun Nyuserre Ini, Mısır’ın 5. Hanedanı’nda yaklaşık 150 yıl süren yönetim döneminin dokuz kralından altıncısı olarak anılıyor. Bu hanedan döneminde firavunların Ra ile güçlü bir bağ kurduğu, güneş tanrısı onuruna tapınaklar inşa ettirdiği belirtiliyor.
Dönemin inançlarına göre Ra, tanrıların kralı ve tüm yaratılışın babası olarak görülüyor; aynı zamanda güneşin hareketlerini yöneten ilahi güç kabul ediliyordu. Çöl koşullarında tarıma dayalı bir toplum olan antik Mısır için güneş ve Nil’in, yaşamın sürdürülmesinde merkezi bir rol oynadığı; ekmek, bira ve sebze gibi temel ihtiyaçların nehir çevresindeki verimli topraklardan karşılandığı ifade ediliyor.
Haberde ayrıca biranın yalnızca günlük beslenmenin bir parçası olmadığı, “bu yaşamda ve öteki yaşamda” elit ziyafetleri ve defin ritüellerinde önemli bir konuma sahip olduğu aktarılıyor. Bu biranın genellikle buğday, arpa ve otlardan üretilen; düşük alkollü, bulanık ve tatlı, “yoğun bir lapa” kıvamında olduğu belirtiliyor.
Kaynak:
Daily Mail