Yeni bir araştırma, evrenin “simetrik” olduğu varsayımını sorgulatıyor. Bulgular, kozmolojinin temel modeli için ciddi bir kriz anlamına gelebilir.
Yeni araştırmalar evrenin “asimetrik” olabileceğini gösteriyor. Uzak madde dağılımının Büyük Patlama radyasyonuyla uyuşmaması, kozmolojinin standart modelini temelden sarsabilir.
İnsanlık tarihinde bilimsel keşifler sürekli olarak yerleşik inançları değiştirdi. Dünya’nın evrenin merkezi olmadığının anlaşılması ya da Güneş’in galaksinin merkezinde yer almadığının keşfi gibi buluşlar, kozmolojik anlayışımızı sürekli güncelledi. Şimdi ise yeni bir bilimsel çalışma, evren hakkındaki temel varsayımlarımızı sorgulatıyor.
Modern kozmolojinin temeli olan “standart model” (Lambda-CDM), evrenin büyük ölçekte her yönde aynı göründüğü ve homojen olduğu varsayımına dayanır. Ancak uluslararası bir araştırma ekibinin Reviews of Modern Physics dergisinde yayımladığı yeni çalışma, bu temel varsayıma şimdiye kadarki en ciddi meydan okumalardan birini getiriyor.
Oxford Üniversitesi’nden Emeritus Profesör
Subir Sarkar önderliğindeki araştırma ekibi, “kozmik dipol anomalisi” olarak adlandırılan bir fenomen üzerine odaklandı. Bu anomali, Büyük Patlama’dan kalan kozmik mikrodalga arka plan (CMB) radyasyonundaki sıcaklık farklılıkları ile uzak galaksiler ve kuasarların dağılımı arasındaki uyumsuzluğu işaret ediyor.
Evren Aslında Simetrik Değil mi?
CMB radyasyonunda gökyüzünün bir tarafının diğer tarafına göre binde bir oranında daha sıcak olduğu tespit edildi. Ellis ve Baldwin’in 1984’te önerdiği teste göre eğer evren gerçekten simetrik ise, uzak astronomik kaynakların dağılımında da benzer bir varyasyon görülmeli. Ancak yeni veriler bu beklentiyi doğrulamıyor.
Araştırmacılar, farklı dalga boylarında gözlem yapan yer teleskopları ve uydulardan elde edilen verilerin tutarlı sonuçlar verdiğini belirtiyor. Bu da anomalinin teknik bir hatadan kaynaklanmadığını gösteriyor.
“Kozmik dipol anomalisi, astronomik topluluk büyük ölçüde görmezden gelse de, standart kozmolojik modele ciddi bir meydan okuma olarak karşımızda duruyor” diyen Profesör Sarkar, sorunun basit bir şekilde çözülemeyeceğini vurguluyor.
Yeni Uydu ve Gözlemevleri Sorunun Cevabını Daha Hızlı Verebilir
Yakın gelecekte devreye girecek
Euclid ve
SPHEREx uyduları ile
Vera Rubin Gözlemevi ve Square Kilometre Array teleskoplarından gelecek yeni veriler, söz konusu soruna ışık tutabilir. Araştırmacılar, yapay zekâ ve makine öğrenmesi teknolojilerinin de yardımıyla yeni bir kozmolojik model geliştirilebileceğini öngörüyor.
Bulguların doğrulanması durumunda, sadece Lambda-CDM modelinin değil, tüm FLRW (Friedmann-Lemaître-Robertson-Walker) tanımlamasının terk edilmesi ve kozmolojik anlayışımızın baştan yazılması gerekebilir. Bu da temel fizik ve evren anlayışımız üzerinde devrim niteliğinde değişikliklere yol açabilir.
Kaynak:
Science Alert