İngiltere’de bir müze çekmecesinde yeniden incelenen fosiller, 37 milyon yıllık “tuhaf” bir yılan türünün varlığını ortaya koydu.
İngiltere’de bulunan ve yaklaşık 37 milyon yıl öncesine tarihlenen yeni bir yılan türü, bir müze koleksiyonundaki çekmecede yeniden incelenirken tanımlandı. Bilim insanları, Comptes Rendus Palevol dergisinde yayımlanan makalede fosilin anatomisini olağandışı ve alışılmadık olarak tanımladı.
Yeni yılan türü,
Paradoxophidion richardoweni adıyla bilim dünyasına kazandırıldı.
Polonya Bilimler Akademisi’nden
Dr. Georgios Georgalis, keşfin nasıl gerçekleştiğini şu sözlerle anlattı:
“Londra’daki Doğal Tarih Müzesi’ni ziyaret etmek, orada araştırma yapmak bir yana benim çocukluk hayalimdi. Bu yüzden koleksiyonda bu çok tuhaf omurları görüp yeni bir şeye ait olduklarını anladığımda, bu harika bir histi.”
Yeni Yılan Türü Adını Gizemli Yapısından Alıyor
Fosil materyalinin kökeni, 1981’de İngiltere’nin güney kıyısındaki
Hordle Cliff’te yapılan buluntulara dayanıyor. Yeni tür, yalnızca 31 küçük omur (vertebra) parçasıyla tanımlandı. Araştırmacılar, bazı yılan türlerinde 500’den fazla omur bulunabildiğini; az sayıda türde ise bu sayının 175’in altına düştüğünü hatırlatıyor.
Bireye ait bir kafatası parçası bulunmadığı için neyle beslendiğini doğrudan anlamak mümkün değil. Buna karşılık, omurların yeterince bütün olduğu ve tek bir türe ait olduğunun söylenebildiği; ancak belirgin biçimde “özelleşmiş” bir yaşam tarzına ya da belirli bir habitat uyumuna işaret eden net izler taşımadığı belirtiliyor.
Araştırmacılar, bu belirsizliklerin tür adına da yansıdığını ve Paradoxophidion adının “paradoksal yılan” anlamına geldiğini belirtiyor.
Farklı Yılan Gruplarının Özelliklerini Bir Arada Taşıyor
Çalışmaya göre
P. richardoweni, günümüzde birbirinden ayrı yılan gruplarıyla ilişkilendirilen özelliklerin bir karışımını sergiliyor. Omurlarının kısa yapısı bazı cinsleri andırsa da, aynı gruplarda görülen “alt kısımda belirgin bir sırt/çıkıntı (keeled underside)” özelliği bu fosilde gözlenmiyor.
Araştırmacılar ayrıca fosilin, tamamen sucul yılanlardan oluşan ve bazen “fil hortumu yılanları” olarak anılan
Acrochordus grubuna bazı yönleriyle benzediğini; ancak hem coğrafya hem de zaman açısından bu benzerliğin “mantıklı görünmediğini” belirtiyor.
Dr. Georgalis, olası akrabalıklara dair değerlendirmesini şöyle aktardı:
“Bu yılanın, bu ailenin bilinen en yaşlı üyesi olması mümkün.”
Böyle bir durumda türün sucul bir yaşam biçimine sahip olabileceği ihtimali de gündeme geliyor. Ancak Georgalis aynı açıklamada ikinci olasılığa da işaret ediyor:
“Öte yandan, tamamen farklı bir caenophidian grubuna ait de olabilir.”
Araştırmacı, mevcut verilerin türün nasıl yaşadığını ya da hangi aileye ait olduğunu kesin olarak ortaya koymaya yetmediğini şöyle özetliyor:
“Şu anda bu yılanın nasıl yaşamış olabileceğini ya da hangi aileye ait olduğunu kanıtlamaya yetecek kadar kanıt yok.”
Hordle Cliff, İngiltere’nin Eosen Fosilleri İçin Öne Çıkan Noktalarından Biri
Yeni türün geldiği
Hordle Cliff sahası,
Eosen dönemine ait zengin fosil kayıtlarıyla uzun süredir biliniyor. Bölgedeki erken dönem buluntuların 1800’lerin başında
Barbara Rawdon-Hastings tarafından keşfedildiği ve bunların timsah benzeri sürüngenlere ait olduğu aktarılıyor. Zaman içinde fosil avcıları; eski çağlardan kalma kaplumbağalar, kertenkeleler, tapire benzeyen memeliler ve yılan kalıntıları da buldu.
Dr. Georgalis, Hordle Cliff’teki yılan fosillerinin bilim tarihi açısından önemine de dikkat çekti:
“Hordle Cliff’te bulunan fosil yılanlar,
Richard Owen onları 19. yüzyılın ortalarında incelediğinde tanımlanan ilk örneklerden bazılarıydı. Bunlar arasında, fosil kayıtlarda adı konmuş ilk boğucu yılan olan Paleryx de bulunuyor.”
Araştırmada, 1842’de “Dinosauria” terimini ortaya atan
Richard Owen’ın Doğal Tarih Müzesi’nin kurucusu olduğu da hatırlatıldı.
37 Milyon Yıl Önce İngiltere Daha Sıcaktı
Bugün
İngiltere için “tropik” gelebilecek tür çeşitliliğinin, dönemin iklim koşullarıyla ilişkili olabileceği belirtiliyor.
Natural History Museum’da fosil sürüngenler ve amfibiler küratörü olan ve çalışmanın ortak yazarları arasında yer alan Marc Jones, o dönemin iklimini şöyle anlattı:
“Yaklaşık 37 milyon yıl önce İngiltere bugün olduğundan çok daha sıcaktı. Güneş çok az daha sönük olsa da, atmosferdeki karbondioksit seviyeleri çok daha yüksekti.”
Jones, coğrafi konumun da etkisine dikkat çekerek şu ifadeyi kullandı:
“İngiltere aynı zamanda ekvatora biraz daha yakındı; bu da yıl boyunca Güneş’ten daha fazla ısı aldığı anlamına geliyor.”
Koleksiyonlarda Daha Fazla “Görmezden Gelinmiş” Yılan Fosili Olabilir
Araştırmacılar, yeni türle birlikte
Natural History Museum koleksiyonlarında incelenmeyi bekleyen başka yılan fosillerinin de bulunduğunu vurguluyor.
Dr. Georgalis, sonraki adımlarını şu sözlerle açıkladı:
“Richard Owen’ın başlangıçta incelediği örnekler de dâhil olmak üzere koleksiyondaki çeşitli yılan fosillerini çalışmayı planlıyorum.”
Georgalis, bu kapsamda 19. yüzyılda
İngiltere’de bulunan dev sucul yılan
Palaeophis kalıntılarına da bakacağını belirtti:
“Bunlar arasında, 19. yüzyılda İngiltere’de ilk kez bulunan dev sucul yılan
Palaeophis’in kalıntıları da var.”
Araştırmacı, ayrıca farklı morfolojiye sahip ve daha önce incelenmemiş bazı kemik parçalarının da yeni türleri temsil edebileceğini, bunların yılan evrimine ilişkin ek ipuçları sunabileceğini söyledi.
Kaynak:
IFL Science