S&P 500 ve Nasdaq endekslerinde ABD hisseleri yatay seyrederken küresel pazarlar yükselişe geçti. Dev fon yöneticisi Vanguard, riskleri dağıtmak isteyenlere rotayı uluslararası fonlara çevirmesini tavsiye ediyor
2026 yılının başından bu yana ABD borsaları durgun bir seyir izlerken, ABD dışındaki küresel hisse senetleri yatırımcıların yüzünü güldürdü. Yıl başından itibaren S&P 500 Endeksi yatay bir grafik çizerken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq-100 Endeksi düşüşteydi. Buna karşılık, ABD dışındaki piyasalarsa yükseliş trendine girmiş durumda. Öyle ki, uluslararası hisse senetleri son bir yılda yaklaşık yüzde 31 yükselirken, bu oran S&P 500 için yüzde 12'de, Nasdaq-100 için ise yüzde 11,7'de kaldı.
Motley Fool’un haberine göre, Vanguard'ın küresel pazarlardaki binlerce şirketi tek bir çatıda toplayan uluslararası hisse senedi fonu, yıla hızlı bir başlangıç yaparak ABD'nin her iki ana endeksini de belirgin bir şekilde geride bıraktı. Dev fon yöneticisinin yayınladığı son araştırmaya göre, piyasalardaki bu tablo geçici bir dalgalanmadan ziyade kalıcı bir eğilimin habercisi olabilir.
Şirketin 2026 ekonomik görünüm raporu, önümüzdeki 10 yıl boyunca ABD dışındaki küresel hisse senetlerinin yıllık ortalama yüzde 4,9 ile yüzde 6,9 arasında getiri sağlayacağını öngörüyor. ABD hisseleri için beklenen yıllık getiri ise yüzde 4 ile yüzde 5 arasında kalıyor.
Bu tablo aynı zamanda ABD borsalarının 2008 Küresel Finans Krizi'nden bu yana küresel piyasalarda kurduğu uzun süreli hakimiyetin artık yön değiştirebileceğine işaret ediyor. (2011'den bu yana S&P 500 Endeksi yüzde 429 gibi devasa bir artış gösterirken, uluslararası fonlar aynı dönemde sadece yüzde 67 getiri sağlayabilmişti.)
Yapay zekâ beklentileri fiyatlara çoktan yansıdı
Araştırmacıların ABD piyasalarına temkinli yaklaşmasının temel nedeni, ABD teknoloji hisselerinin gelecekteki olumlu ekonomik beklentileri şimdiden hisse fiyatlarına yansıtmış olması. Yapay zekâ patlaması güçlü bir ekonomik büyüme ve yüksek kurumsal bilançolar getirse bile, ABD teknoloji hisselerindeki yükseliş potansiyelinin artık daraldığı düşünülüyor.
Uzmanlar bunun yerine; yüksek kaliteli ABD tahvillerinde, değer odaklı ABD hisselerinde ve Japonya, Kanada, Avrupa gibi gelişmiş pazarlardaki hisse senetlerinde daha cazip bir risk-getiri dengesi görüyor.
Çeşitlendirmenin rotası küresel pazarlarda
Amerika'da ekonomik büyüme ve yapay zekâ rüzgarı esmeye devam etme potansiyeli taşısa da analistler, yatırımları tamamen tek bir ülkeye bağlamanın risklerine dikkat çekiyor. Dolayısıyla riski dağıtmak ve yeni büyüme fırsatları yakalamak isteyen yatırımcılara küresel pazarlara açılmaları tavsiye ediliyor.
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri kapsayan küresel fonlar, 40'tan fazla ülkede 8 bini aşkın şirkete sadece yüzde 0,05 gibi son derece düşük masraf oranlarıyla yatırım yapma imkânı sunuyor. Uzmanlar, yatırımcıların bu gibi küresel fonlara pay ayırmasının, portföy çeşitliliği sağlamak için önemli bir unsur olabileceğini vurguluyor.