Yeni araştırma, 3.000 yıl önce Çin’de yaşanan nüfus düşüşü ve toplumsal sarsıntıların tayfun kaynaklı sellerle bağlantılı olabileceğini ortaya koydu.
Yaklaşık 3.000 yıl önce bugünkü iç Çin topraklarında yaşanan nüfus düşüşleri ve toplumsal değişimlerin ardında, şiddetlenen tayfunlar ve buna bağlı aşırı hava olayları bulunuyor olabileceği ortaya çıktı.
4 Mart’ta Science Advances dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bu olasılığı antik yazıtlar, arkeolojik bulgular ve iklim modellemeleriyle birlikte ele aldı.
Çalışmaya göre kıyı kökenli tayfunların tetiklediği aşırı yağışlar ve büyük seller, Çin’in Orta Ovaları başta olmak üzere iç kesimlerde yıkıcı sonuçlar doğurmuş olabilir.
Bilim insanları, bu olayların özellikle
Shang Hanedanı döneminin sonlarına denk gelen toplumsal kırılmalarla bağlantılı olabileceğini düşünüyor.
Kehanet Kemikleri Çin’deki İklim Kaygısını Ortaya Koydu
Araştırmada, MÖ 1250 ile MÖ 1046 arasına tarihlenen 55 binden fazla kehanet kemiği yazıtı incelendi.
Kaplumbağa kabukları ve öküz kürek kemiklerine işlenen bu metinler, dönemin en eski yazılı kayıtları arasında yer alıyor.
Bilim insanları, söz konusu yazıtlarda şiddetli yağmur ve su felaketleriyle ilgili kehanetlerin belirli bir dönemde belirgin biçimde arttığını tespit etti. Bu durum, Orta Ovalar bölgesinde yaşayan toplumların aşırı yağış ve sel riskine karşı artan bir endişe taşıdığına işaret ediyor.
Araştırma, iklim kaynaklı baskının yalnızca Shang Hanedanı ile sınırlı kalmadığını gösteriyor. Ekip, Çengdu Ovası’ndaki arkeolojik verileri de inceledi. Bu bölgede aynı dönemlerde varlık gösteren Shu Krallığı’na ait yerleşimlerde sel hasarı taşıyan yapı kalıntıları ve yıkılmış bent izleri bulundu.
Araştırmacılar ayrıca bölgedeki arkeolojik yerleşimlerin zamanla sayıca azaldığını ve daha yüksek alanlarda yoğunlaştığını belirledi. Bu tablo, insanların sellerden korunmak için daha yüksekteki bölgelere çekilmiş olabileceğine işaret ediyor.
İklim Modelleri Tayfun Etkisini Destekliyor
Paleoklimatoloji modellemeleri, kuzeye yönelen tayfunların ve bağlantılı hava olaylarının MÖ 1850 ile MÖ 1350 arasında güçlendiğini, bunun da Orta Ovalar üzerindeki etkileri artırmış olabileceğini ortaya koydu. Benzer şekilde batıya yönelen tayfun etkinliklerinin MÖ 850 ile MÖ 500 arasında artarak Çengdu Ovası çevresini etkilediği değerlendirildi.
Araştırmacılar, bu tabloya bakarak tayfun bağlantılı aşırı yağışların iç bölgelerde büyük sellere yol açmış olabileceğini ve bunun nüfus düşüşüyle toplumsal değişimleri hızlandırmış olabileceğini belirtiyor.
Başka İklim Etkenleri de Rol Oynamış Olabilir
Bununla birlikte çalışma, tüm değişimin yalnızca tayfunlarla açıklanamayacağını da vurguluyor. Araştırmacılara göre, Pasifik Okyanusu’ndaki deniz suyu sıcaklıklarının olağandışı biçimde artmasıyla hava düzenlerini değiştiren El Niño benzeri koşullar, özellikle bazı dönemlerde kuraklığa yol açarak kültürel istikrarsızlığa katkı sunmuş olabilir.
Dolayısıyla ekip, antik
Çin toplumlarının karşı karşıya kaldığı dönüşümün tek bir felaketten değil, farklı iklim baskılarının birleşiminden kaynaklanmış olabileceğini değerlendiriyor.
Araştırma, kıyıdaki tayfun faaliyetleri ile iç bölgelerdeki aşırı yağış, sel ve toplumsal değişim arasındaki ilişkiyi aynı çerçevede ele alan ilk çalışmalardan biri olarak öne çıkıyor.
Bulgular, iklim kaynaklı afetlerin yalnızca modern toplumlar için değil, Tunç Çağı uygarlıkları için de belirleyici olmuş olabileceğini gösteriyor.
Kaynak:
Live Science