Yeni gözlemler, Samanyolu’nun merkezini saran dev gaz ağını ilk kez böylesine net bir şekilde göstermeyi başardı.
Samanyolu’nun çekirdeğindeki
Merkezi Moleküler Bölge (CMZ) üzerine yapılan şimdiye kadarki en kapsamlı gözlem çalışması, galaksinin “kalbinde” yer alan gaz ve tozun nasıl şekillendiğini yüksek ayrıntıyla ortaya koydu.
Bilim insanları, bu zorlu ortamda yıldızları besleyen soğuk moleküler gazın yoğun türbülansla örülmüş, karmaşık bir ipliksi yapı ağı oluşturduğunu bildiriyor.
Bu bölge görünür ışıkta büyük ölçüde örtülü olduğu için daha önce net biçimde görüntülenemiyordu. Ancak daha uzun dalga boylarında yapılan gözlemler, tablonun çok daha ayrıntılı biçimde ortaya çıkmasını sağladı.
Samanyolu’nun Merkezi 66 Teleskopla Gözlemlendi
Gözlemler, Atacama Büyük Milimetre/milimetre-altı Dizisi (ALMA) ile yapıldı.
ALMA, Şili’deki Atacama bölgesinde bulunan ve birlikte çalışan 66 radyo teleskobundan oluşuyor. Bu çalışma kapsamında ekip, ALMA’nın şimdiye dek kapsadığı en geniş alanı yüksek çözünürlüklü görüntülerden “mozaik” şeklinde birleştirerek oluşturdu.
Araştırmacılar, yaklaşık 27.000 ışık yılı uzaklıkta bulunan bu bölgenin incelenen kısmının 650 ışık yılı genişliğe ulaştığını; gökyüzünde ise yaklaşık 1,5 derecelik bir alan kapladığını belirtiyor.
Avrupa Güney Gözlemevi’nden
Doktor Ashley Barnes, çalışmaya ilişkin açıklamasında şunları söyledi:
“Uçların yaşandığı bir yer; gözlerimize görünmez ama artık olağanüstü ayrıntıyla ortaya çıkarıldı. Bu kadar ince ayrıntıyla inceleyebileceğimiz tek galaktik çekirdek.”
Ekip, ilk kez bulutları tek tek ele almak yerine, bölgenin tamamının nasıl etkileştiğine dair daha bütüncül bir resim elde ettiklerini aktarıyor.
Yıldızların ‘Ham Yakıtı’ Takip Ediliyor
Proje, ACES (ALMA CMZ Exploration Survey) adıyla yürütülüyor. Avustralya Ulusal Üniversitesi’nden Profesör Christoph Federrath, ACES’in hedeflediği gazın “soğuk moleküler gaz” olduğunu vurguladı ve bunu “yıldızların oluştuğu ham yakıt” olarak tanımladı.
Araştırmacılara göre yıldız oluşturan bulutların ayırt edici bir özelliği, gaz ve tozun türbülanslı ve kaotik akışları. Ancak Galaktik Merkez yakınında bu akışları tetikleyen kuvvetler çok daha güçlü.
Liverpool John Moores Üniversitesi’nden
Profesör Steve Longmore, CMZ’de galaksinin en kütleli yıldızlarından bazılarının bulunduğunu, bu yıldızların kısa ömürlü olduğunu ve süpernova hatta hiper-nova gibi çok enerjik patlamalarla sonlandığını belirtiyor.
Patlamadıkları dönemlerde bile güçlü yıldız rüzgârları ve yoğun morötesi ışınım ürettikleri ifade ediliyor.
Profesör Christoph Federrath ise konuyu, “Galaktik Merkez yakınında türbülans aşırı seviyelere ulaşıyor; yoğun ve düğümlenmiş ipliksi bir ağ örüyor ve bu yapı sonunda çökerek yeni yıldızları oluşturuyor,” sözleriyle durumu özetliyor.
Modeller Daha Fazla Yıldız Bekliyordu
ACES ekibinin yanıt aradığı sorulardan biri, CMZ’de yıldız oluşumunun neden modellerin öngördüğünden daha verimsiz olduğuydu.
Araştırmacılar, son 5–10 milyon yılda bölgenin yıldız ekleme hızının yaklaşık yılda 0,1 “yıldız kütlesi” düzeyinde kaldığını; modellerin ise bunun 5 ila 10 kat daha yüksek olmasını beklediğini aktarıyor.
Veriler yıllar boyunca analiz edilmeye devam edecek olsa da ekip, şimdiden bir milyon Güneş kütlesi ölçeğinde “şoklanmış” bir madde halkası tespit edildiğini bildiriyor. Çalışma yazarları, bunun “tek ve çok enerjik bir patlama; muhtemelen bir hiper-nova” ile ilişkili olabileceğini belirtiyor.
Ayrıca ekip, daha önce görülene benzemediğini söyledikleri ve “Millimetre Ultra-Geniş Çizgi Nesnesi” (MUBLO) adını verdikleri bir yapıya da dikkat çekiyor. Şimdilik bunun ne olduğunun bilinmediği aktarılıyor.
ACES kapsamında elde edilen verilerin ilk değerlendirmeleri, altı ayrı makale hâlinde yayıma kabul edildi. Çalışmaların Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde yayımlanması planlanıyor; makalelerin ön baskıları ise arXiv üzerinde erişime açıldı.
Kaynak:
IFL Science