Gökbilimciler, 11.000 ışık yılı uzakta iki gezegenin çarpışmasını izledi. Olayın, Dünya ile Ay’ın oluşumuna benzeyen bir sürece işaret ettiği düşünülüyor.
Gökbilimciler,
Samanyolu Galaksisi içinde yaklaşık 11.000 ışık yılı uzaklıktaki bir yıldız sisteminde, iki gezegenin çarpışmasına işaret eden sıra dışı bir olaya dair güçlü kanıtlar elde etti. Araştırmacılara göre bu çarpışma, Dünya ile Ay’ın oluşumuna yol açtığı düşünülen büyük çarpışmaya benzer bir sürecin izlerini taşıyor olabilir.
Çalışmanın merkezinde,
Gaia20ehk adlı yıldızın ışığında yıllara yayılan olağandışı değişimler yer alıyor. İlk bakışta sıradan görünen bu yıldızın parlaklığı, 2016’dan itibaren beklenmedik biçimde düşmeye başladı ve 2021 civarında çok daha düzensiz bir hale geldi.
Araştırmayı yürüten ekip, görünür ışık verilerindeki bu dalgalanmanın yıldızın kendisinden değil, yıldızın önünden geçen sıcak toz ve kaya parçalarından kaynaklandığını belirledi. Aynı sistemin kızılötesi gözlemlerinde ise görünür ışığın tersine, parlaklıkta belirgin bir artış görüldü.
Bilim insanlarına göre bu tablo, büyük bir çarpışmanın ardından ortaya çıkan sıcak enkaz bulutuyla uyumlu görünüyor. Ekip, iki gezegenin önce birbirine yakın geçişler ve küçük temaslar yaşamış, ardından da büyük bir çarpışmayla parçalanmış olabileceğini düşünüyor.
Ay’ın Oluşumuna Benzeyen Bir Senaryo Söz Konusu
The Astrophysical Journal Letters dergisinde yayımlanan araştırmanın dikkat çekici yönlerinden biri, enkaz bulutunun yıldızın çevresinde yaklaşık 1 astronomik birim uzaklıkta dönüyor görünmesi. Bu mesafe, kabaca Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığa karşılık geliyor.
Araştırmacılar, bu nedenle olayın yalnızca sıradan bir gezegen çarpışması değil, Dünya-Ay sisteminin oluşumunda rol oynadığı düşünülen dev çarpışmaya benzer bir örnek olabileceğini değerlendiriyor. Zamanla soğuyacak bu malzemenin bir bölümünün yeniden birleşerek Ay benzeri bir uyduya dönüşme ihtimali bulunuyor.
Ancak ekip, bunun şimdilik kesinleşmiş bir sonuç olmadığını vurguluyor. Sistemin çok uzak olması nedeniyle gezegenler doğrudan gözlemlenemiyor ve sonucun neye evrileceğini görmek için daha fazla zamana ihtiyaç var.
Neden Önemli?
Bilim insanları, Ay’ın Dünya üzerindeki etkisinin yalnızca gelgitlerle sınırlı olmadığını; gezegenin uzun vadeli istikrarı, iklim dengesi ve hatta yaşama elverişli koşullar açısından da önemli olabileceğini düşünüyor. Bu nedenle başka yıldız sistemlerinde benzer çarpışmaların ne kadar yaygın olduğunu anlamak, astrobiyoloji açısından temel sorulardan biri kabul ediliyor.
Araştırmacılar, bu tür olayların çok nadir biçimde gözlemlendiğini ve şimdiye dek kaydedilen gezegen çarpışmaları arasında Dünya-Ay oluşum senaryosuna bu kadar çok benzeyen başka bir örnek bulunmadığını belirtiyor.
Yeni Teleskoplar Daha Fazlasını Gösterebilir
Çalışma ekibi, gelecekte daha uzun süreli ve kapsamlı gökyüzü taramalarının benzer olayları daha sık yakalayabileceğini düşünüyor.
Özellikle Vera C. Rubin Gözlemevi’nin sağlayacağı yeni verilerin, yıldız parlaklığındaki yıllara yayılan sıra dışı değişimleri izlemek için önemli bir kaynak olması bekleniyor.
Araştırma, galakside Dünya benzeri sistemlerin oluşumuna dair kritik bir sürecin sanılandan daha yaygın olup olmadığını anlamaya yardımcı olabilir.
Kaynak:
IFL Science