Sahra Çölü’ndeki Gobero arkeolojik alanında bulunan 200’e yakın iskelet, bölgenin bir zamanlar göl kıyısında yeşil ve yaşanabilir bir coğrafya olduğunu gösterdi.
Batı Afrika ülkelerinden
Nijer’in Ténéré Çölü’nde yer alan
Gobero adlı arkeolojik alan, Sahra’nın geçmişine dair dikkat çekici bir tablo sunuyor. Bölgede yapılan kazılarda, bir kısmı 10.000 yılı aşan yaklaşık 200 insan mezarı ve çok sayıda taş eser, çanak çömlek parçası ile süs eşyası ortaya çıkarıldı.
Günümüzde son derece kurak ve zorlu koşullara sahip olan bu bölgenin, binlerce yıl önce göl kıyısında yer alan yaşanabilir bir çevre olduğu anlaşılıyor. Araştırmacılara göre mezarlık da bu “Yeşil Sahra” döneminin izlerini taşıyor.
Alan ilk olarak 2000 yılında,
Chicago Üniversitesi paleontoloğu
Paul Sereno liderliğindeki bir ekibin bölgedeki dinozor yataklarını araştırdığı sırada fark edildi. Ancak ekip, bekledikleri tarihöncesi sürüngen kalıntıları yerine, yüzeyde dağılmış insan kemikleri, taş aletler, boncuklar ve seramik parçalarıyla karşılaştı.
Daha sonra yapılan sistemli kazılar, buranın yalnızca dağınık buluntular içeren bir alan değil, aynı zamanda büyük bir tarihöncesi mezarlık olduğunu ortaya koydu.
Sahra Çölü’ndeki Gobero Bölgesi Bir Zamanlar Göl Kıyısıydı
Bugün Sahra’nın en sert bölgelerinden biri olan Ténéré, binlerce yıl önce çok farklı bir çevreye sahipti. Bilim insanları, musonların kuzeye kaydığı “Yeşil Sahra” döneminde bölgenin göller, otlaklar ve zengin hayvan yaşamıyla kaplı olduğunu belirtiyor.
Araştırmacılara göre Gobero, bu dönemde büyük bir tatlı su gölünün kıyısında bulunuyordu. Bu da bölgenin su, balık ve görece elverişli yaşam koşulları sunduğu anlamına geliyor.
Kazılar, mezarlığın tek bir topluluk tarafından kullanılmadığını gösterdi. Araştırmacılara göre alan ilk olarak yaklaşık MÖ 7700 civarında avcı-balıkçı bir topluluk tarafından mezarlık olarak kullanılmaya başlandı.
Daha sonra yaklaşık bin yıllık bir kuraklık dönemi yaşandı ve bölge bir süre boş kaldı. Yağışların geri dönmesiyle birlikte farklı bir topluluk aynı alanı yeniden kullanmaya başladı. Bu ikinci grubun beslenmesinde hayvancılığın da yer aldığı düşünülüyor.
Bilim insanları, iki topluluğun hem kültürel hem de fiziksel açıdan belirgin farklılıklar gösterdiğini; buna karşın aynı mezarlık alanını kullanmış olmalarının dikkat çekici olduğunu vurguluyor.
En Büyük Sorulardan Biri Hâlâ Cevaplanmadı
Araştırmacılar, aynı alanı kullanan bu iki farklı grubun mezarları birbirini bozmadan nasıl düzenlediği sorusunun hâlâ tam olarak yanıtlanamadığını belirtiyor. Bu durum, Gobero’yu yalnızca büyük bir mezarlık değil, aynı zamanda Sahra’daki insan yerleşim tarihine dair önemli bir bulmaca haline getiriyor.
Alan, iklim değişiminin insan topluluklarını nasıl şekillendirdiğini de açık biçimde gösteriyor. Bölgedeki yaşam, kuraklık arttığında kesintiye uğruyor; yağışlar geri döndüğünde ise yeni topluluklar aynı coğrafyaya yeniden yerleşiyor.
Sahra’nın Altında Daha Fazlası Olabilir
Uzmanlara göre Gobero, Sahra Çlü’nde henüz ortaya çıkarılmamış çok daha fazla arkeolojik alanın habercisi olabilir. Çünkü çölün çok büyük bir bölümü bugüne kadar sistemli biçimde araştırılmış değil.
Dolayısıyla Gobero, geçmişteki bir mezarlık alanı olmanın yanı sıra Kuzey Afrika’nın iklim ve yerleşim tarihini yeniden değerlendirmeyi gerektiren önemli bir keşif olarak görülüyor.
Kaynak:
IFL Science