Amazon ormanlarında uydu görüntüleriyle ortaya çıkarılan 350 kilometrelik antik yol ağı, 2.700 yıl önce gelişmiş toplumların bölgede yaşadığını gösterdi.
Amazon yağmur ormanlarında yapılan yeni bir araştırma, binlerce yıl önce bölgede sanıldığından çok daha gelişmiş toplumların yaşamış olabileceğini gösterdi.
Uydu görüntülerini inceleyen bilim insanları, Brezilya ile Bolivya sınırına uzanan güneybatı Amazon bölgesinde toplam uzunluğu yaklaşık 350 kilometreyi bulan antik bir yol ağı tespit etti.
Araştırmacılara göre bu yollar yalnızca ulaşım amacıyla değil, törensel ve simgesel işlevlerle de kullanılmış olabilir.
Amazon Ormanlarına Uzaydan Bakılınca 955 Yol Ortaya Çıktı
Latin American Antiquity dergisinde yayımlanan çalışmada incelenen alan yaklaşık 134.400 kilometrekarelik geniş bir bölgeyi kapsıyor. Ekip, uydu görüntülerinde toplam 955 ayrı antik yol belirledi.
Araştırmacılara göre bu yolların çoğu dikkat çekici derecede düz ve planlı biçimde inşa edilmişti. Birçoğu 500 metreden kısa olsa da, yol kenarlarındaki yükseltiler ve oyulmuş yüzeyler, bunların rastlantısal değil bilinçli bir mühendislik anlayışıyla yapıldığını gösteriyor.
Bilim insanları, bu özelliklerin yol yapımında gelişmiş planlama ve teknik bilgi kullanıldığına işaret ettiğini belirtiyor.
En Eski Yollar MÖ 763’e Uzanıyor
Radyokarbon tarihleme sonuçlarına göre en eski yolların inşası MÖ 763 ile MS 950 arasına tarihleniyor. Araştırmacılar, bu erken dönemdeki yol ağını antik Aquiry kültürüyle ilişkilendiriyor.
Daha sonraki bir yol yapım evresinin ise yaklaşık MS 1200 civarında başladığı ve bölgede höyük yerleşimlerinin ortaya çıkmasıyla bağlantılı olduğu düşünülüyor.
Tören Alanlarına Açılan Kısa ve Geniş Yollar Mevcut
Erken döneme ait yolların çoğu kısa ama geniş yapıda. Bu yollar genellikle, toprağa oyularak oluşturulan büyük törensel desenlerden, yani jeogliflerden dışarı doğru uzanıyor.
Araştırmacılara göre bu yolların bir bölümü ana yönlere hizalanmış durumda. Bu da söz konusu alanların gökyüzü gözlemleriyle ya da kozmolojik inanışlarla bağlantılı olabileceğini düşündürüyor.
Bilim insanları, bu kısa yolların tam işlevinden emin olmasa da, yalnızca fiziksel hareketi değil, görünür dünya ile ruhani alan arasında kurulan törensel geçişleri de desteklemiş olabileceğini değerlendiriyor.
Höyük Yerleşimlerinden Nehirlere ve Ormana Uzanan Yollar Dikkat Çekiyor
Daha geç döneme ait yollar ise daha dar yapıda ve gündelik ihtiyaçlarla daha yakından ilişkili görünüyor. Araştırmacılara göre bu yollar, yerleşimler arasında bağlantı kurmak, insan ve mal hareketini sağlamak gibi daha işlevsel amaçlara hizmet etmiş olabilir.
Bu yolların yaklaşık yüzde 40’ının nehirlere ulaşması, su kaynakları ve suya bağlı faaliyetlerle ilişkili olabileceklerini düşündürüyor.
Öte yandan höyük yerleşimlerinden çıkan yolların yaklaşık yarısı orman içinde sona eriyor gibi görünüyor. Araştırmacılar bu yolların geçmişte tarım alanlarına açılmış olabileceğini, ancak törensel bir işleve de sahip bulunabileceklerini belirtiyor.
Amazon’un Geçmişine Yeni Bir Bakış
Araştırmacılar, bu yol ağının bölgedeki eski toplumların düşündüğümüzden daha örgütlü ve gelişmiş olduğunu gösterdiğini vurguluyor.
Çalışmaya göre antik yollar, yalnızca bir ulaşım altyapısı değil; aynı zamanda toplumsal düzen, inanç sistemi ve çevreyle kurulan ilişkinin de izlerini taşıyor.
Bugün yoğun bitki örtüsüyle kaplı olan Amazon coğrafyasında bu tür keşifler, bölgenin geçmişte sanıldığından çok daha karmaşık uygarlıklara ev sahipliği yaptığını ortaya koymaya devam ediyor.
Kaynak:
IFL Science