Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Ah hasretimi yokluğunun ıstırabında demlediğim
Ah yaşantımdaki tüm meşakkatimin membaı
Ah ıssız gecelerimin düstursuz misafiri
Ne ezoterik bir bilgidir bu
Ne de mistik bir öğreti
Bütün debdebesiyle umuma açıktır
Ne kadar kaçarsan kaç
Peşini bırakmayan günahlar gibidir aşk
İster Babil'in Asma Bahçelerinin zirvesinde ol
İster Şeytan Obruğunun dibinde
İster Mevlana Tepesindeki heykel gibi taş ol
İster küçük Asya'dan taşan çağlayan
İster Keops Piramidine taş yontan kölenin karısı
İster İskenderiye Feneri'nin bekçisi ol
İster balçıktan mamul Kleopatra büstü ol
İster tedavülden kalkmış Sümer tanrıçası
İster mabeynde padişah eğlendiren cariye ol
İster mağma gibi bir cenderede pişmiş çilekeş
İster dinozor iskeletlerini çatıp
Nöbete duran neandertal ol
İster benim gibi
Kendini şair zanneden
Aşkından harman olmuş
Katıksız hırpani herifin teki
Değmeye görsün bir kere
Aşkın coşkusu kalbine
Ki aşk girdaptır
Seni kendine çeken
Düştün mü bir kere
Devingen eksenine
Ne zaman
Ne de mekan
Fark etmez
Kurtulamazsın elinden
Çeliği ezen çekiç
Çekici tutan el
Ele cesaret veren yürekten güç alan
Şiirlerle arındırılmış ömrümü
Sana ithaf ediyorum
Duy
Seni gönlümün mabedi yapan
Ve illaki sen diye çatırdayan şu kalbimin sesini