Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Yorgunluk, gecenin omzuma bıraktığı
En ağır emanetti;
Sessizlik bile adımı fısıldamaya çekiniyordu.
İçimde büyüyen bir özlem,
Kıyıya varamayan dalgalar gibi
Durmadan beni çağırıyordu.
Mental labirentlerimde kayboldum nice kez;
Düşüncelerim,
Aynalara sığmayan kırık bir gökyüzüydü.
Her nefes, eksilen bir mevsimin yankısı,
Her susuş, söylenememiş cümlelerin matemiydi.
Gözlerimde zamanın yorgun izi,
Kalbimde adını anmaya cesaret edemediğim hasret…
Her nefes, eksilen bir mevsimin yankısı,
Her susuş, söylenememiş cümlelerin matemiydi.
Gözlerimde zamanın yorgun izi,
Kalbimde adını anmaya cesaret edemediğim hasret...
Ve ben, kırılmış umutların küllerinden
Yine de bir sabah doğacağına inanan
Son şiirdim...
Ne gökyüzü eksildi benden,
Ne de yıldızlar unuttu karanlığı.
Yalnız ben,
Kendi sessizliğimin kıyısında
Özlemi büyüten bir gölgeye dönüştüm.
Her nefes, eksilen bir mevsimin yankısı,
Her susuş, söylenememiş cümlelerin matemiydi.
Gözlerimde zamanın yorgun izi,
Kalbimde adını anmaya cesaret edemediğim hasret…
Her nefes, eksilen bir mevsimin yankısı,
Her susuş, söylenememiş cümlelerin matemiydi.
Gözlerimde zamanın yorgun izi,
Kalbimde adını anmaya cesaret edemediğim hasret...
Her nefes, eksilen bir mevsimin yankısı,
Her susuş, söylenememiş cümlelerin matemiydi.
Gözlerimde zamanın yorgun izi,
Kalbimde adını anmaya cesaret edemediğim hasret...
Her nefes, eksilen bir mevsimin yankısı,
Her susuş, söylenememiş cümlelerin matemiydi.
Gözlerimde zamanın yorgun izi,
Kalbimde adını anmaya cesaret edemediğim hasret...
Ve yorgunluk,
Artık adımı benden daha iyi biliyor.