Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Gece sustu…
şehir sustu…
bir anda dünya durdu.
Ve o gece,
binlerce yürek
yarım kaldı…
Saat üçe yaklaşırken,
uykular bölündü bir çığlıkla,
duvarlar sustu, gökyüzü titredi,
anneler kaldı karanlıkta.
Bir evin ışığı söndü,
bir başka evde umut kaldı,
toprağın altında sessizce
nice hayat yarım kaldı.
Bir ses yükseldi geceden,
“Beni duyun!” diye…
Bir el uzandı karanlıktan,
“Buradayım…” diye…
On yedi Ağustos…
unutmadık seni!
Toprak sustu, gökyüzü ağladı,
yüreğimizde kaldı izlerin.
On yedi Ağustos…
gece hâlâ çok uzun,
Gidenler göğe emanet,
kalanların kalbinde sonsuz.
Bir oyuncak kaldı odada,
bir fotoğraf duvarda,
bir annenin sıcak elleri
artık yalnız hatıralarda.
Sokaklarda sessiz adımlar,
enkazlarda umut arandı,
bir nefes için binlerce insan
aynı göğe ellerini kaldırdı.
Ey gece…
bir daha böyle susma!
Ey toprak…
bir daha böyle sarsılma!
Adlarını yazdık gökyüzüne,
dualar bıraktık yıldızlara…
Sizi unutmayacağız,
unutmayacağız asla…
On yedi Ağustos…
unutmadık seni!
Her yıl aynı gece,
yeniden anarız gidenleri.
On yedi Ağustos…
sessizliğin içinde,
Bir milletin yüreği çarpar
kaybettiklerinin izinde.
Uyuyun şimdi…
yıldızların altında…
Adınız yaşayacak
bu toprağın hafızasında…
Unutmadık…
Unutmayacağız…
Asla…