Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir.
Sis çökerken sessizce eski taşların üstüne,
Gece yine adımı fısıldıyor rüzgâra.
Kaybolmuş dualarım yankılanır boşlukta,
Bir cevap bekliyorum karanlığın ardından.
Uzaklarda kanat sesi, siyah bir düş gibi,
Geçmişten taşıyor bana unutulmuş izleri.
Yıldızlar çoktan söndü bu yalnız gökyüzünde,
Bir gölge dolaşıyor kırık umutlarımın üstünde.
Söyle bana ey gece,
Hangi kader yazıldı?
Hangi sevda küle döndü,
Hangi masal yarım kaldı?
Gel bana, kuzgunun gölgesi,
Taşıdığın sırları söyle şimdi.
Kaybettiğim düşler nerede,
Hâlâ beni bekler mi?
Gel bana, karanlık elçi,
Kanatlarında eski hatıralar gizli.
Duyduğun son şarkıyı getir,
Belki onda adım saklı.
Aynalarda yüzüm değil, geçmişim beliriyor,
Sessizliğin içinde eski bir yara büyüyor.
Sevgiyle nefret arasında ince bir yol kaldı,
Yürüdükçe anlıyorum her şey çoktan dağıldı.
Belki dönmez gidenler,
Belki susar tüm cevaplar.
Ama gecenin kalbinde
Yaşar unutulan aşklar.
Gel bana, kuzgunun gölgesi,
Taşıdığın sırları söyle şimdi.
Kaybettiğim düşler nerede,
Hâlâ beni bekler mi?
Gel bana, karanlık elçi,
Kanatlarında eski hatıralar gizli.
Duyduğun son şarkıyı getir,
Belki onda adım saklı.
Gel bana, kuzgunun gölgesi,
Taşıdığın sırları söyle şimdi.
Kaybettiğim düşler nerede,
Hâlâ beni bekler mi?
Gel bana, karanlık elçi,
Kanatlarında eski hatıralar gizli.
Duyduğun son şarkıyı getir,
Belki onda adım saklı.
Gel bana, kuzgunun gölgesi,
Taşıdığın sırları söyle şimdi.
Kaybettiğim düşler nerede,
Hâlâ beni bekler mi?
Gel bana, karanlık elçi,
Kanatlarında eski hatıralar gizli.
Duyduğun son şarkıyı getir,
Belki onda adım saklı.
Gel bana, kuzgunun gölgesi,
Küllerimden kalanları anlat şimdi.
Eğer umut hâlâ yaşıyorsa,
Bırak kanadında gelsin geri.
Gel bana, karanlık elçi,
Bu sessizlik sonsuza dek sürmesin.
Kaybolan ışığımı bulursan,
Onu sabaha teslim et.