Rüyalar bu kadar yaşamsal bir öneme sahip olduğu halde, neden onları hakkıyla anlamaktan bu kadar uzağız? Neden yaşamımızın bu 5 yıllık dönemi bizim için karanlık? Bu aynı zamanda kendimize, özümüze, sahip olduğumuz doğal zenginliklere de çok uzak olmak demek değil mi? Bunu değiştirmek için yapabileceğimiz bir şeyler var mı? Rüyalarımızı anlamak mümkün mü? Peki ama nasıl?
Rüyalarımızı anlamamamızın asıl sebebi, onlara günlük dilin gözü ile bakmamızdır. Böyle bakınca anlamsız, mantıksız birtakım görüntüler gibidirler. Halbuki, rüyalar bilinçaltının dili ile konuşurlar. Bu dil, aynı zamanda doğanın dilidir. Bu dilin şifresini çözmeyi öğrenmemiz gerekir. Ve bu mümkündür! Bu dilin şifresini çözebildiğimizde rüyalarımızı anlayabilir ve onlar aracılığı ile bilinçdışımızdan gelen bilgelik dolu mesajları görme şansına sahip olabiliriz.
Rüyalarınız hakkında doğru bir değerlendirme yapabilmek için her gün gördüğünüz rüyaları ayrıntılarıyla birlikte bir deftere yazın. Aradan birkaç hafta geçtiğinde kaydedilmiş pek çok rüyanız olacak. Bunları ardı ardına okuyup incelediğinizde birçok ortak nokta içerdiklerini, sizinle ilgili mesajlar verdiklerini hayretle fark edeceksiniz. Yani işin sırrı, rüyaları ayrı ayrı ve birbirinden bağımsız değil, bir bütünün birbiriyle bağlantılı parçaları olarak düşünmek ve onları bir bir bütün olarak değerlendirmek.