Forum Logo




Freudculuk Nedir?


Kullanıcı Etiket Listesi

 
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Prev Önceki mesaj   Sonraki mesaj Next
Alt 17 Şubat 2026, 18:51   #1
Çevrimiçi
Savaşın iyisi, barışın kötüsü yoktur.
Ruh HalimEglenceli
Freudculuk Nedir?




Freudculuk Nedir?
Www.TrendForum.Net

Freudculuk, Avusturyalı filozof ve psikolog Sigmund Freud’un ruh hekimliği öğretisidir. Avusturyalı Doktor Sigmund Freud (1856-1939) ruh’la biliç’in ayrı şeyler olduğunu ve bunların birbirlerine indirgenemeyeceğini ileri sürerek ruh hekimliği’ni kurmuştur. Bu anlayış da Freudculuk akımının ana şiarı olmuştur. Türkçede Fröydcülük olarak da bilinmektedir.
Freud’a gelinceye kadar nevroz ve benzeri hastalıklar bir bilinç ve bundan ötürü de bir akıl hastalığı sayılıyordu. Freud, bu iki alanın birbirinden ayrı bulunduğunu göstermekle hekimlikle felsefe arasında bir bağlantı kurmuştur. Freud, insanda üç ruhsal bölge ayırıyordu:
  1. Kişilik dışına itilmiş ihtiyaçların kendilerini tatmin için savaştıkları kişidışı bölge,
  2. Yaşanan gerçeklere uyma görevini yerine getiren benlik bölgesi,
  3. İhtiyaçların giderilmesine engel olan karşı koyucu nitelikte benliküstü bölgesi…
Freud’a göre her nevroz, erginin yaşamıyla uyuşmayan bir çocukluğa dönüş olayıydı. Dönülmek istenen çocukluk, unutulmuştur. Doktorun yapacağı yardım, bu unutulan çocukluğun hatırlanmasını sağlamaktır. Hasta bu unutulanı hatırlayınca; bilinç hemen ona el koyacak, denetimi altına alacak, yön verecektir. Freud, 1909 yılında, Viyana Üniversitesinde yaptığı konuşmaların birinde bunu şöyle anlatmaktadır:
“Şimdi ben burada konuşurken dinleyiciler arasında bir terbiyesiz gürültü etmeye kalksa, içinizden birkaç terbiyeli onu kolundan tutup dışarı atar. Ama o terbiyesiz kapının dışında da gürültü edip bizleri rahatsız (Freud bunu, hasta anlamında kullanıyor) eder. O zaman biz, çaresiz, onu yeniden içeri alarak terbiyesizlik etmeyeceğine söz verdirdikten sonra oturmasına izin veririz. İşte psikanaliz yöntemi budur.”
Psikanaliz, Freudcu bir yöntemdir.Freud’a göre hastalık yapan anıları bilincin denetine sokamazsak nevrotik durum, bir yandan kişilik dışı bölgeyle ilginin ve bağın tümüyle kopmasını doğuracak olan şizofrenik duruma, öteki yandan da hastalığı doğuran ihtiyacı gizlemek ve yalandan doyurmak durumunu gerçekleştiren rüyalar’a dönüşür.
Hatırlamayı sağlamak amacını güden psikanaliz yöntemi, hastanın, düşüncesini başıboş bırakarak diline her geleni doktora serbestçe söylemesine dayanır.
Frued’a göre insanı iki içgüdü yönetir: Korunma ve cinsellik içgüdüleri. Korunma içgüdüsü uygarlık düzeyinde önemini bir hayli yitirmiştir, bugün için önemli olan tek içgüdü cinsellik içgüdüsü’dür. Bu içgüdüler insanla birlikte doğarlar. Bebeğin parmağını emmesi, işte bu cinsel hoşlanma yüzündendir. Doğan çocuk, çıktığı ana rahmine dönmek isteği içindedir ve buna engel olan babasına kin duymaktadır (Oedipus kompleksi). Bu istek, normal olarak, erginin cinsel yaşamının başlamasıyla çözülür. Çözülmezse, çocukluk durumu kişidışı bilinçsiz bölge’de devam eder ve nevroz hastalığını doğurur. Nevroz ancak bilinç alanına çekilmek ve bilincin denetine sokulmakla giderilebilir. Freud’a göre bilincin deneti üç yolla gerçekleşir:
  1. Kimi hastalar bu isteklerini baskı altında tutmakla sağlıklarına zarar verdiklerini anlarlar ve isteklerini gidermeye yönelirler.
  2. Kimi hastalar isteklerini daha yüksek bir amaca çevirirler ve böylelikle boşalırlar.
  3. Kimi hastalar da isteklerinin uygunsuzluğunu daha açık görerek baskının hastalık doğuran direnci yerine aydınlık düşüncelerini koyarlar ve isteklerinden vazgeçerler.
Freud, Viyana Üniversitesindeki konuşmalarını şu sözlerle bitirmektedir:
“Yapımızdaki hayvanlığı büsbütün küçümsememeliyiz. Sağlığımız için, baskı altına alınmış eğilimlerimizin kimilerini tatmin etmemiz gerekir. Günümüz uygarlığı birçok eğilimleri baskı altında tutmaktadır. Yüksek amaçlara çevrilmeler her zaman yetmez. Bir makineye verilen ısının tümü nasıl güce çevrilmezse, eğilimlerimizin tümü de öylece yüksek amaçlara çevrilemez. Her gün yemi biraz daha azaltılan atın sonunda neden öldüğüne şaşanlara diyeceğim ki, bu at açlıktan ölmüştür.”
FREUDCULUK’UN TEMEL SAYILTILARI

Freud öğretisi, gerçekte, metafizik tekyanlılığın bütün yanılgılarını taşır. Ruhsal tedirginlikleri ya da hastalıkları tek nedene, cinsel isteklerin doyurulmamış olması nedenine bağlar. İnsanda tanıtlanmamış bir bilinçaltı ve gene tanıtlanmamış olarak gerçeğin bu bilinçaltında gizlenmiş bulunduğunu varsayar. Bilincin bilinçsizlikle yönetildiğini ileri sürer.
Freud’a göre ruhsal olan temel, fiziksel ya da somatik (bedensel) olan ikincildir. Oysa gerçek bunun tam tersidir, ruhsal olan özgül bir ilke değil, özdeğin gelişmesinin bir ürünüdür. Freud, ansal faaliyetin nesnel yöntemlerle incelenebileceğini yadsımış ve öznel bir kuram geliştirmiştir. Ansal faaliyeti, onu meydana getiren nesnel ve özdeksel koşullardan ayırmıştır.
Freud’a göre tüm ansal faaliyet ve toplumsal faaliyet bilinçsizliğin ürünüdür ve cinsel içgüdülerle yönetilir. Demek ki bilim, sanat, tarihsel olaylar, tek sözle her şey bilinçsizlikle ve bilinçdışı bölgede iş gören cinsel güdülerle yapılmıştır. Metafizik düşçülüğün koruyuculuğuna sığınarak ayakta durmaya çalışan burjuvazi düzeni, bütün bu bilim dışılıklardan ötürü Freud öğretisine dört elle sarılmış ve onu abartarak yaymaya çalışmıştır.
Kimi gözden geçiriciler de bu yüzden, onu bilimsellikle uzlaştırma çabasındadırlar. Fröydcülük (Freudculuk N.), özellikle psikanaliz tekniğinde, çağrışımlardan medet uman ve tahminlerle iş görmeye çalışan öznel ve bilimdışı bir yöntemdir. Bertrand Russell, The Scientific Outlook adlı yapıtının Ruhbiliminde Teknik başlığını taşıyan bölümünde şöyle der:
“Psikanaliz, bir ruhbilim kuramı olarak, genellikle bilinçdışı kimi isteklerin açığa vurulmasından ibarettir. Bu istekler özellikle düşlerde, akıllıca olmayan kuruntularda, hatta sözde akıllıca olan iş hayatımızın az ussal yanlarının hepsinde birtakım inançlar meydana getirir. Bir sağaltım (tedavi) yöntemi olarak göz önüne alınan psikanaliz, inanç kaynağı olarak, kişisel istekler yerine kişisel olmayan istekler getirmek amacını güden bir tekniktir, hele kişisel istekler onlardan esinlenen kimseyi toplumsal ve genel istekle çalıştıracak kadar egemen olursa… Topluma uyma aklı başında olmaya alâmet ise, bizzat Freud’u aklı başında saymamak gerekiyor.”
Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım
 
Alıntı ile Yanıt

 

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
freudculuk, nedir


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıtlar Son Mesaj
Öküz Öldüren Soğukları Nedir? - Sitte-i Sevr Nedir? Asi Ruh Ne Nedir? 0 29 Haziran 2023 16:57
Freestyle Nedir? Serbest Stil Nedir? Asi Ruh Ne Nedir? 0 05 Mayıs 2023 04:24
Zihin nedir veya düşünmek nedir? DeepSilence Kişisel Gelişim 0 13 Nisan 2023 12:57
Wolff: "VSC nedir, güvenlik aracı nedir, kırmızı bayrak nedir tam olarak belirtilmeli" KoJiRo Formula 1 0 03 Nisan 2023 13:22
Adak nedir, dindeki yeri nedir? mamihlapinatapai İslam ve Din 0 06 Mayıs 2022 13:08




TrendForum.Net genel forum paylaşım sitesidir. Bu nedenle foruma kaydolan tüm gerçek kişiler, kontrole tabi tutulmaksızın içerik paylaşabilmektedir. TrendForum üzerinden paylaşılan mesaj, konu ve görsellerden yana doğabilecek yasal sorumluluklar; paylaşan kullanıcıya aittir, TrendForum.Net yer sağlayıcı olduğu için hiçbir yasal sorumluluk kabul etmez. İllegal herhangi bir faaliyetin saptanması durumunda; İLETİŞİM sayfası üzerinden ulaşıldığı takdirde mesaj, konu ya da görsel; en fazla 48 saat içerisinde silinecek ve bildiriminiz üzerinden tarafınıza dönüş sağlanacaktır.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince sitemizde telif hakkı bulunan mp3,video v.b. eserlerin paylaşımı yasaktır. Yasal işlem olması halinde paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.


Powered by vBulletin® Version 3.8.11   Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.

TrendForum.Net, lisanslı vBulletin® kullanmaktadır. Tüm hakları saklıdır. ©2022-2026
Tema Tasarım: Vision / Fibertus.Net