|
|
|
|
#81 |
|
Çevrimdışı
Banlı Üye
![]() |
Yanıt: Şiirhanem
► Yorum : KuzenKit
► Şiir : Cemal Süreya Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Eylül'dü Dalından kopan yaprakların Sararan yanlarına yazdım adını Sahte bir gülüşten ibarettin oysa. Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu. Eylül'dü. Di ‘li geçmiş bir zamandı yaşadığımız Adımlarımızın kısalığı bundandı Bundandı gözlerimin durgunluğu. Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan, Ellerin kadar ıssız, Sen kadar zamansız molalar veriyordum Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz. Eylül'dü. İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin, Şimdi yoktu bir anlamı suskunluğun. Çırılçıplak kalakaldım sessizliğin orta yerinde. Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman En çok sesini aradım. Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hala. Gözlerini sildi zaman.. Dedim ya… Eylül'dü. Savruluşu bundandı kimsesizliğimin.. |
|
|
|
|
|
#82 |
|
Çevrimdışı
Banlı Üye
![]() |
Yanıt: Şiirhanem
► Şiir : Yıldırım Can Atila
► Yorum : KuzenKit Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Sen varken zaman ne de hızlı Geceler sen varken aydınlık Sen varken her şey tastamam Yüzüm gülüyor birden Şarkı söylemek istiyorum Yollar sen varken kısa Sen varken toprak daha bir sıcak Gözlerim sen varken uğramaz yasa Yüreğim kanatlanır birden Şarkı söylemek istiyorum Güneş sen varken iniyor bahçeye Yıldızlar sen varken parlıyor Sen varken hayat yerli yerinde Dilim çözülüyor birden Şarkı söylemek istiyorum... |
|
|
|
|
|
#83 |
|
Çevrimdışı
Banlı Üye
![]() |
Yanıt: Şiirhanem
► Şair: Yavuz Bülent Bâkiler
► Yorum: KuzenKit Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Cebeci İstasyonunda bir akşam üstü İncecikten bir yağmur yağıyordu yollara Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi Sıcak bir kara sevda Yüreğimizin başında bağdaş kurup oturmuştu; Acımsı, buruk. mühürlenmişti ağzımız bir sessizlik içinde Sessizliği üstümüzden atamıyorduk Bir saçak altında kararsız, yorgun Saatlerce duruyorduk Kimse görmüyordu bizi Cebeci İstasyonunda bir akşam üstü Yeni baştan yaşıyorduk kaderimizi Cebeci İstasyonunda bir akşam üstü Bir başka türlüydü bu insanlar Sen bir başka türlüydün Gözlerin yine öyle bir bilinmez renkteydi Gözlerin gözlerimde erimekteydi Bir mermer heykel gibi yanımda duruyordun Beni bırakma diyordun Meyhane sarhoşları gibi sırılsıklam Bir yalnızlık duyuyorduk Ağlıyordun, ağlıyordun... Cebeci İstasyonunda bir tren Nefes nefese soluyordu Gerilmiş bir keman teli gibiydik Ankara Kalesi'nde bir eski çalar saat Bilmem kaça vuruyordu Bir yağmur yağıyor inceden ince İçimizdeki binbir düşünce Harmanlar misali savruluyordu Islanmış bir ceylan yavrusu gibi Tiril tiril titriyordun Gitsek gitsek diyordun. Yüreğimin atışından deli gönlümce Sırıl sıklam, paramparça, permeperişan Türküler söylüyordum Ağlıyordun, ağlıyordun... Şimdi, şimdi seni düşünüyorum Cebeci yollarında rüzgarlar esiyor, serin Paramparça düşmüş gönül ufkuma İki yıldız gibi gözlerin Gel Ey ciğerime saplanan hançer Gel ey yüreğime oturmuş kurşun Göçmen kuşlar gibi çok uzaklardan Gel artık Ne olursun |
|
|
|
|
|
#84 |
|
Çevrimiçi
![]() ![]() |
Yanıt: Şiirhanem
Harika olmuş @KuzenKit ağzına sağlık
__________________
İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir. "Bakın benim parolam sevgidir. Ama ben şiddeti de yerine göre bir enstrüman olarak kullanırım." |
|
|
|
|
|
#85 |
|
Çevrimdışı
Banlı Üye
![]() |
Yanıt: Şiirhanem
Şiir : Nurullah Genç
Yorum : KuzenKit Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Kartallar uçar mı bir harâbeden Köprülerden benim yarim geçer mi Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem Taşırsın yeryüzüne ebedi tohumları Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum Avuçlayıp öpüyorum kumları Bir kara delikten bakarken hayat Meydan okuyanlar kim bu serâba Söyle bana hindiba Sen nasıl bu kadar ceylan koşması Sen nasıl bu kadar yollar aşması Sen nasıl bu kadar güneşe meftun Sen nasıl bu kadar sahra çeşmesi Ben rüzgâr değilim, dokunmam çiçeklere Ben kara parmaklı insan değilim Kirpik uçlarımdan kayar yıldızlar Bilemezsin, hayal akşamlarında renklerini kuşatan Damıtılmış gözyaşıdır ömrümün Ben boşluğa üfleyen cellat değilim Karayele verdim ayaklarımı Söyle bana eceli kim tutar perçeminden Hangi ölü bilmez nereye gittiğini Sen miydin o mehpâre, o memnu, o dilruba Söyle bana hindiba Sen nasıl bu kadar bulut gülmesi Sen nasıl bu kadar bıldırcın sesi Sen nasıl bu kadar pencere önü Sen nasıl bu kadar gök gürlemesi Ben kaptan değilim, anlamam gemileri gizli bir ummanın gelgitlerinden İniltiler vurur sahillerime Deniz feneri değilim Önce yürü bu vefasız ülkeden Sonra uzan bir tenhaya, sessiz ol Gelip geçsin üzerinden turnalar Düşün, sesler neden bulur sesleri Kelam kimin damarlarında kandır Harflerini senden alan merhaba Hangi demin âteşidir içimde Söyle bana hindiba Sen nasıl bu kadar gönül hanesi Sen nasıl bu kadar yâr divanesi Sen nasıl bu kadar çerağı ömür Sen nasıl bu kadar inci tanesi Ben korku değilim kapı aralarında Pencerenin infilâkı değilim Gölgeleri yüzlerinden tanırım bir resim bir ressamı ağlatır bir yerlerde Bir eşya bir hamalı Ben hâlâ öğütülen anılarıma değil Değirmene inanırım Bu derin aldanış kimden kalmadır Bu uzaklık, bu diba Söyle bana hindiba Sen nasıl bu kadar kelâmın hası Sen nasıl bu kadar şiir bohçası Sen nasıl bu kadar esrarlı bir mum Sen nasıl bu kadar rüya bahçesi Ben bir kervan muamması değilim Çekinmem yolların kıvrımlarından Ellerim ışıldar alacakaranlıkta Saklambaçlar ortasındadır evim Kışın kartopudur adını anmak Döner döner yüreğimde, dağ olur Yazın güneş yanığıdır düşlerim Sonbahar ruhumu bekleyen oba Söyle bana hindiba Sen nasıl bu kadar sevda hecesi Sen nasıl bu kadar hayal incesi Sen nasıl bu kadar mutluluk çağı Sen nasıl bu kadar tarih öncesi |
|
|
|
|
|
#86 |
|
Çevrimdışı
Banlı Üye
![]() |
Yanıt: Şiirhanem
► Şiir : Candan Ünal
► Yorum : KuzenKit Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Bir kadın seni seviyorsa sana aittir. Mutlaka bir fotoğrafın vardır bir yerinde odasının, onu kaldırtma! Bir kadın seni seviyorsa uyumadan önce dua ediyordur, senin adınla başlayan dualar ve biten senin adınla, onu susturma! Bir kadın seni seviyorsa sana zarar veremez. Yalnız genç adam, kadınlar vazgeçtikleri adamlara da acımayı beceremez, bu da kalsın aklında… Bir kadın seni seviyorsa koklayarak öper seni. Seni seven bir kadın sevdiği kadar sarılabilirse kemiklerin kırılır. Ve bir kadın seni seviyorsa, sen ne kadar güçlüysen o kadar güçlü hisseder kendini, onu yanıltma. İlk darbede yere çakılma oğlum, ilk imtihanda sınıfta kalma! Ve asla, ama asla! Araya umutsuzluğu sokma. Orasıdır kadının şah damarı, umudu… Kesildiği an, vazgeçer kadın. Sevmekten, beklemekten, özlemekten, hatta dua etmekten… Can havliyle, kaçar. Yakalayamazsın. Artık o kadını üstüne alınamazsın. Sahip çıkamadığın kadına hesap da soramazsın. Kadınları bomba gibi düşün genç adam, Yanlış kabloyu kesersen onunla birlikte sen de patlarsın. Bak oğlum! Bu hayatta her şeyi alırsın, yalnız seni seven kadının yoktur fiyatı. Seni her şeye rağmen sevebilen kadını satın alamazsın. Cüzdanın kilo kaybettikçe, sevgileri eksilen sevgililerin olur en fazla... Falan filan sonra, bilirsin ya… Sen sen ol, o kadını satma! Bir kadın seni seviyorsa kavga eder. Hem birazdan boğazına yapışacak sanırsın hem görürsün gözlerindeki korkuyu. Kadınlar susmaz genç adam, susmuş kadın gitmiş kadındır. Susmuş bir kadın için, bitmiş bir adamsındır. Bu kadınların değişmez ve değiştirilmesi teklif bile edilemez olan maddelerinden biridir. Kadın olmanın kuralıdır... Bir şey daha vardır ki, Kuştur kadın! Ve bir gökyüzü vardır her kadının. Öyle bir havan olmalı ki adamım, senden göçmediği için, onu dondurmamalısın. Bunu bir zamanlar seni gökyüzü ilan etmiş kadının, başka bir gökyüzüne kahkaha atışını duyunca anlarsın… |
|
|
|
|
|
#87 |
|
Çevrimdışı
Banlı Üye
![]() |
Yanıt: Şiirhanem
► Şiir : Özdemir Asaf
► Yorum : KuzenKit Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Sana gitme demeyeceğim. Üşüyorsun ceketimi al. Günün en güzel saatleri bunlar. Yanımda kal. Sana gitme demeyeceğim. Gene de sen bilirsin. Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim, İncinirsin. Sana gitme demeyeceğim, Ama gitme, Lavinia. Adını gizleyeceğim Sen de bilme, Lavinia. |
|
|
|
|
|
#88 |
|
Çevrimdışı
Banlı Üye
![]() |
Yanıt: Şiirhanem
► Şiir : Sabahattin Ali
► Yorum : KuzenKit Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Bende hiç tükenmez bir hayat vardı, Kırlara yayılan ilkbahar gibi. Kalbim her dakika hızla çarpardı, Göğsümün içinde ateş var gibi. Bazı nur içinde, bazı sisteydim, Bazı beni seven bir göğüsteydim, Kâh el üstündeydim, kâh hapisteydim, Her yere sokulan bir rüzgâr gibi. Aşkım iki günlük iptilâlardı, Hayatım tükenmez maceralardı, İçimde binlerce istekler vardı, Bir şair, yahut bir hükümdar gibi. Hissedince sana vurulduğumu, Anladım ne kadar yorulduğumu, Sakinleştiğimi, durulduğumu Denize dökülen bir pınar gibi. Şimdi şiir bence senin yüzündür, Şimdi benim tahtım senin dizindir, Sevgilim, saadet ikimizindir, Göklerden gelen bir yadigâr gibi. Sözün şiirlerin en mükemmelidir, Senden başkasını seven delidir, Yüzün çiçeklerin en güzelidir, Gözlerin bilinmez bir diyar gibi. Başını göğsüme sakla sevgilim, Güzel saçlarında dolaşsın elim, Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim, Sevişen yaramaz çocuklar gibi. |
|
|
|
|
|
#89 |
|
Çevrimdışı
Banlı Üye
![]() |
Yanıt: Şiirhanem
► Yorum : KuzenKit
► Şiir : Ümit Yaşar Oğuzcan Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Sen kum nedir bilmezsin Deniz Görmedin ki. Yum gözlerini, zamanı düşün, Deniz bir gözünde Kum bir gözündedir. Sen taş nedir bilmezsin Dağa çıkmadın ki Yürü ufuklara doğru, Dağ bir ayağında Taş bir ayağındadır Sen kül nedir bilmezsin Ateş yakmadın ki, Uzat ellerini gökyüzüne, Ateş bir elinde Kül bir elindedir Sen kan nedir bilmezsin Ölmedin, öldürmedin ki, Yat toprağa boylu boyunca Ölüm bir yanında Kan bir yanındadır Sen aşk nedir bilmezsin Beni sevmedin ki Ağla, ağlayabildiğin kadar Bütün güzellikler sende Aşk bendedir |
|
|
|
|
|
#90 |
|
Çevrimdışı
Banlı Üye
![]() |
Yanıt: Şiirhanem
► Yorum : KuzenKit
► Şiir : Sezai Karakoç Bu medyayı görüntüleyebilmeniz için üye olmanız ve üye hesabınızla oturum açmanız gerekmektedir. Sen gecenin gündüzün dışında Sen kalbin atışında kanın akışında Sen Şehrazat bir lamba bir hükümdar bakışında Bir ölüm kuşunun feryadını duyarsın Sen bir rüya geceleyin gündüzün Sen bir yağmur ince hazin Sen şarkılarca büyük hüzün Sen yolunu kaybeden yolcuların üstüne Bir ömür boyu yağan bir ömür boyu karsın Sen merhamet sen rüzgar sen tiril tiril kadın Sen bir mahşer içinde en aziz yalnızlığı yaşadın Sen başını çeviren cellatbaşının güne Sen öyle ki sen diye diye seni anlayamayız Şehrazat ah Şehrazat Şehrazat Sen sevgili sen can sen yarsın |
|
|
|
![]() |
| İçeriği Sosyalleştir |
| Etiketler |
| Şiirhanem |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk) | |
|
|
TrendForum.Net genel forum paylaşım sitesidir. Bu nedenle foruma kaydolan tüm gerçek kişiler, kontrole tabi tutulmaksızın içerik paylaşabilmektedir. TrendForum üzerinden paylaşılan mesaj, konu ve görsellerden yana doğabilecek yasal sorumluluklar; paylaşan kullanıcıya aittir, TrendForum.Net yer sağlayıcı olduğu için hiçbir yasal sorumluluk kabul etmez. İllegal herhangi bir faaliyetin saptanması durumunda; İLETİŞİM sayfası üzerinden ulaşıldığı takdirde mesaj, konu ya da görsel; en fazla 48 saat içerisinde silinecek ve bildiriminiz üzerinden tarafınıza dönüş sağlanacaktır.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince sitemizde telif hakkı bulunan mp3,video v.b. eserlerin paylaşımı yasaktır. Yasal işlem olması halinde paylaşan kişi ya da kişilerin bilgileri gerekli kuruma verilecektir.
TrendForum.Net, lisanslı vBulletin® kullanmaktadır. Tüm hakları saklıdır. ©2022-2026
Tema Tasarım: Vision / Fibertus.Net