|
Çevrimiçi
Gözler gizler niyetleri belki…
Ruh HalimSuskun
|
Çayın Tarihçesi
Çayın Tarihçesi Www.TrendForum.Net
Çayın anavatanı yukarı Birmanya, Güney Doğu Çin ve Orta Vietnam arasında kalan bölgedir. Çayın milattan önce iki bin yedi yüzlü yıllardan beri Çin’de bilindiği ve önceleri ilaç olarak kullanıldığı söylenmektedir. Çay hakkında en eski kaynak bir Arap seyahatnamesidir. Bu seyahatnamede, 879 yılında, Kanton şehrinin gelirlerinin çay ve tuzdan alınan vergiler olduğu kayıtlıdır. Daha sonra, Marco Polo ve diğer gezginler seyahatnamelerinde çaydan söz etmişlerdir.
Çin’de Çay :
Çay, Çin’de, milattan sonra 6. yüzyıldan itibaren çok geniş bir kullanım alanı bulmuştur. 10. yüzyılda ise Çin’in milli içkisi haline gelmiştir. Çay, Japonya’ya ilk kez 8. yüzyılda getirilmiş, 12. yüzyıldan sonra da burada yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Japonya’da çay kültürü çok üstün bir düzeye çıkmış, evlerde “çay odaları” yapılmış, çay hazırlama bilimine vakıf “çay üstatları” yetişmiştir.
Çay seremonilerinin toplamını içeren “çailik” mezhebi ortaya çıkmıştır.Japon çay kültürünün dünyaya tanıtılmasında Okakuro Kakuzo’nun Çayname adlı eseri büyük bir rol oy-namıştır. İlk baskısı İngilizce olarak yapılan bu eser, kültür ve sanatın ticarete, üretime ve sanayiye nasıl olumlu bir etki yaptığının bilinen bir örneğidir.
Çin’ de çay, milattan önce 2737 yılından beri bilinmektedir. Bugün efsane haline gelen anlatımla, Çin İmparatoru Shen Nong, bir ilkbahar günü bahçesinde bir ağacın altında oturup içme suyunu kaynattırırken ağaçtan bir yaprak suyun içine düşer ve böylece Shen Nong, çayı keşfeder. Bu efsanenin sonradan uydurulduğu bellidir. Gerçek olan ise çayın, Çin’ de çok eskiden beri bilindiğidir.
Tarih içerisinde, Çin’de çay, önce kaynatılarak, sonra çarpma çay şeklinde ve en son haşlama çay olarak kullanılmıştır. Zaten çay ağacının ana vatanı da Çin’dir . Çok eskiden beri bilinip tanınan çay bitkisinin yaprakları, yukarıda değinilen şekillerde kullanıldığı gibi çay yapraklarından elde edilen lapa da romatizmal hastalıklarda eklemlere ve adalelere dışarıdan tatbik edilerek ilaç olarak kullanılırdı. Çayın yorgunluğu giderici, ruhu ferahlatan, gözleri güçlendiren etkilerinden haberdar olan Çinliler, onu hem bir keyif verici hem de yerine göre tedavi edici olarak kullanmışlardır.
Çin’ de, çayın yıldızı dördüncü ve beşinci yüzyıllarda parlamaya başlamıştır. O yüzyıllarda çay artık Çin imparatorlarının da içkisiydi. En iyi misafirlere çay ikram ediliyordu.
Çin’ de, çayın hazırlanması günümüzdekine pek benzemezdi. Örneğin, çay yaprakları buğuya tutuluyor, sonra havanda eziliyor, hamur haline getiriliyor ve bu hamur pirinç, zencefil, portakal kabuğu, baharat, süt ve bazen de soğan karıştırılarak kaynatılıyordu. Elde edilen sıvı o zamanlar içilen çay idi. Bu adet günümüzde, Tibet ve Moğolistan’ da da vardır.
Çin’ de, 8. yüzyılda, Tang Hanedanı zamanında yaşamış olan Luwih, çay konusundaki bilgileri derleyerek kitap haline getirmiştir. Chaking adlı bu kitap üç cilt ve on bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde çay bitkisi anlatılır. İkinci bölümde çay yapraklarını toplamak için kullanılan aletlerden söz edilir. Üçüncü bölümde, çay yapraklarının nasıl ayrılacağı, dördüncü bölümde, hepsi 24 parça olan çay takımları, örneğin üç ayaklı mangal, çay gereçleri ve bu gereçlerin konduğu bambu oda anlatılır. Beşinci bölümde, çayın nasıl yapılacağı anlatılır. Burada verilen bilgilere göre, iyi çay için çay tozu ve dağ suyu kullanılmalıdır. Chaking’in diğer bölümlerinde, çay içmedeki basit tarzların bayağılığı, tanınmış çay içicileri, Çin’in en tanınmış çay bahçeleri, çay sofrasında yapılabilecek değişiklikler, çay hazırlamak için gerekli takımlar anlatılır. Eserin sön bölümleri kayıptır.
Çin’ de, Song Hanedanlığı devrinde çaya verilen önem çok arttı. Çay hazırlama şekli “çarpma çay” olarak rağbet buldu. Bu şekilde, çay yapraklarını ufak bir taş değirmeninde toz haline getiriyorlar ve bu tozu sıcak suyun içerisine atıp ucu yarık bir bambu kamışı ile çarpıyorlardı.
__________________
Kahrolsun psikolojisi düzgün insanlar!
Yaşasın tam bağımsız ruh hastası BEŞİKTAŞ'lılar!
|