|
Rüya kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı
|
Tabi arkadaşlar erkek için de kadın için de geçerli. Ama yinede erkekler kapatılsın 
Sence ilişkilerde alma verme dengesi nerde bozulmuş olabilir?
|
Kesinlikleeee.
Şimdi şöyle. Teknoloji gelişti. Hediye olabilecek ürünler gelişti.
Nasıl ki doğada dişiyi kazanmak isteyen erkek ona kur yapıp dikkatini çekmeye çalıştıysa, erkekler de kadınları kazanabilmek için giderek maddi imkanı ne kadar el verdiyse kadınlara hediye almaya başladılar.
Kadınlar başlarda mutlu oldu. Sonra alışkanlığa dönüştü.
Bundan ötürü bazen hediye açma videolarında kadının mutsuz olduğunu görüyoruz. Çünkü alıştı. Artık heyecan hissedemiyor.
Bundan sonrası kadın artık bir çiçek bir güzel söz arar oldu.
Tüm bunların yanında erkek ise sürekli vermek zorunda kalan kişi olmaktan yoruldu. Önce emek verdiği için vazgeçemediği kadından bile vazgeçti.
Vermeyi şöyle bile bıraktı. Mesaj atmadı mesela. Çünkü o da mesaj atmadı diye.
Tek taraflı çabadan yoruldu erkekler. O zaman da kadınlar çaba harcamaya başladı. Aslında önceden de harcıyorlardı.
Ama erkek kendini çaba konusunda fazla geriye çekince ilişkilerin ömrü kısaldı.
Teknolojinin gelişmesi ile her iki cinsin de alternatifi zaten arttı.
Kimse kimseye çaba harcamaz oldu. Harcasa dahi ikisinden birisi bu emeği çöp etmekten çekinmedi. Alternatifleri var çünkü.
Sorunu anlattık. Peki çözümü ne?
Olabildiğinde maddi değil manevi çabalarda bulunmak.
Çünkü maddiyat ister istemez bizi çocukluğumuza götürür. Ödül aldıkça ödüle alışıp sonradan ödülün dozu artmayınca mesela ödev yapmayı bırakan ya da ceza yiye yiye o cezaya alışan insanlardık.
Farkında olmadan bilinçaltımızda yer etmişti o yaşadıklarımız.
Madem öyle , manevi ve samimi bağlar kurmalıyız.
Kadınlar hediye aldı dedim ya. Mesela aynı esnada bir çiçek dahi almayan kadınlar da vardı. Onlar da mesela başkalarının mutluluğunu izlediler.
Sözün özü elimizi taşın altına koymamız değil, bizzat kendimizi taşın altına koyup gerçek bağları yakalayabiliriz.
Yoksa yeni nesil terimleriyle ister istemez aşk yaşamaya mahkumuz.