|
Yanıt: İçindeki Cümleyi Söyle.
Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi isimli romanı Netfliks dizisi olmuş.
Hanımla bir bölüm izledik. Hatunumu pek sarmadı.
Açıkçası beni de sarmadı pek.
Bir de kitabına şans vereyim istedim.
Son bir yıla yakın oluyor sanırım: İş yerinde çalışırken sesli kitap dinleme alışkanlığı edindim.
Bu kadar süre içerisinde sayfa sayısı olarak tuğla kadar diyebileceğimiz romanlar bitirdim.
Dündüz kitap okumaya göre avantajları da çok adezavantajları da ama konumuz bu değil.
Kitapta karakterlerin içsel çatışmalarını o kadar güzel anlatıyor ki ara ara "Ulan bu kurgu değil. Basbayağı yaşanmış!" diyorsun. O kadar samimi bir yerden yakalıyor.
1970'lerin Türkiye'sindeki muhafazakârlık adı altındaki iki yüzlülüğü, modernlik adı altındaki çürümüşlüğü,paranın ikili ilişkilerde nelere kadir olduğunu, ince ince rahatsız ederek hatırlatıyor.
Hikâyeye girmeyeyim ama popüler kültürün sonucu olarak okumaya/dinlemeye başladïğım bu kitap için bir şeyler karalayayım dedim.
Belki okuyan, izleyen olur. Konu altında da tartışırız.
Mesaj içerikleri, TF üyelerine özeldir
Yanıtın tamamını görüntülemek için oturum açabilir veya üye olabilirsiniz.
__________________
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu davet bizim....
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...
Nâzım HİKMET
|