|
Zaman Yolcusu kullanıcısının gönderdiği mesajdan alıntı
|
Çok güzel bir konu. İngilizcede böyle konular için "lets talk about the blue elephant" deriz.
Anketi evet olarak işaretledim. Çünkü bariz farklar söz konusu olduğunda "önemli değil" dersek rasyonaliteden uzaklaşmış oluruz.
Anlatayım;
Teorik eğitim (akademik) olmasa da pratik eğitim adı altındaki genel kültür, hayat görüşü, bakış açısı, vizyon farklılığı ilişkiyi çok etkiler. Çiftlerin düşünce frekansları birebir aynı olmasa dahi, en azından yakın bir paralellikte ilerliyor olması gerekir.
Bu, çiftlerin aynı bir orkestradaki ahenk gibi, uyum içinde, aynı notalardan, aynı tonlardan çalmaları anlamına gelir.
Karşınıza alıp kitapları, fikirleri, filmleri tartışamıyorsanız bir yerden sonra ne kadar severseniz sevin monotonluk, ilerisinde de soğukluk başlar. İletişimde frekans atlaması zuhur eder. Kendinizi daha fazla ortak nokta bulduğunuz başka insanlarla daha fazla sohbet ederken ve bundan mutluluk duyarken bulursunuz ve bu bir ihanet olarak değil istemsizce olur.
Büyük eğitim farklılığının olduğu ilişkiyi teorik olarak, birbirini çok seven, fakat öğrenmeden bağımsız- farklı dilleri konuşan iki insan gibi de tezahür edebilirsiniz. Fakat yukarıda ifade ettiğim gibi, bu eğitimi sadece akademik kariyer olarak değerendirmemek gerekiyor.
Aynı durum, çok yüksek maddi güç farklılığı olan ilişkiler için de geçerlidir.
Muhabbetle.
|
Abi gözünün pırpırını sevim seninle zaten kim neyi tartışabilir

sen çok yukarı çekiyon seviyeyi

evde kalırsın aa böyle