3. Filtre kağıdıyla hayatı kolaylaşan arkeologlar
1840’larda, Alman Mısırbilimci Karl Richard Lepsius, Nil Nehri kıyısında hiyeroglifleri incelerken dâhiyane bir fikir buldu. Fotoğraf mı? Hayır! Teknolojik bir cihaz mı? Hayır! Islak filtre kağıdı!
Lepsius, yazıtların üzerine ıslak ve kalın bir filtre kağıdı bastırdı, kurumasını bekledi ve sonra dikkatlice sıyırdı. Sonuç? Taş üzerindeki hiyerogliflerin birebir kopyası! Ama ters şekilde.
Bu yöntem o kadar başarılı oldu ki, kısa süre içinde tüm arkeologlar onu kullanmaya başladı. Öyle ki, Asur-Babil çivi yazısını çözmek için bile aynı teknikten faydalanıldı. Sonunda fotoğrafçılığın gelişmesiyle bu yöntem tarihe karıştı ama tarihin aydınlanmasına yaptığı katkı gerçekten eşsizdi!