|
Yanıt: Expecto Patronum
Çocukken kendime bir söz vermiştim. Büyüyünce çok mutlu olacağım diye. Hiç kimsenin beni kıramayacağı bir hayat kuracaktım kendime. Çocukken çok kırıldığımdan olsa gerek, bütün hayalim buydu.
Büyüyünce sanki her şey mümkün gibi gelirdi. Kendime büyük duvarlardan oluşan bir ev hayal ederdim hep; bahçesinde rengârenk çiçeklerin olduğu, herkesin canı istediğinde bana ulaşamadığı bir ev. O duvarların ardında güvende olacağıma inanırdım. Kimsenin sözlerinin canımı acıtamayacağına, kimsenin içimde iz bırakamayacağına.
Şimdi mi?
Şimdi herkes, canı istemese bile bana ulaşıyor. Ulaşabiliyor.Meğer insanı koruyan şey yüksek duvarlar değilmiş. Çünkü bazı insanlar kapıyı çalmadan giriyor hayatına, bazıları ise kilometrelerce uzaktan, tek bir cümleyle bile yıkabiliyor içini.
Çocukken büyümeyi, acının bittiği yer sanırdım. Oysa büyümek yaraları iyileştirmiyormuş; sadece acının şeklini değiştiriyormuş.Eskiden düştüğüm yer belliydi, şimdi ise insan en çok kendi içinde düşüyormuş.
Yine de bazen gözlerimi kapatıp o çocuğun hayal ettiği eve gidiyorum. Çiçekler hâlâ rengârenk açıyor. Duvarlar eskisi kadar yüksek değil belki ama o çocuğun umudu hâlâ dimdik ayakta duruyor. Çünkü zaman bana şunu öğretti: Mutluluk, kimsenin bana ulaşamaması değilmiş. Bana ulaşanların incitmemeyi bilmesiymiş. Ve belki de en sağlam duvar, taşlardan değil; insanın kendine duyduğu değerden örülüyormuş.
Harmonia
Mesaj içerikleri, TF üyelerine özeldir
Yanıtın tamamını görüntülemek için oturum açabilir veya üye olabilirsiniz.
__________________
İmzalardaki bağlantıları veya görselleri görüntülemek için gönderi sayınızın 10 veya daha fazla olması gerekir.
|