|
Yanıt: Çayın Tarihçesi
Japonya’da Çay:
Japonların çayla 729 yılından önce tanıştıkları sanılıyor. Bu tarihte Japon İmparatoru Shomu, Nora’daki sarayında keşişlere çay ikram etmiştir.
Okakuro Kakuzo tarafından İngilizce olarak yazılan ve 1906 yılında yayımlanan Çayname, Japon çay kültürünü dünyaya tanıtmıştır. Birçok dile çevrilen bu kitapta, çayın Çin’deki macerası anlatıldıktan sonra Japonya’daki çay seremonileri tanıtılır. “Ça-no-yu” denilen çay töreni ritüeli 15. yüzyılda, Sen Rikyu tarafından geliştirilmiştir. Burada çay içme töreni kutsal bir tören gibi belirli kurallar içinde yapılır.
Bu törenleri yöneten çay üstatları vardır. Evlerde çay töreni için çay odaları bulunur. Karmaşık hazırlıkları gerektiren bu tören Okakuro Kakuzo’ dan sonra gelen bir çay üstadı olan Sen Soshitzu XV. (bu 15 rakamı onun Sen Rikyu’nun 15. göbekten torunu olduğunu bildirir), tarafından Çayname’nin yeni baskılarından birine yazılan ön sözde şöyle anlatılmıştır:
“Çado (çay yolu) ya da ça-no-yu (çay töreni) pek çoğumuz için hala bir esrar perdesiyle çevrilmiştir. Aslında işin özü basittir. Koşturmacalı bir günün ortasında birkaç ahbap yemek ve çay eşliğinde huzurlu birkaç saat geçirir. Konuklar ağaçlar ve çalılardan oluşan güzel, küçük bir bahçeyi geçtikten sonra, loş çay odasının huzurlu ve içten ortamında buluşurlar. Şeref köşesinde bir Zen atasözünün kaligrafisi asılıdır. Vazoya birkaç gösterişsiz çiçek konmuştur. Ev sahibi ve davetliler münzevi bir kulübeninkini andıran bu sakin ortamda toplanır, en sıradan günlük hareketlerle sohbet ederken çevredeki ayrıntılarla bezeli anın tadına varırlar.”
Bazı efsaneler, çay töreninin Taocular tarafından uygulandığını bildirirler. Taoculuğun ve Zen’in hayat ve sanat anlayışları çay yolunu anlamamızı kolaylaştırır.
Çay, Japonların yaşamında önemli bir yer tutmuş, zamanla çayla ilgili bazı söz ve kavramlar Japonca’ya girmiştir. “Bir fincan çayda fırtına koparmak” ve vurdumduymaz anlamında “çayı eksik”, çok heyecanlı anlamında “çayı fazla” deyimleri bu dilde ortaya çıkmıştır. Çayın önemini anlatmak için de bir Song şairinin, Li -Şih- Layi’nin nerdeyse darb-ı mesel olan şu sözleri Okakura Kakuzo tarafından anılmaktadır:
“Dünyanın en kötü üç şeyi şunlardır: Güzel bir gençliğin yanlış bir terbiye ile bozulması, güzel tabloların bayağı adamların beğenisiyle kirlenmesi ve çok güzel bir çayın kötü hazırlanarak heba edilmesi.”
Çay törenlerinde kullanılan malzemeler, yapılan işlem ve çayın sunulması hep belli kurallar içindedir. Bu kurallar yaklaşık beş yüz yıldır değişmeden günümüze kadar gelmiştir. Bu kurallar usta-çırak ilişkisi ile öğrenilerek yaşatılmıştır.
__________________
Kahrolsun psikolojisi düzgün insanlar!
Yaşasın tam bağımsız ruh hastası BEŞİKTAŞ'lılar!
|