|
Yanıt: Çayın Tarihçesi
Çay Ticaretinin Altın Yılları, “99 Gün Yarışı” ve İngilizlerin Çay Casusları :
İngilizler, 19. yüzyılda, Çin’e soktukları ziraat casusları sayesinde çayın nasıl yetiştirileceğini öğrendiler ve Hindistan’da, Assam bölgesinde, daha sonra Güney Doğu Asya ülkelerinde kendi kontrollerinde çay üretimine başlayıp çay ticaretine hakim oldular.
19. yüzyılın ortalarında, Çin’den çay taşıyan yelkenliler, Avrupa’daki limanlara ulaşmak için yarış halindeydiler. Özellikle 1866 yılında böyle bir yarışın yapıldığı biliniyor. “99 Gün Yarışı” denilen bu yarışta “Ariel” ve “Taeping” adlı yelkenlilerin aynı anda limana ulaştığı görülmüştü. Avrupalılar tarafından çay ticaretinin “altın çağı” olarak adlandırılan bu devirden sonra, daha modern gemilerle, özellikle buharlı gemilerin icadıyla çay ticareti çok gelişti.
Fakat, deniz yolculuğu ne kadar hızlı olursa olsun nem, çayın lezzetini bozuyordu. Bu nedenle çay ticareti daha sonra kara yoluna kaydı. Avrupa çaya alışmıştı ve bu çayın temin edilmesi gerekiyordu. Güney Doğu Asya’da, sömürge topraklarında, örneğin, Assam, Bengal, Cava, Seylan gibi ülkelerde kurulan çay bahçeleri Avrupa’nın çay ihtiyacını karşılamakta idi. Hem de önceleri en büyük çay ihracatçısı olan Çin’den çay tohumlarını çalıp Çin’i devreden çıkararak. Ayrıca çaydan alınan vergiler de Avrupa devletleri için kaynak oluşturuyordu.
İngilizlerin, “Saat beş çayı” diye bilinen, pastalı, kekli çay toplantıları, giderek, İngiliz çay kültürünün temelini oluşturmuştur. İngilizler, çok çay içtikleri gibi, sömürgelerinde yetiştirerek ucuza mal ettikleri çayları çeşitlendirerek bütün dünyaya satmışlar ve işin ticaret yönünü de ellerinde tutmuşlardır.
__________________
Kahrolsun psikolojisi düzgün insanlar!
Yaşasın tam bağımsız ruh hastası BEŞİKTAŞ'lılar!
|